şükela:  tümü | bugün
  • acayip kıl oluyorum ben bu tiplere. 5 sene thy'de hosteslik yaptım. hemen yavşamayın, erkek hostes'tim ben. host'tum yani(: neyse new york senin, londra benim, osaka senin, bangkok benim bir çok şehir gördüm. tabii ki türkiye dışında bir sürü güzel yer var, hatta çok daha güzel yerler var ama anlatmak istediğim yurtdışı tatilinin abartılması.

    bazı tipler var ki acayip kıl oluyorum ben arkadaş. yurtdışına tatile gitti diye gittiği her yeri öyle bir övüyor ki. ya öyle güzeldi ki, böyle mükemmeldi ki. ben böyle güzel deniz görmedim, masmavi. yemekler inanılmaz. o nasıl güzel bir müze diye uzar gider bu. konu beğenmesi falan değil bu arada. yurtdışına bir kez tatile gitti diye orayı allandırıp pullandırıp, ben böyle güzel tatil yerlerini bulup, oralara giderim ezikliği. yaşadığı hiç bir olumsuzluktan bahsetmeyip küçük detayları efsane gibi anlatması.

    türkiye dünyanın en güzel ülkesi değil ama bi abartmayın aq. yurtdışına gittiniz diye bi bok zannetmeyin kendinizi. acayip itici oluyorsunuz.
  • (bkz: tamam)
  • eur / tl ve usd / tl kurunu düşününce 1aya kadar anlatmasını normal gördüğüm insanlardır aslında. görgüsüzlük modu ve 500k fotoyu sosyal medyaya koymak değil tabiki kastım
  • normalde gidemeyeceği yerlere, görev icabı gidip dünyayı dolaştım moduna giren hostlara dert olan olay. biz de host olduğun için sana kıl oluyoruz, her yerde kendini şişirip anlatıyorsun. bazı insanlar binbir zorlukla seyahate çıkıyor, tabi ki anlatacak gittiği yerleri.
  • istenmiyorsa dinlenmeyebilecek anlatımdır. insanlar gitmiş gezmiş, keyifli anılarını seninle paylaşıyorlar, bu kadar haset ediyorsan dinlemezsin olur biter.

    buna sinir olmak tam da iş icabı gittiği şehirde, hasbelkader bir gece konaklayıp dönüşte duty free'den içki almayı dünyayı gezmek zannedenlere göre bir tavır zaten.
  • yurt içi tatilini ballandırarak anlatmak serbestken yurt dışı niye yasak onu anlamadım ?
    host'a hoşt diyeceğim izin verirseniz.
  • muhtemelen host'lar ancak işi gereği masrafsız gidebilirken, cebinden parasını verip gidebildiği için hava atmaktan kaynaklanan hastalık.
  • ülkenin şartları göz önüne alındığında gerçekten normal olan durumdur.

    canım türkiyemin dünyanın geri kalanıyla boy ölçüşebilecek sahilleri dağları vesaire doğal güzellikleri var buna sözüm yok. ama işin içine insan faktörü girince işler gerçekten saçmalamaya başlıyor.

    yüz metre açıktan denize çöp döken turistik gezi kayıkları yok. güzelim cennet gibi sahilin içine her türlü sıçan keko güruhu yok. ingilizce konuşup hafif turist ayağı yapınca malbuşa 20 lira çeken dolandırıcı tekel bayiler yok. 150 liraya kuver açıp iki kokmuş balığa ve bi 35lik yeni rakıya 500 lira hesap çıkartan tok esnaf yok. mayoyla güneşlenen ananı bacını dikizleyen, gizliden kameraya çekmeye çalışan ve hatta bazen haddini aşıp taciz eden dallamalar yok. iki şezlong bir şemsiyeye 50 lira isteyen, tuvaletin duşun ebesinin nikahı olduğu saçma sapan mafya "beach"ler ve bu saçma olayın sıçtığı "beach kültürü" yok. halk plajında kendi halinde elinde birayla otururken ters ters bakan kapalı teyzeler, ölmeyi unutmuş dedeler yok. değnekçiler yok. çinden getirttiği sikik hediyelik eşya türünden objeyi piyasa fiyatının 50 katına zorla kakalamaya çalışan esnaf yok.

    tabi durum böyle olunca insan etrafındaki güzelliklerin farkına varabiliyor.
  • bitmek bilmeyen tiplerdir,

    tamam güzelim gittiniz, yediniz, içtiniz tamam. o kadar gezmeme rağmen ilginç olmayan bir şeyi anlatamam (eyfel kulesinin oralarda gördüğüm keçi yavrusunu evcilleştirmiş ve köpek gibi tasma falan olmadan gezdiren sevgiliyi çinçinde, bağcılar'da görsem yine anlatırım)