şükela:  tümü | bugün
  • karadeniz yoresinde cok iyi taninan kemenceyi son derece iyi calan, bu aletin bir virtuozu var ise o denilebilecek kisidir. fakat o kadar bos bir adamdir ki sormayin gitsin!
  • görele tarzındaki icralarını rumlar da severek dinlemektedirler.
  • imkansız yaylar atan kemençe sanatçısı. sadece türkiyedeki kemençeciler değil bu adamın yaylarına ve benzersiz çalma tekniğine yunanistanın ünlü kemençecileride hayrandır.

    http://youtube.com/watch?v=bnsqr5lliay
  • an itibarilyle tanıştıgım müzigine hayran kaldıgım sanatçı.boştur degildir bilemem lakin işini iyi yapan her insan gibi saygıyı hakeder.
  • 4 telli kemençeyi kullanan ve şu an hayatta olan * başarılı kemençe üstadlarından birisidir *..
  • kemençe çalmaya görele tarzı kemençe üslubuyla başlamış, katip şadi'den etkilenmiştir. daha sonra sanatında kendini daha da ileri götürecek kalın sesli kemençeye yönelmiş ve dört telli kemençe çalışmaları yapmıştır.
  • zamanında hulki cevizoğlu'nun ateşli bi programında cevizoğlu ve zekeriya beyaz tarafından yunanistan'a giderek rumlara kemençe dersleri verdiği, trabzon'da da bu gibi benzeri davranışlarda bulunması sebebiyle pontosçuluğa hizmet ettiği gibi götten bi tespitle eleştirilmişliği de vardı. iyi sabretmişti canlı yayında.

    al pontosçuluk

    http://fizy.com/s/1ai33o#
  • yusuf cemal keskin, 1954 yılında trabzon'un çaykara ilçesinin zeno zana (bugünkü dernekpazarı günebakan) köyünde doğdu. ilk ve ortaokulu çaykara'da, liseyi ise ailece göç ettikleri istanbul'da bitirdi. daha 5 yaşındayken babasının hediye ettiği kemençeyle başladı çalmaya. ortaokul yıllarında düğünlerde çalıp aile bütçesine katkıda bulunuyordu. kısa zamanda ünü çaykara'yı aşıp sürmene, of ve rize'ye ulaştı.

    1968 yılında istanbul'a babasının yanına geldi. babası yusuf cemal'i o zamanın kemençe ekollerinden sırrı öztürk ve ali genç'le tanıştırdı. yusuf ilk dönemlerinde bu ustaların etkisinde kaldı. dr. hasan akaç, yusuf'u bu dönemde türk folklor kurumuna götürdü. bu arada yusuf cemal 3 tel yerine 4 telli kemençe çalmaya başlamıştı. gençlik dönemlerinde babasından öğrendikleriyle kemençeye başlayan o dönemlerde moda olan görele tarzından etkilenen yusuf cemal her zaman için en büyük usta dediği bahattin çamurali'yi ilk dinlediğinde pek hoşlanmıyacak ve bu tarzı garipsiyecekti. ancak daha sonra ustanın parçalarını çalmaya çalışır. ilk denemesinde beceremez, çalmaya uğraştıkça denedikçe ayrı bir dünyayı keşfeder ve çamurali'ye yürekten bağlanır, ama bu büyülü dünyanın çamuraliden ibaret olmadığını yunanistan'a 1923 mübadelesiyle göçmüş trabzonluların torunlarını yıllar sonra ilk defa dinlediğinde keşfedecek, yüreği aynı heyecanla dolacaktır. trabzon'lu efsanevi kemençeci "gogo" lakaplı "stavris petridis", gümüşhaneli niko papavramidis, trabzon ruhunu anavatandan binlerce kilometre ötede yaşatmış ve sürmeneli kalyoncidis, maçka'lı siyamidis gibi yeni kuşak mektepli virtüözlere örnek olmuştur. yusuf cemal kemençeyle savaştığı yılları geride bırakmıştır artık, kendi stilini bulmuş, coşkulu tarzıyla, sıksara havasında rakip tanımaz doğaçlama soloları ve kusursuz ritm duygusuyla horon ekiplerini kendinden geçiren bir usta olmuştur.

    4 telli kemençeyi ustalıkla kullanan yusuf cemal hem bu alanda teknik bir devrim yapmıştır, hemde hemen tanınan kendine özgü stilin yanısıra boğuk fakat kıvrak kemençe tonunu da yaratmıştır.

    yusuf cemal ilk kasetini 1975 yılında başka bir enstrumanın eşliği olmadan tek başına yapmıştır, yazık ki bugün bu albüme dair herhangi bir iz kalmamıştır. yusuf cemal kemençeyi kendi deyimiyle "alevi ustaların bağlamayı taşıdıkları gibi onurla" taşımıştır. yusuf cemal evinde 90 civarında kemençesi olmasına rağmen merhum babasının yıllar önce köyde yaptığı kemençeyi kullanmakta ve babasına minnet duygularını belkide bu şekilde ödemektedir.

    kaynak: http://gnctrkcll.turkcell.com.tr/…cemal-keskin-1200
  • kemençesi meşhur, dinlenesi kemençe sanatçısı. kişiliğini bilemem, vatana ihanet içerisine girmediği sürece de etnik kökeni, borcu, harcı beni ilgilendirmez.
  • yaşayan efsane sözü bu ustada klişe olmaktan çıkıyor. dizinin dibinde kemençesini dinleme şerefine nail oldum ve çalarken yanımdan ayrıldığını hissettim..

    büyük adam, dolu adam...