şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır olduğum hödük.
    yürürken sigara içerim ama bundan rahatsız olan olmamıştır herhalde çünkü içtiğim yerleri seçerim mesela kalabalık bir caddede içmem içerken yanımda, önümde, arkamda birileri varsa dumanı ona göre üflerim ayrıca çocuk vs geçerse sigarayı ters elimin avucunda saklarımki dumanı gitmesin veya aynı şekilde biri üzerime doğru yürüyorsa yanmasın diye avuç içine saklama metodunu kullanırım.
    pek tabii yürürken sigara içmek kalp krizi riskini arttırır amma velakin bazı yürüyüşler sigara için yapılmaktadır.
  • izmariti orta parmağıyla baş parmağı arasına sıkıştırıp elini yakmadan kimsenin görmediği bir yere firlatmayi kendine görev belleyen ve biraz daha uzağa fırlattığında "vay amına goyim ne kadar gitti" diyen, aynı zamanda şu yolların pisliğine bak belediye çalışmıyor diyen hödüktür.

    edit: parmak karışımı
  • en alalarına tek kişinin zor sığdığı metrobüs merdivenlerinde görülüyor bunların. ne sağa ne sola ne geriye kaçabiliyorsun. insanın katil olmak istediği sayılı anlardan biri.
  • bu hödük yanınızdan geçerken dikkatli olmak lazım,ortam kalabalıksa montunuza,paltonuza değerek giysinizi yakabilir..başıma geldi,dikkat ediniz.
  • o hödüğün kararmış, yapış yapış, katranlı, pis ciğerlerinden çıkan iğrenç, leş gibi kokan dumana maruz bırakıldığım için benim de kendilerini tam burun deliği hizası olmak kaydıyla bol karnıbahar ve brokolili osuruğa maruz bırakmak istediğim güruh
  • arabanın egzozuna ağızlarını burunlarını dayayıp nasıl oluyormuş bak bakalım demek istediğim hödüklerdir. özellikle kırk yılda bir bindiğim (arabam var) metrobüsten mecidiyeköyde indiğimde o kalabalıkta 5 dakika sabredemeyip sigarasını yakanları meşe odunuyla dövmek için meşe odunu arıyorum.
  • sevmediğim ama mecburiyetten yaptığım hareket.
  • kapalı alanda yürürken içmiyorsa hödük değildir. bu da böyle biline.