şükela:  tümü | bugün
  • amerikada ogrenci olmak basliginda belirli saptamalara, ani tadinda entrylere, orneklere rastlanabilir efendim.
  • (bkz: #6214156)
  • "disi seni ici beni yakar" seklindeki durumdur, herkes size ozenir yurtdisinda yasiyor diye siz ise onlara. insanin ailesinin, guvenebilecegi dostlarin, ve turk yemeklerinin kiymetini cok iyi anlamasina sebep olan durumdur.
  • kisinin sadece tasindigi yeri, oranin kulturunu ve insanlarini degil, ayni zamanda kendisini de daha yakindan tanimasina neden olan eylem..

    aslinda semantik olarak hatali bir tanimalama oldugunu dusunuyorum. cunku yurt, yasanilan yerin kendisi olur artik. olay aslinda vatan disinda yasamaktir. yeni bir yurtta...

    donelim...

    kisi, vataninda kendi kisilik ozelliklerinin yani sira, aliskanliklar, zorunluluklar, gelenekler, ihtiyaclar, aile, arkadaslar, es, dost gibi kavramlarin da etkisinde kalarak yasamini bir yerlere oturtur genelde.

    fakat gurbete gidildigi andan itibaren, kisi kendine yeni bir hayat kurmakla yukumludur. maslow'un da isaret ettigi uzere, yeme, icme, barinma gibi fiziksel ihtiyaclar ve guvenlik saglama alindiktan sonra, sosyal ihtiyaclar ve akabinde de benlik ve kendini gerceklestirme yolu acilir, bu konuda duyulan ihtiyaclar bir bir giderilmeye baslandiginda, artik vatanda kalmis olan sekillendirici zorunluluklardan bir nebze de olsa kopulmus oldugundan kisi kendine daha fazla yaklasir.

    daha once benzeri bir hayat tarzini buyuk ihtimalle yasamamis olan kisi, ozguven ve kendini gerceklestirme cabalarina hizla girisir. geride biraktiklarinin etkisi azaldikca, yeni kurdugu cevrenin etkisi zamanla artmaya baslar.

    eger yurtdisinda icine girdigi ortam, kendisinin bu atilimi yapmasina engel oluyorsa, o kisi kendine yazik ediyor demektir.

    ozellikle tek basina, yurtdisinda yasama tecrubesini elde etmeye baslayan kisiler, yasam tarzlarindaki bu degisiklige bir sure sonra alisirlar. ve bir sure sonra "yeni normal" duzen icinde donmeye baslarlar.

    iste geri donuldugunde yasanan yeniden alisma (reentegrasyon) sorunu da aslinda, yabanci ulkede yasamis kisinin orada gordukleriyle gotunun kalkmis olmasindan degil, cogunlukla kendi basina kaldigi ve kendi kendine kurdugu "yeni normal"in eskiye gore hayli farkli olmasindan kaynaklanir. elbette ki, yeni duzenin olusturulmasinda gidilen ulkenin kulturunun ve orada icine girilen cevrenin etkisi yadsinamaz. fakat ne olursa olsun, degisen kisi, kendinden farkli bir kisi olmaz, aksine daha cok kendi olur.

    sunu da soyleyeyim ki, kendi kendinin farkina varmaya daha onceden zaman ayirmis, bu konuda kafa yormus, dusunmus kisiler icin bu donusumun etkisi nisbeten az olur. cevrenin etkisini ilk ortamlarinda en aza indirmeye calismis olan kisiler, yeni ortamlarina daha rahat alisirlar ve daha ufak bir sapma ile kendi "yeni normal"lerini kurarlar.
  • vatana döndüğünüz kısa aralıklarda küfürbaz olarak anılmanıza yol açan dumur durumdur. amanda pek hanımefendi kızımız yurtdışında türkçe küfretmeye öyle alışmıştır ki, vatana donusu sansasyonel olabilir. bir de şu açıdan bakalım, gavuristanda sınıfta hocaya turkçe kufredip kapıyı vurup çıktıktan sonra arkadaşlarının gelip 'ne dedin? ne dedin?' seklinde çevreni sardığı, 'hahaha ben türkçe biliyorum siz bilmiyorsunuz' şeklinde ne derseniz yiyecekleri, bir durum da mecuttur.
  • fransiz icin sefilleri oynamak, amerikali icin sefilleri oynatmak.
  • bir sevdiginizin ba$ina bir $ey geldiginde elleri kollari bagli bir $ekilde oturmak zorunda kalmaktir.
  • hastalanınca kendi sıcak sütünüzü, çorbanızı yapmanızdır.
  • internet sayesinde artık eskisi kadar gurbet sayılmayacak, türkiyedeki insanlar için de bir muamma olmaktan çıkmış yaşam biçimidir
  • şu zamanda eskisine kıyasla kolay olan hayat aktivitesi