şükela:  tümü | bugün
  • 8 haziran 1970 tarihinde istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi bahçesi’nde öldürülmüştür. yapılan otopsi sonucu 36 saattir yemek yemediği anlaşılmıştır. cebinden sadece 35 kuruş çıkmıştır...
  • kızıl köpekler tarafından şehit edilişinin 38. yıldönümü. rahmetle anıyoruz...

    http://www.habererk.com/haber.asp?id=512

    not:

    1. faşizmi asla kabul etmemiş bir fikriyat ve siyasi hareketin mensubuna böyle hoyratça faşist demek ancak hakarettir. bununla ilgili ezberlediğiniz bir sürü cümleyi ard arda kafanızdan yazmanız da fark etmez, buraya komik olduğunu sandığınız saçma sapan bkz.lar vermek de.

    2.kimsenin annesinden duyduğu bir anlatımın yalan olduğunu söylemek istemem. muhtemelen o günlere dair anılarda bir karışıklık ve yanlış anlama mevcuttur. fakat o dönemde ülkücüler arasında silahlı veya silahsız çatışma halinde olan herhangi bir ayrılık, gruplaşmalar olmadığı gibi ülkücü öğrenciler de o günlerde komünist terör sebebiyle edebiyat fakültesine giremiyorlar ve ancak sınavlara girmeye çalışarak mezun olmaya çalışıyorlardı. zaten şehit yusuf imamoğlu da o gün komünist teröristler sebebiyle okula giremeyen, fakat belgelerini de idareye imzalatmak zorunda olan arkadaşlarının belgelerini imzalatmak için kendini tehlikeye atarak okula girmişti. belgeleri imzalatıp tam ayrılmak üzere iken 339 numaralı odanın önünde vural yıldırımoğlu, yusuf kayabaşı, ali menekşe, feridun şakar ve vahram apik isimli komünist teröristlerin öncülüğünü yaptığı grubun açtığı yaylım ateş sonucu şehit olmuştur. aldığı kuruşunlara rağmen hemen ölmeyen imamoğlu, koridorda 23 dakika kanlar içinde yaralı halde beklemiş, bu sırada gelen ambulans komünist militanlar tarafından fakülte bahçesine sokulmamış ve sonunda yusuf imamoğlu ruhunu teslim etmiştir. bu olaylar sürerken bir doçent ve iki asistan komünistler tarafından silahla tehdit edilmiş ve hırpalanmış, bir başka profesör de dersine girilerek yaka paça dışarı atılmış ve hırpalanmıştır. nihayetinde, komünist katiller ellerinde silahları olduğu halde ve marşlar söyleyerek ellerini kollarını sallaya sallaya fakülteyi terk etmişler, polis ise tüm bunlar olduktan ancak 1,5 saat sonra fakülteye gelebilmiştir.
  • türk-islam davasını damarlarına işleyen katline ferman yazılan davanın emektarı komünist militanlarca yaylım ateşine tutularak şehit düşen yakışıklı abimiz allah rahmet eylesin.ülkücü hareketin unutulmaz isimlerinden olmak da ve daima türk milliyetçilerinin kalbinde yer edinecek yiğit abimiz mekanın cennet olsun.(yalan-yanlış kulaktan dolma bilgilerle insanların beynini karıştıran arkadaşlarımız çok yanlış yapmaktadırlar.yusuf imamoğlu'nu tanıyabilmek için onu yaşamak ve gerçekleri gün ışığına çıkarmak için onu şehit eden militanların cezalarını çekmesi gerekmektedir.o dönemden beri katiller bilinmek de lakin o dönem hükümetinin duyarsız tavrı ceza hükmünün geçersiz kılınmasıyla sonuçlanmaktadır.katiller bu dünya da olmasa bile öbür dünyada cezalarını çekeceklerdir.)
  • ömrünün ilkbaharında yalnızca ülkücü olduğu için öldürülen öğrenci.

