*

şükela:  tümü | bugün
  • es anlam: yuz verince yuzelli istemek
  • okulda kantinciyle aramızda iğrenç diyaloglar geçmesine sebep olan deyim
    -çay halley 600 oluyo
    -(1 milyon uzatılır)
    -yüz verir misin varsa*
    -verirsem astarını istersin ama sooraaa..
    -al paranın üstünü de lanet olsun gözükme gözüme.
    -tamam abi derhal.
  • konuyla ilgili aşağıdaki örnek kesinlikle yaşanmış bir olaydır (2001'de)

    yer: bir üniversite, sosyal bilimler öğretmenliği sınıfı, fakülteleri dışından gelen bir hocadan bir servis dersi (introduction to) alıyorlar. hocanın ilk sınıfı, bu yüzden hoca son derece iyi niyetli. ilk ders bitmek üzere, hoca haftalık ders konularının ve kaynakların yazılı olduğu ders çizelgesini sınıfa dağıtmıştır.

    hoca: arkadaşlar, kaynakların hepsi kütüphanede var, ama bir şekilde ulaşamazsanız odama uğrayıp benden de alabilirsiniz, fotokopi çektirmek için.
    öğrenciler: hocam kütüphanede hiçbir aradığımızı bulamıyoruz, bazı öğrenciler kitapları alıp saklıyorlar,haftaya gelirken siz getirseniz olmaz mı?
    h: tamam getiririm.
    ö: hocam buraya getireceğinize fotokopiciye bıraksanız olur mu, biz oradan alırız direkt?
    h: olur, neden olmasın?
    ö: hocam oraya kadar gitmişken fotokopiciye söyleseniz de çekse?
    h: beş dakika içinde fotokopi isteyenlerin listesini yaparsanız olur, söylerim
    ö: (artık gevremiş) hocam bari çektirmişken buraya getirseniz de biz sizden alsak fotokopileri?
    h: isterseniz kahvaltıdan sonra evlerinize servis yapayım arkadaşlar?
    ö: gevrek şekilde gülmekteler.
    sonuç: hoca hiçbir materyali vermez, öğrencileri kütüphaneye yollar.
  • kendisine bir iyilik yapıldıktan sonra, belki de açgözlülük ile, o iyiliği yapandan daha fazlasını talep edenlerin davranışını tarif eden deyimimizdir. genelde iyi bir muameleye muhatap olan birisinin, kendisine iyi davranan kişinin bu tavrını suistimâl ederek lâubâlileştiği hâller için kullanılır.

    buradaki yüz elbise yüzüdür. yani kumaş demektir. ihtiyaç sahibi birisine elbiselik kumaş, yani "yüz" verildiğini düşünelim. bu şahıs "yüzsüzlük" edip, "e bunun astarını da isterim ben" derse yanlış yapmış olur kanaatimce...
  • karısının sözünden çıkmayan bir iş adamı, iş için japonya'ya gitmeden önce karısının ne istediğini sormuş. karısı ondan gelirken bir sincap getirmesini istemiş. adam japonya'da işlerini bitirdikten sonra karısının isteği üzerine bir sincap almış ve tekrar ülkesine dönmek üzere hava alanına gitmiş.
    havalanında uçağa hayvanların bindirilemeyeceğine ilişkin bir yazı görmüş, wc’ ye gitmiş, sincabı donunun içine koymuş. sorunsuz bir şekilde uçağa binmiş.
    uçak havalandıktan bir süre sonra adam bi "ah" çekmiş. yanında oturan adam “beyfendi noldu bir şeyiniz mı var?” demiş. adam “yok bir şey” diyerek geçiştirmiş...
    1 saat kadar sonra bir kez daha "ah" çekmiş. bu sefer ön ve arka koltuktaki yolcular meraklanmış “beyfendi noldu biseyiniz mi var ?” demişler. adam yine “yok bısey” diyerek geçiştirir.
    kısa bir süre sonra yeniden "ah" çekmiş, hosteslerden biri gelip “beyfendı ne oldu biseyiniz mi var?” demiş.adam yine “yok bisey” demiş, uçak artık türkiye'ye inmek üzere iken; bizim ki öyle bir "ah" çekmiş ki pilotlar bile gelip nasıl olduğunu sormuş. adam takati kalmamış bir şekilde “yok bisey sız sadece uçağı yere indirin yeter!” demiş. uçak iner inmez, adam koşarak wc' ye gitmiş, sincabı boğazından turarak çıkarmış
    -" ….. umun sincabı, s. mizi dal sandın sallandın birsey demedik, ..tümüzü yuva sandın girdin çıktın bisey demedik, … aklarımızı ceviz sandın birbirine vurup kırmaya çalıştın birşey demedik,
    be … pu evladı o cevizleri o yuvaya sokmanın ne anlamı vardı?”
  • aşağılık kompleksi olan insanlarda çok yoğun görülür bu olay. öğrenciliğin başlangıç yılları. yurtta kalıyorum ve 35 yaşlarında bir güvenlikçimiz var. yapı olarak biraz sert görünümlü bir insanım, her ne kadar içim öyle olmasa da. hehe. neyse. güvenlik ile girerken çıkarken selamlaşıyorum. bir nasılsın iyi misin diyorum geçiyorum gidiyorum. tabi yurtta kaldığım üç ay oldu ben biraz güvenlikçiyle birkaç sohbet edeyim diyorum artık ayıp olmasın adama diye. daha sonra o bizim efendi güvenlikçi bir baktım ki canavara dönüştü. konuşmalar şu evrelerden geçiyor;

    evre-1

    - merhaba abi, nasılsın?
    + iyiyim canım sen nasılsın?
    - iyidir abi, hadi kolay gelsin
    + sağol

    evre-2

    -selamlar, napıyosun abi?
    + iyiyim amına goyayım napiyim sürünüyoz işte sen nabıyon
    - okul filan gel git işte
    + oh lan ne güzel valla şu okul. sabah git öğle gel amına koyim yatıyonuz bütün gün, bir de bana bak.
    - hehehe hadi abi sana kolay gelsin

    bu tip insanlardan tiksiniyorum cidden. abicim bir hal hatır sormaya başladık diye şu hareketler de ne? sonra robot gibi olunca da soğuk insan oluruz. e sen böyle malca muhabbetler yaparsan ben bir daha selam da vermem zaten sana. adamın alnında da yazmıyor ki yüz verince astar ister mi istemez mi. bilemiyorsun işte. bir kere yüz verdin mi zaten ya kavga edersin bir daha yüzyüze bakmazsın ya da öyle göt şaplak muhabbeti sürer gider.

    evet bu adam tanıdık geldi değil mi? çok var bunlardan çok.
  • çok sık başıma gelen durumdur. iyilik yapmak ve alttan almak galiba insanlarda sizi devamlı kullanabileceği anlamına geliyor *
  • esasında gün gelecek ve yüz vermediğiniz halde bile istenecektir o astar. bu yüz verme durumu sadece süreci hızlandırır.

    şöyle ki, yani yüz verme durumu aniden depara kalkan bir ronaldo'dur (hem brezilyalı hemde portekizli olanı olabilir, çünkü ikisi de aniden çok iyi depara kalkıyor), astar istemek ise taraftarın sizden gol beklemesidir (taraftarlar bu iki isimden de gol bekliyor).