şükela:  tümü | bugün
  • 29 eylülde istanbul'da varış şubesine ulaşan kargom, 10 ekime kadar dağıtıma bile çıkmayınca, gönderici firmaya yoğun şikayette bulundum. nihayet dün kargom geldi. içini açıp şöyle bir baktım. 5 parça kozmetik ürün tamamdı, ok. dedim. ürünlerin kendi karton ambalajlarını tek tek açınca, kavanoz kremin parmaklanmış, losyonların akmış, parfümün yarısı bitmiş, stick fondötenin kırılmış ve üzerine pis birşeyler yapışmış olduğunu gördüm.

    bunu kargo şubesindeki huyunun çirkinliği yüzüne yansımış, kara kuru yaratığın yaptığına şüphem yok. çünkü şubede başka kadın çalışan yok ve bu yaratıkla ağustosta bir tartışma yaşamıştık. bir evrak teslimi göndermek için yarım saat sıra beklemiştim ve bu yaratık, "git naylon zarf al" diye beni tekrar baştan kuyruğa sokmuştu. neden ilk geldiğimde söylemedin veya niye sen vermiyorsun zarfı veya neden zarfı almam sıramı kaybetmeme neden oluyor ki demiştim. bu sorular zeka düzeyine fazla gelmiş olacak ki, o günden sonra hiçbir kargomu dağıtıma çıkartmayarak kendince intikam aldı. yetmemiş, bir de parasını ödediğim ürünlere ortak olmuş.

    müşteri hizmetleri denen işe yaramaz telefon numarasına yaptığım şikayetlerin bir yaptırımı yok. insan faktörü önemli ve maalesef bu faktörün düzeyi kargo şirketlerinde yerlerde sürünüyor. nerde en vasıfsız, en kötü huylu eleman var bulmuşlar, almışlar.

    ....edit....

    kullanıp, kırıp ürün yollamaları olayı dün oldu. bu olayın sebebi zannettiğim tartışma ağustosta yaşandı. bir modem, cep telefonu veya başka birşey de satın alabilirdim. onun da icabına bakacaktı. kırılan ürünün fondöten olmasını küçümsemek şovenist, seksist bir tavırdır, suçtur. fondöten bedava mı? para kolay mı kazanılıyor? ortada benim uğradığım bir mağduriyet var. yurtiçi kargo kargomu günlerce alıkoydu, mundar edip getirdi. işini yapmadı. suistimal etti. benim kargo çalışanına attığım bir kazık, yaptığım bir yanlış yok. burada mağdur açıkça ben olduğum halde, arsız kargocuyla empati kuran kendi de başkasına zarar veren bir arsız olabilir ancak.
  • oo yurtiçi kargo çalışanları toplanmış,mağdureye vuruyorlar. "sen neyne guvendin de fonduten aldin pis cidiloz. oh ulsun. yurdici sicsin icine. " buyurmuşlar. yurdum delikanlıları.
  • gördüğüm en düzgün anlatımlardan biriyle yaşanan bir mağduriyet dile getiriliyor ve kargo çalışanıyla kişisel problem yaşamak, geri adım atmamak, cadaloz olmak gibi tuhaf söylemler görüyoruz.
    kargo çalışanıyla neden iyi geçinmek zorundaymışız ve neden geri adım atıp bir orta yol bulmak gibi bir gayretimiz olacakmış ki?
    adı üstünde kargo çalışanı. oraya gelen herkesin sorunlarını bir şekilde çözüme kavuşturmak için maaş alan bir elemanın müşteriyle didişmek ve ona kafayı takmak, atar yapmak, müşteriye gelen ürünlere zarar vermek haliyle müşteriyi mağdur etmek gibi bir hakkı olabilir mi?
    ayrıca kişisel mesele diye bir konu mevzubahis dahi olamaz firma vardır firmanın ücret mukabili hizmet ettiği müşteri vardır aradaki çalışanın yanlışlarından firma sorumludur bunu kişisel mesele diye yutturmaya çalışmak en basit tabirle cehalettir.