şükela:  tümü | bugün
  • kısa sürede, acı çekmeden* istenmeyen kıllardan kurtulmak için yapılan gereksiz aktivite. sık yapılırsa erken yaşta cildin sarkmasına* sebep olabilir.
  • yanaklardaki ince tüylerden kurtulmak isteyen zeki bayanların bir süre sonra yüzlerinde sakal çıkmasına neden olacağına inandığım eylem.
  • ne yazik ki new yorktaki guzellik salonlarinin cogunda bu yontem uygulandigi icin mecburen gerceklestirilen eylem. kaslari falan agdayla aliyorlar ondan sonra gozlerinin ustu kipkirmizi dolasiyorsun.
  • hayatımda fiziki olarak bir çok acı yaşadım. burun ameliyatıymış, yok kafada şişe kırılmasıymış, şuymuş, buymuş falan. aslında hepsi fani, hepsi yalan!

    manevi olmayan acıların en büyüğü yanak ağdasıdır ey dostlarım. rahatsız etmeyecek düzeyde bile olsa istenen/istenmeyen tüylere sahip kadınlara artık toleransla bakmamı sağlayacak bir tecrübedir. acı eşiği yüksek, yetişkinlik bir erkeğin gözlerinin dolmasına sebep olabilecek bir hayat imtihanıdır.

    klasik bayram traşı olmak için berberin kapısını zorlamamla başladı her şey. bilemezdim ki o her zaman gittiğim ve saçımı yine geçen seferkinin aynısı gibi yapabilecek olan berberimde yoğun bir traş kuyruğu olduğunu. işimin acele oluşu, beni mecburen başka bir yere gitmek zorunda bırakıyordu.

    neyse diyerek oturdum berber koltuğuna. klasik "memleket nere" muhabbeti ile başlamıştı bir saç kesimi macerası ve şimdilik her şey yolunda gidiyordu. ense köküme makine vurmamış, favorilerimi asker gibi kulak memesi üzerinden almamıştı. sevmeye başlamıştım yeni berberimi.

    ta ki, "abi senin yanak kılları çok uzamış onları alayım mı" diyene kadar.

    ispirtoya bandırılmış pamukla görmüştüm daha öncesini. nasıl alacaksın soruma, "çekerek" cevabı verdi. aklıma çin malı demirden yapılma garip aletten başka hiçbir şey gelmiyordu. gerçeği, elmacık kemiklerimin üzerine kaynar derecedeki ağda maddesinin yapıştığı an farketmiştim.

    ilk şoku henüz atlatamamıştım, "bu ne lan?" diye bile soramadım. sessiz sakin, kurbanlık koyun gibi bekliyordum. kafamdan binlerce sorun geçiyordu.

    - ya ağdayı çıkaramazsa?
    - hastaneye gitmek zorunda kalırsak?
    - gazetelerin üçüncü sayfasına "ağda yaptıran erkeğin büyük dramı" şeklinde haber olursak?
    - gözlerimi çizgi ile gizler, yüzüme mozaik yapmazlarsa?

    bu dertlerin hepsinin fani, hepsinin manevi olduğunu o ağda maddesinin yüzümden çekildiği an farkettim.

    ey tanrı! sen kullarını ağda acısından koru ya rabbi! cehennem acısı falan diyorlar ama ağda acısı kadar hiç bir şey olamaz.

    evet, yanak tüylerim gitmiş olabilir belki ama o az daha çığlık atmama neden olabilecek tecrübe, hayatlarını bu şekilde devam ettiren karşı cins üyelerine daha bir saygıyla bakmama neden olmuştur.
  • burun üzerine yapıldığında o kadar da acıtmayan operasyon. burun üzerinde konuşlanmaya başlayan kıllardan kurtulduktan başka, gözeneklerdeki yağı bilmem neyi de alıyor ki, süper!..

    (bkz: bir mazoşistin günlüğü)
  • yüzünüzün iki yanına yapışmış olan sıcak ve yavaş yavaş sıvıdan katı hale geçmekte olan parçalardan hangisi çekilirse o gözünüz yaşlanır istemdışı olarak. bugüne kadar 2 kez uygulatmış bir kişi olarak 2.sindeki acının en az %50 daha az olduğunu söyleyebilirim yani, tekrarlandıkça alışırsınız (sanırım). ben de 1-2 tane diplerde sarıdan, hafif siyaha geçmekte olan kıl olduğu için de az hissedilmiş olabilir bu acı. eh peki niye yaptırıyon o zaman, mazoşistmisin arkadaşım diyenleri de duyar gibi oldum bi an. o 1-2 kılı görüp gaza gelen berber çırağına hayır demedim bir gün ve sonrasında da o kadar acıtmadığını gördüm. hem 20-30 dk elma modunda dolaşmak haricinde bir dezavantajı da yokmuş ve işlem tekrarlandıkça bu tip kılların artma ihtimalini azaltıp, varolanları da yok ediyormuş(muş).
  • sivilce yapıyormuş :(
  • instagram'da bir sürü videosunu gördüğüm aksiyon. herhalde yapmayan berber kalmamış.
  • okul olmadığı için mecburen benimle kuaföre gelen oğlum, ne olduğunu ve ne için yapıldığını bilmediği bu ağda olayını malesef bir teyzeye yapılırken gördü. onu berbere götürdüğüm bir başka gün sıramızı beklerken oğlum, bir abiye de aynı şeyin yapıldığını görünce ( ben televizyondaki abuk bir müzik programına bakarak ortamdan izole olmaya çalışırken ) şaşkınlık içinde bana göstermeye çalıştı. bak anne teyzeye yaptıklarını abiye de yapıyorlar dedi. ben durumu anlayana kadar, oğlum göreyim diye eliyle yüzümü çevirdi. çocuk haklıymış, meğer bunu beylere de yapıyorlarmış. o an, oğlumun saç kesimi vesilesiyle ortama sızan bir hafiye gibi hissettim kendimi. televizyona döndüm sonra, saç kesimi bitene kadar da televizyondan gözümü hiç ayırmadım.
  • zaman sonra yüzde delikler oluşmasına sebebiyet verebilir. çözüm olarak ise bir süre jilet vurduktan sonra epilasyon yapılmasını öneririm.