    --- alıntı - wikipedia ---

    8 haziran 1970 günü okumakta olduğu istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi'nde karşıt görüşlü silahlı kişilerce öldürülen ülkücü öğrenci.
    bursa'nın inegöl ilçesinde oturan bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğudur. öldürüldüğü sırada istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi coğrafya bölümü son sınıfında okumaktaydı. o dönemde istanbul'daki yüksek öğretmen okulu öğrencileri de derslerini istanbul üniversitesi fen ve edebiyat fakültelerinden alıyor fakat bu okulda okuyan ülkücü öğrenciler o günlerde bu fakültelerin karşıt grupların hakimiyetinde olması sebebiyle okullarına giremiyorlardı. yusuf imamoğlu, öldürüldüğü gün fakülte girişinde karnelerini imzalatmak için bekleyen fakat okula giremeyen bazı yüksek öğretmen okulu öğrencilerinin karnelerini hocalara imzalatmak için fakülteye girmiştir.
    yusuf imamoğlu, fakülteye girdikten ve belgeleri hocalara imzalattıktan sonra "asistan odası" olarak tabir edilen, asistanların oturduğu istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi'nin 339 nolu odasının kapısından çıktığı sırada bir grubun kurşunlarına hedef olarak hayatını kaybetmiştir. o günlerin basın yayın organlarında bu grubun, başında vural yıldırımoğlu, yusuf kayabaşı, ali menekşe, feridun şakar ve vahram apik isimli kişilerin bulunduğu komünist militanlar olduğu yönünde haberler yayınlanmıştır.
    yusuf imamoğlu, aldığı kurşun yaralarına rağmen hemen ölmemiş, 23 dakika sonra can vermiştir. bu süre içinde cinayeti işleyen grup tarafından hiç kimse yanına yaklaştırılmadığı gibi olay sebebiyle çağrılan bir ambulans da yine fakülte bahçesine sokulmamıştır.
    olay günü fakültede ayrıca bir doçent ve iki asistan silahla tehdit edilerek hırpalanmış ve bir profesör de dersinden zorla dışarı atılarak hırpalanmıştır.
    cinayeti işleyen grup herhangi bir müdahale ile karşılaşmadan marşlar eşliğinde fakülteden ayrılmıştır. polis ise olay yerine olaydan 1,5 saat sonra gelmiştir.
    yusf imamoğlu'nun öldürülmesi o dönem ülkücü kamuoyunda büyük bir tepkiye sebep olmuştur. ülkücü basın yayın organları bu ölümün sorumlusu olarak üniversiteleri komünist şiddete teslim eden üniversite yönetimlerini ve hükümeti göstermişlerdir.
    yusuf imamoğlu'nun cenazesi kalabalık törenle vapurla memleketi bursa'ya gönderilmiş ve bursa emirsultan mezarlığı'na defnedilmiştir.

    --- alıntı - wikipedia ---
  • haydi yiğit, haydi yeni akına!
    ülkümüzün cihan varsın farkına!

    kızıl vatan düşmanları ve vatan hainleri tarafından katledilen bir ülkücüdür imamoğlu.

    zamanının katliam dünyasında, katliama kurban gidenlerden sadece bir tanesidir imamoğlu. devletin beyin gücünü kökten imha etme planlarının uygulandığı zamanında, imha edilen bir ülkücüdür imamoğlu.

    sevgi, saygı ve rahmetle...
  • yüreğimize düştüğü günden bu yana günahlarımızdan, kirlerimizden, hatalarımızdan, eksikliklerimizden arındıran, bizi başkalarından ayırıp gözümüzü ötelere diken,anadan,babadan,yardan geçiren,gençliğimizi sadaka niyetine meydanlara,alanlara savuran ve inşallah kurtuluşumuza vesile olacak olan ateşin çevresinde bizden yıllar önce oturmuş,nasibini almış ve sonra da bize aziz hatıralarını bırakarak uçmağa varmış olan yusuf yüzlü abimiz.şu anda taner kalkancı abimiz ile koyun koyuna uyumaktadırlar.allah mekanlarını cennet etsin,resulullah'a komşu eylesin ve onları bize şefaatçi kılsın inşallah.
  • komünist teröristlerin kahpece şehit ettiği ülkücü.burada tüm komünistlere terörist demiyorum.kahpe olanlar üzerine alınabilir. o zamanlar devlet şimdi olduğu gibi üniversiteleri terörist ve anarşistlere bırakmış ne yazık ki çok sayıda masum insan bu şerefsiz sürüsü tarafından ya öldürüldü ya darp edildi.bu pislikler şimdinin pkk sı dhkpc si tikkosu olduğunu hepimiz biliyoruz zaten. iman ederim ki inanmadıkları cehennemde sonsuz yanacaklardır bu hainler. yusuf imamoğlu da diğer şehitler ile haşrolunacaktır. (bkz: fırat yılmaz çakıroğlu)
  • o donemlee biz bu kadar cok bu kadar guclu degildik.
    ayni 2014’de firat da oyleydi.
    kizil ve bolucu kopekler iki ulkudasimizi da sehit ettiler.

    mustafalar ölur allah davasi olmez!
    firatlar, yusuflar olur türk-islam davasi ölmez!
  • ölüm yıl dönümünde saygıyla andığım ülkücü şehit.

