şükela:  tümü | bugün
207 entry daha
  • şuraya gelip hostelde kalanları, marketten alışveriş yapıp kendine yemek hazırlayanları ezikleyenleri gördükçe siz zaten çıkmayın bir zahmet diyesim geliyor.

    sanırsın hepsi paşa çocuğu, her şeyin en iyisine layık, ucuz hotelde kalan, gece otobüs yolculuğu yapanlar da çulsuz marabalar. vallahi bu şımarıklık nerden geliyor, her şeyin en iyisine layık olduğunuz fikrini nerden edindiniz bilmiyorum ama gerçek hiç öyle değil paşa çocukları.

    avrupalı amerikalı cebinde parası olan adam ucuz otel araştırıyor, gerekirse oda veya araba paylaşıyor, hostelde kalıyor, marketten alışveriş yapıp hostel mutfağında kendine yiyecek hazırlamayı normal görüyor, çünkü böylesi daha hesaplı. taksiye binecek parası var ama mecbur kalmadıkça metroya biniyor, çünkü gereksiz harcama gibi geliyor öylesi. adam diyor ki, lüks otelde 1 hafta kalacağıma ucuz otel/hostelde kalırım, 3-4 hafta gezerim, daha çok yer görürüm

    çok sayıda yabancı arkadaşı olan ve çok kez yurtdışında bulunmuş birisi olarak söyleyebilirim ki türk insanı gerçekten çok şımarık ve savurgan. kendi savurganlığımla yabancılarla tanıştığımda yüzleştim mesela. ben de önceden yabancıların dolar/euro kazanıp düşünmeden harcayan insanlar olduklarını düşünürdüm ama hiç de öyle değiller. gerektiği zaman baya hesaplı oluyorlar.

    hesabını kitabını bilen insan için yurtdışı hiç bir zaman imkansız değil. kendinizi en lüks yerlerde kalması ve yemek yemesi gereken çok önemli şahsiyetler olarak görmeyi bırakırsanız pek çok yere gidebilirsiniz. ha mevcut hükümet itibarımızı beş paralık ettiği için vize almak inanılmaz zorlaştı, pandemi de eklendi. bakalım sonra ne olacak

    edit: her şeyin en iyisine layikim paşa çocukları damlamis yine. airbnb yapan alman capulsuz, vizyonsuz, hani üreten bir ülkenin çalışan bir vatandaşı olarak beş yıldızlı otellere layık ama vizyonsuz olduğu için kalamiyor işte yazık. ama tarim ürünü bile üretemeyen ortadoğu ülkesinde yaşayan bizler ayfonlara, beş yıldızlara layikiz. çünkü vizyonlu olmak bunu gerektirir. gerektiğinde iyi otelde de kalırım, gerektiğinde iyi yerlerde yerim gerektiğinde marketten bişey alırım sana mı soracam.
    2010 sonrası ülkeye akan (borc aldığımız) döviz çok şımartti hepinizi farkdindayim, hepiniz passatlara mercedeslere layıksıniz, ama size kötü bir haberim var. hiç bir şey üretmeyen ülkenin vatandaslarisiniz ve paranız şu an olması gereken yerde. hostelde kalan adamı suclayacaginiza ampule vuranlara kızin.
  • usteki arkadaş saniyorki her yabancı kendi arkadaşlari gibi hostelci ve hostelde yemek pişiriyor. senin söylediklerin genelde 20-30 yaş arası öğrenci ve çok kısıtlı gelir grubundan olan kişiler.
    tripadvisor a gir bak 5 yıldızlı otel yorumlarına veya michelin yıdızlı restaurantlara. kolay kolay yer dahi bulamiyorsun ya da prime zamanlarda geceligi $300-$500 .
    luks yerde kalmak ya da lüks restoranda yemek yemek tatil için şart değil ama senenin 350 günü yoğun çalışıp 15 gün tatil yapıyorsan da birazcık farklı ve konforlu ve lüks olsun yurtdışı tatilin.
  • yurtdışında herhangi bir yabancıya türk’üm dediğinizde adamların suratı düşüyor.
  • halk her şeyi nasıl ithal ettirebilir. halkta mıdır suç yoksa bunlara karar veren kurumlar mı vardır? ıthal malların kalitesinde üretim yapabilmek için teşvik verilmiş midir? verilen teşvikler denetlenmiş midir?
  • kendisine köpek gibi çalıştığı halde hiçbir iyi oteli/restoranı layık görmeyen insanları gördüğümüz durum. ulan ben yılda maksimum bir, hatta üç yılda maksimum bir kez çıktığım yurtdışı tatilinde niye sürüneyim? ülkenin vasıflı elemanlarından biri olarak kazandığım para niye avrupa’da benimle aynı işi yapan insanın kazandığı kadar değerli değil? bunları sorgulayacağına benim neden bitli battaniyeli hostelde değil de üç yıldızlı (bakın beş demiyorum) otelde kaldığımı sorguluyor bazıları. siz kendinize avrupalı öğrencilerin bile layık görmediği hostelleri, bim ayarında ucuz marketleri, köpeköldürenleri layık görüyorsunuz diye ben de kendime bunları layık görmek zorunda mıyım?

    şu zihniyetle işimiz gerçekten çok zor. yine iyi günlerimizdeyiz buna bakarsak.
1 entry daha