şükela:  tümü | bugün
  • ak parti hükümetine yönelik endişeler nedeniyle son dönemde hızla artmaktadır. bence de doğru bir tercih; zira bu şekilde en azından çocuklarımızın vatandaşlık alarak islamcı baskılardan kurtulma şansı olabilir. bbc'den bu konuda bir haber; http://www.bbc.co.uk/…1/150102_yurtdisi_dogum_safak
  • ortalama bugüne kadar amerika'daki yaşamım sırasında sınıf arkadaşlarımdan , eski çalıştığım şirketlerden gelip doğum yapıp dönenler ve onlara buradaki desteklerim sayısını hatırlamıyorum. tek bildiğim burada doğum yapıp evraklarını çıkarıp sonra da türkiyeye dönüyorlar. sonrasında ne yapabildiklerini veya bu yol ile nereye kadar gidebildiklerini bilmiyorum.tek doğru bilinen yanlış , amerikan pasaportuna sahip çocuğun yıllar sonra geldiği eyalette gideceği üniversitede ücretsiz okuyacağını sanan aileler... amerikada ücretsiz okul imkanı olmadığı gibi son 6 ay oturduğunuz eyaletten faturanız ,1 yıllık ehliyetiniz olmadığı takdirde resident muamelesi görmediğiniz için non-resident muamelesinden de yine hatırı sayılı ücret ödediğinizi unutmamanız gerekiyor. o yüzden çocuğun bu ülkede doğması ile anne babaya ne gibi avantajları olduğunu inanın bilmiyorum. kimseye bu yol ile anne babaya 18 yaşına kadar gelene kadar herhangi bir hak da verilmiyor. yani 8 yaşındaki ışılcan kalkıp anasına babasına amerikada yaşam hakkı verdiremiyor.açıkçası başka ülkeleri bilmem ama amerikadan pasaportu olan 5 yaşındaki kızım ya da oğlum olsa bana ne fayda sağlar inanın hala anlayabilmiş değilim. umarım bu şartları sağlayan birileri çıkar,bizi aydınlatır,biz de öğrenmiş oluruz. arkadaşlarım bunu genel de statü görüp birbirilerinden görüp yapıyorlardı,sorduğum da ya dursun kenarı da diyorlardı o yüzden halen ciddi bir cevap alamadığım için soruyorum.
  • ülkemdeki geleceğin belirsiz ve güvensiz olması sebebiyle çocuğumun geleceği için olmasını istediğimdir.

    eğer işler boka sararsa kendisini daha rahat kurtarabilir.
  • cogunlukla tasidiklari tc pasaportuyla maruz kaldigi muamele neticesinde gucu yeten ebeveynlerin "cocuk bari-en azindan- ozgurce seyahat edebilsin" dusuncesiyle giristikleri durum. cok abartilacak elestirilecek bir durum yok, insan kendi kotu tecrubelerini cocugunun yasamasini istemez bu kadar basit. anladik, yeni turkiye buyuk heyecan ve tc pasaportu tasimak beni heyecanlandiriyor da herkesin cebinde gumrukten elini kolunu sallayarak gectigi yesil veya hizmet pasaportu ya da onbin dolarlari yok. insanlar haliyle kendilerince bir cozum bulmak istiyorlar.
  • sonra o çocuklar büyüyüp suriyeli sığınmacılara "ne işleri var burda gidip savaşsınlar ülkelerinde" desin diye herhalde.
  • bahsedilen yurt türkiye ise, bir çocuğa verilebilecek en güzel hediyedir.
  • doğan çocuğun askerde hayatını kaybetme olasılığını ortadan kaldıran olay. hayırlıdır.
  • ortaokuldayken bir arkadaşımın ailesi topluca green card için başvurmuştu. o zaman ölümüne ayıplamış hatta bir de dışlamıştım onu. ne demekti türk pasaportu varken, türk vatandaşıyken amerikan vatandaşı olmaya özenmek! yetmiyor muydu tece vatandaşı olmak! havasınaaaa suyunaaa, taşınaaaa toprağınaaa... şeklinde küçük beğinciğime kazınmış vatan millet sakarya eğitimi nedeniyle kabullenemiyordum bunu.

    o sene şubat tatilinde okul isteyenleri yurtdışına dil okuluna götürdü 10 günlük. benim ailemin karşılayacak gücü yoktu o yüzden ben gitmedim. pasaport çıkarmak dert, onun harcı, vizesi bilmemnesi... ama memur çocuklarının hepsi pıtır pıtır yeşil pasaportlarıyla gittiler geziye.

    bir kaç yıl sonra lisedeyken başka bir arkadaşım lise öğrenci değişim programıyla 1 yıl yurtdışında okumak için gitti. onun da anası mıydı babası mıydı hatırlamıyorum diplomat falan bir şeydi. yine pasaporttan vizeden yırtıp gitmişti.

