şükela:  tümü | bugün
  • geri dönme anlamında kullanılmakla beraber avrupa ya açılan futbolcularımızın*** kaçınılmaz tercihi olarak da açıklanabilecek söz öbeği.
  • (bkz: vagina)

    bakacak vagina'sı olmayanlar http://afa20.sitemynet.com/kadinanatomi.htm adresine bakabilirler.
  • (bkz: ölüm)
  • izlediği yerli dizilerin etkisiyle coşmuş bir vaziyette, babasından tırtıkladığı ufak tefek paralarla ortadan kaybolan yeni yetme gençlerin, gerek hayatın tahmin ettiğinden daha acımasız olmasını öğrenmesi, gerekse zaten kısıtlı olan bütçesinin daha fazla maceraya müsaade etmemesi neticesinde boynu bükük bir vaziyette evine geri dönmesidir.
  • pek kimsenin dilimi anlamadığı bir yerdeyim, uzun zaman oldu, çok uzun ama bıkmadım, henüz sıkılmadım, arkama bakmadan kaçacağım günler gelmedi daha... yine de ben, bir zamanlar çıktığım yer olan şeye, yuvama dönmek istiyorum. bıraktığım gibi olmasa da, hatırladığım gibi kalmasa da, hatıralarımı kendim yaratmış da olsam dönmek istiyorum. ne şekilde olursa olsun çıktığım yere dönmek, belki hesaplaşmak, belki sadece bakmak... dışarısı çok kötü, gerçekten kötü, bombok bir yer... ideallerin, başarıların, bir takım düşlerin içine edildiği bir yer dışarısı, yeniliğin cezalandırıldığı ve en ufak tökezlemede müstehzi sırıtışların, sinsi sinsi bakışların hâkim olduğu bir yer. nasıl anlatayım duygularımı bilmiyorum ama yuvama, çıktığım yere, artık ait olmasam da benzer bir dili konuştuğum insanların yanına geri dönmek istiyorum... azad edilmek istiyorum, ama daha var, ne kadar var ben de bilmiyorum. bugün belki de bunun ilk adımını attım ve buraya kaydettim, umarım son adımımı da yakın bir zamanda kaydeder, kâbus gibi dışarının en azından bir kısmına geri dönmemek üzere "başınıza benim gibi bir şey gelmesin bir daha" der, çeker giderim. amin.
  • hiç tanımadığın kardeşlerine kavuşmak bazen, kırpışan ışıklar görmek gibi... elini ayağını nereye koyacağını bilememek, kalabalık ve duvarlarla çevrilmiş bir bahçede arkadaşını ve kendini arkadan görmek gibi...
  • istanbul büyükşehir belediyesi şehir tiyatroları'nın 2014 yılı ocak ayında ilk defa sahnelenecek oyunlarından bir tanesi. konusu ise, beklenmedik bir anda nüfus mübadelesi ile yüzleşerek evini ve her şeyini kaybeden bir ailenin çöküşü. oyunda, çok kültürlü bir toplumda yaşamanın, karmaşık kültürlerde var olmanın önemi seyirciye duygusal yoldan anlatılacak olup, bu yolculuğu farklı dilleri konuşan farklı ülkelerden ve sanatsal gelenekten sanatçılar sunmakta.
  • kurgusunda ve çevirisinde ayla algan'ın da yer aldığı, alessandra paoletti'nin yönettiği lirik dansla süslenen, kostüm ve sahne tasarımı gayet güzel bir oyun. müziklerini soup opera'dan tanıdığımız bruno franceschini yapmış. oyun boyunca tom waits'den massive attack'a kadar bir sürü tanıdık sesi duyabilirsiniz. bunlar oyunu keyifli yapan detaylar. keyifsizler ise sadece uzun tiratlar. bu tarz bir dramada uzun tirat kaçınılmaz zaten. oyun türkçeleştirildiği ve edebi ağırlık içerdiği için cümle düşüklükleriyle beraber sesin az gelmesinden (kendimden biliyorum ekolü) yakınacaksanız sahne önünden izleyin derim.
  • şehir tiyatroları'nın yeni oyunlarından biri. nüfus mubadelesi sonucu bir ailenin dağılışının anlatıldığı oyun hakkında şurada kalbur üstü bir inceleme yaptım.