    ‘’ankara’ya bir yürüyüş için gidiyorduk, 1970 yılındaydık. bir otobüsün en arka koltuğunda üç genç yanyanaydık. içlerinde en genci de bendim. hemen yanımda, pala bıyıklı mavi gözlü bir ağabeyim oturuyordu. o gece yolda hiç uyumadık, sabaha kadar muhabbet ettik. yanımızdaki üçüncü kişi de şu an bursa’da yaşıyor. eski il başkanlarımızdan necdet haluk güney. o da yürüyüşü bitirdikten sonra aynı otobüsle istanbul’a geri döndük. yanımdaki ağabeyimin adı yusuf imamoğlu’ydu. ocağımızda karizmatik liderlik vasıfları taşıyan ağabeylerimizden biriydi. öyle karizmatik bir kişilik yapısı vardı ki bakışlarından bile etkilenirdiniz.

    bir ay sonra, edebiyat fakültesinde şehit edildi. vuran kahpeler başında ölsün diye beklediler ve fakülte kapısına gelen ambulansı geri çevirdiler. o ambulansı geri çeviren zalimler bugün televizyon dizilerinde kahraman devrimciler, vatan kurtaran aslanlar diye takdim edilmiyor mu beni deli eden işte budur. yusuf ağabeyi kapitalist sermayenin uşağı diye kurşunladılar ama yusuf ağabey katledildikten sonra anlaşıldı ki, cebinde 35 kuruş para vardı ve günlerdir de açtı. gazetelere sağcı bir öğrenci katledildi diye geçti. aynı gün istanbulun altını üstüne getirdik, nefretimiz tavan noktasındaydı. önce vilayete yürüdük, başlangıçta birkaç yüz kişilik kalabalığımız beyazıt'a geri döndüğümüzde onbinleri bulmuştu. o hınçla, beyazıt'ta üniversitenin cümle kapısında asılı bulunan filistinli komünist arab’ın resmini oradan indirdik ve şanlı bayrağımızı oraya astık. asarken hepimiz ağlıyorduk. o güne kadar üniversitede hep ezilmiştik, okullarımıza almıyorlardı bizi. gözyaşlarımızın sebebi zulmün çarkını kırmış olmamızdan kaynaklanıyordu. evet o anda zulmün çarkını kırdık. ama çarkı kırmanın bedeli yusuf imamoğlu ağabeyimin canı idi ve bu bedel çok ağırdı benim için. giden canlar asla geri gelmiyor. aradan otuzsekiz yıl geçti ama aradan geçen yıllar o acıyı hiç dindirmedi. yusuf imamoğlu fakir bir ailenin evladıydı. annesi ve babası birbirinden ayrılmıştı, babası inegöl’de, annesi bursa’da yaşıyordu. yusuf ağabeyim şimdi bursa’da, emirsultan mezarlığının incirli caddesi tarafında diğer şehitlerimizle yan yana yatıyor. mekanın cennet olsun nurlar içinde yatasın ağabeyim.

    onu ilk defa gördüğümde, ocağımız adına bize seminer veriyordu. liderlik vasıfları taşıyan okumuş bir ağabeyimizdi o. yan yana geldiğinizde karizmatik kişiliğinin etkisinde kalmamanız mümkün değildi zaten. şehadetinden sonra yusuf ağabeyim benim ve benim gibi birçok ülküdaşımın idolü olmuştu. bizler onu örnek alıyorduk, bıyıklarımızı bile onun bıyıkları gibi bırakmıştık. ismini marşlarımızda bile söylüyorduk.

    imamoğlu rahat uyu sen ölmedin ölmezsin,
    intikamın alınacak bozkurtlar etti yemin!

    o yıllarda başlayan ve 1980'e kadar süren siyasi kan davasının temellerinden biri yusuf ağabeyimin şehadeti idi. diğeri de dursun önkuzu'nun şehadeti oldu, onun da ismi şiirlerimize ve marşlarımıza girmişti.’’

    kabak asteğmen