    üniversiteye başladım. interrail diye bir şey olduğunu öğrendim. lan dedim ben de gideyim! araştıdık ettik, yol parasını denkleştirebiliyoruz sorun yok ama pasaport çıkarmak vize almak ölüm. bir sürü belge, yok tapu yok banka hesap... gidemedik tabi. ama o yaz yeşil pasaportlu bütün arkadaşlarım trenle dolaştılar.

    yıllar geçti, evlendim. sevdiceğimle yurtdışında çalışmaya gittik. pasaport türk tabi. gittiğimiz ülke de müslüman takılan bir yer. çalışma vizesi çıkarken default olarak müslüman kabul ediliyorsun bir de türk olduğun için. ve ülkede müslümanlara içki karnesi verilmiyor. yani mekanda içki alabiliyorsun ama dükkana gidip şişe alamıyorsun, bira alamıyorsun. bizim lübnanlı arkadaşlar var bir de. birinde amerikan pasaportu var ayrıca. arkadaş tüm işlemlerini onunla yaptırdığı için karnesini de almış, gayet memnun.

    aynı işyerinde lübnanlı filistinli suriyeli olup amerikan vatandaşlığı da olanlar ver. abilerin bazıları firmalarında bu yüzden amerikan vatandaşı statüsünde değerlendiriliyor. ona göre maaş alıyorlar falan.

    yazın sevdiceğimle yunanistana gidelim dedik. şengen vizesine başvuralım dedik. abbbooovv! öğrenciyken daha kolaymış. binlerce evrak yine. harcı, harcırahı derken aldık vizeyi sonunda.

    şimdi ortaokuldaki arkadaşımın ailesini daha iyi anlıyorum. hatta "alayım kenarda dursun" diyenleri bile daha iyi anlıyorum.
  • nüfus hizmetleri kanunu'na göre, 30 gün içerisinde dış temsilciliklere haber verilmesi gereken eylemdir.

    eğer yurt dışında doğum yapmış, ancak böyle bir bildirimde bulunmamış iseniz ve çocuk 18 yaşını geçmiş ise; çocuğun türk vatandaşı olarak aile kütüğüne tescil edilebilmesi için türk vatandaşlığı kanunu uygulama yönetmeliği 8. maddesinde yer alan belgelerle birlikte içişleri bakanlığı'na müracaat etmesi gerekir. içişleri bakanlığı, belgelerin doğruluğunu inceledikten sonra kişinin türk anadan veya doğduğunu tespit edecek ve aile kütüğüne tescil edilecektir. çocuk türk vatandaşlığını doğum ile zaten kazanmıştır. bu prosedür ise, sadece kayıtlarda türk vatandaşı olarak yer almasını sağlar. yani kurucu bir bildirim değildir.
  • eşimle sırf bundan çekindiğimiz için, master'ın ardından hollanda'da kalmayı denemek yerine türkiye'ye dönmeye karar verdik. çevremizde herkes kafayı mı yediniz, kalma imkanınız varken dönülür mü diye soruyor. ama işin aslı öyle olmayabiliyor.

    yaşımız otuzu geçti. artık çocuk zamanının geldiğini düşünüyoruz. ama her ne kadar bir senedir burada yaşıyor olsak da, yeni bir ülkede öğrencilik dışında bir hayat kuracak olmanın zorluklarıyla, hamilelik ve doğum zorluklarının bir araya gelmesi fikrinden gözümüz korktu açıkçası.

    türkiye'de ailelerimizden uzak bir şehirde yaşıyoruz. aynı ülkede, uzak şehirlerde bile eşimin bir kaç sene önceki ciddi sağlık sorunlarına göğüs germeye çalışırken ne kadar zorluklar yaşadığımız düşünürek, yabancı bir ülkede, çift başımıza doğum gibi bir olayın altından kalkamayabileceğimize karar verdik ve dönüyoruz. zaten hollanda doğum ile vatandaşlık hakkı da tanımıyor.

    beşer yaş daha küçük olsaydık kalır ve denerdik. ama bu saatten sonra en mantıklısı, hayatındaki büyük değişiklikleri bildiğin sularda yapmak sanırım.