şükela:  tümü | bugün
196 entry daha
  • (27 haziran 1921 - 9 ekim 1989), yazar.
    12 eylül 1980 askeri darbesi zamanı (galiba moda'da olan) evine telefon bağlatabilen, 38 43 69 telefon numarasının aboneliğini alan yazar. babasının adı hamdi, annesininki avniye. bir göçmen, selanik kökenli olan yusuf ziya atılgan'ın köyü hacırahmanlı'ya gittik arkadaşlarla. [yusuf atılgan ziya atılgan takma adıyla da yazmış, yapıyor bazen öyle şeyler. ötekilerin arasında ziya atılgan takma ad sayılmaz, kendi az bilinen adı.] orada arkadaşlarını, tanışlarını bulduk. anlatılan ile anlatanları karışık sayayım:

    evini bir türlü müze yaptıramamış arkadaşları, kahve ve içki arkadaşları. sadece sokağın adını vermişler. köydeki dernekleri kuran. hacırahmanlı gençlik ve spor kulübü'nü kuran. kasabayı geliştiren o. aynı anda dört sandalyeye otururmuş. iki yanındaki sandellelere de kollarını sarkıtırak dayarmış. önündekine de ayaklarını. halil şahan öğretmenle mektuplaşırlarmış. sevgili halil kardeş kitabının (ilk baskı - 2014) kapağında bu oturuşun fotoğrafı vardır. öğretmenin öğrencisini de gördük. hala küçük moskova derler mahalleye. rakı da içerlermiş. durul gence'nin kızkardeşi serpil gence'yle evliymiş. çocuklardan biri (mehmet hamdi) sağ, gelini var. bir de kardeşi kalmış (turgut atılgan). hemşerisi salih tüccar konuştu. kurs açmış, kendisi talebe okutmuş ekistradan. tarımsal kalkınma kooperatifi başkanı salih. üsküplü salih makedonya'dan. osman geray da mekanında sohbet ettiğimiz kahveci, öğrencisi olan. hacırahmanlı'nın çoğunluğu göçmen, yüzde on manav, yüzde on yörük diyor salih amca.

    pınar öğünç'ün radikal'deki yazısında hem oğuz atay'ın oturduğu apartmanın yıkılması hem de oğuz atay'ın tutunamayanlar için yusuf atılgan'dan ilgi görme beklentisini atılgan'ın düş kırıklığına uğratması (ve farkına vardığındaki gecikmiş pişmanlığı) var.

    ekler: bu günlerde canım yusuf atılgan'a başlamak istedi. ilginç sekilde şu sıralar denk gelmeler oldu, bir de yaz ile aylak adam bana bağlantılı gibi göründü. kitap 4 bölüm, kış ile başlıyor ama yaz bölümü de olacak.

    bu arada kitap alındıktan yaklaşık 1 yıl sonra sırasını alıyor ve 2, en fazla 3 gündür okuyorsam, yarın yazarın 27 haziran 1921'deki doğum gününe denk geldiğini fark edip sevindim. 1989 yılında 9 ekim'de moda'da, kalp krizinden, üstünde olduğu canistan romanını bitiremeden öldüğünde hiç olmazsa ömer kavur'un anayurt oteli'ni 1987'de çekmesine yetişmiş oluyormuş. canistan demişken, romanı ilk cümlesinde 26 haziran 1921 tarihinde başlatması yusuf atılgan'ın ayrıntıcı ve ayrıntı sever, ayrıca bulmaca hazırlayıcısı, sınava çekici tarafını güzel gösterir. [moda'daki evi duyor mu, yerind eyeller esiyor mu; binası değişmiş bi,le olsa yerine geçen yapıya bir 'yusuf atılgan burada, buranın önceki halinde yaşadı.' plakası çakılmalı.]

    romancı yusuf atılgan'ın aslında öykü formunda roman yazdığını, biçeminin yaklaşık böyle yorumlanabileceğini fark ettim. aylak adam'da da, anayurt oteli'nde de o hava, atmosfer var. zaten ilk yayınladıkları kardeşinin yarışmalara gönderdiği öyküleri. hiç felsefe metni yazmış mı, kalemi felsefeye de çok uygun. [gördünüz mü, sevgili halil kardeş'te (2014) hume'dan felsefi metinler çevirdiğini okuyoruz (s.28). tabii asıl vurucu saptaması, "ulysses'in baskıları arasındaki farkları saptayabilen bir köylü".] hakkında ortalamadan fazla bilgi veren sayfayı kendi adındaki siteden buyurun. buraya göre asıl otobiyografik, şifreli ve kendini anlattığı kitabı anayurt oteli (1973); serpil gence bu kitabı kitapçıdan aldıktan sonra bitirmeden manisa'ya uzanmış ve evlenmişler. aynı öyküyü serpil gence'nin ağzından aktaran sıddık akbayır'ın kitabından ilgili bölümü bir blog sayfasından alıyorum.
    bir yusuf atılgan bilgisi yüklü blog sayfası daha..
    gene kendi içinde çok iyi bir yusuf atılgan özeti için: tekinsizliğin yazarı..

    kitap-lık'ın 181. sayısında yusuf atılgan'ın şiirlerine yer verilmiş.

    doğrudur herhalde, youtube'da yorum olarak denk geldim ki, yusuf atılgan'ın hacırahmanlı köyündeki evinde sadece seha okuş ve johann sebastian bach kasetleri varmış. ?

    not: can yayınları'nın 2017 yusuf atılgan kitaplarının kapak tasarımları çok kötü. nasıl düzeltirler, nasıl daha iyi yaparlar bilmiyorum.

    yusuf atılgan'ın ömer kavur'u ve film anayurt oteli'ni kibarca eleştirdiği bir televizyon söyleşisi..

    (bkz: sikli hörü)
    (bkz: aylak adam/@ibisile)
    (bkz: anayurt oteli/@ibisile)
    (bkz: ortalıkçı kadın)
    (bkz: gecikmeli ankara treniyle gelen kadın/@ibisile)
    (bkz: halil şahan)
    (bkz: sevgili halil kardeş/@ibisile)
    (bkz: canistan/@ibisile)
    (bkz: bodur minareden öte)
    (bkz: arabacının aşkı)
    (bkz: mehmet atılgan)
    (bkz: ayakkap/@ibisile)
    (bkz: bret easton ellis'in yusuf atılgan tutkusu)
    (bkz: zebercet'ten cumhuriyet'e anayurt oteli)
    (bkz: diyalog yazmak/@ibisile)
    (bkz: ekmek elden süt memeden)
    (bkz: korkut'a masal)
    (bkz: ceren'e masal)
    (bkz: eylemci)
    (bkz: kümesin ötesi)
    (bkz: bodur minareden öte)
    (bkz: dedikodu/@ibisile)
    (bkz: yük/@ibisile)
    (bkz: tutku/@ibisile)
    (bkz: kemal tahir/@ibisile)
90 entry daha