şükela:  tümü | bugün
  • ozellikle deniz i bulunmayan ya da istanbul gibi denizine girmenin vahim durumlarla sonuclanabilecegi yerlerde cok ise yarayan, yuzme eyleminin yapilabildigi havuz. orduevi disinda ucuz gidebilecegimiz havuzlar da olsa keske..
  • her çeşit yüzme yarışı, sualti hokeyi ve sualtı ragbisi maçlarının yapıldığı sulak bir spor alanı
  • en iyisinin bile asla denizin yerini tutmayacağına inandığım şey. ama ankara gibi denizsiz* bi memlekette yaşayınca ona bile muhtac oluyor insan.
  • bir edip cansever siiri;

    " gecelim, su taraftan, cardagi da gecelim
    tarhlari, cimenleri, cocuk parkini da
    gecelim agaclarin altindan
    gecelim o yillarin ustunden topluca
    gun batmadan gecelim, gun dogmadan gecelim
    gecelim, gecelim
    simdiye ve sonraya.

    uzakta, evet uzakta
    yakinda, evet yakinda
    gordunuz mu, evet, gordunuz
    gorur gibi birinin
    bir yuz cizgisini bir baska yuzde
    gordunuz iste
    yuzma havuzuydu eskiden
    kizarmis yapraklarin altindaki
    taslasmis niluferlerin altindaki
    bugunun altindaki, simdinin
    dip sularinda hemen.

    gelecekler, geliyorlar, geldiler.

    - erirken dondurmamiz limonlu
    ya da visneli bir yasamin sonu
    gelip catmadan daha..

    - yasiyoruz, derdik, yasiyoruz da..

    - sozsuz, zamansiz bir saka miydi yasam
    bizim yasamimiz?

    - ne istedik, neden istedik, gerekli miydi cok?

    - dun aksam ne yapmistik, bu aksam ne yapacagiz?

    - gunler gunleri emdi, toprak topragi, su suyu
    bir gulus bir baska gulusu, bir durum bir baska durumu
    kum kumu, ruzgar ruzgari
    her sey birbirini ve her sey her seyi emdi
    var yok'a donustu, yok var'a
    ama biz
    yenemedik arta kalan olmayi

    - gergefinde gulumseyen karanfil bir butundu, biliyorduk
    bir orman bir butundu, bir deniz
    bir leopar benekleriyle, bir balik kilciklariyla, iri
    gozleriyle, solungaclariyla
    bir sokak, bir alan, bir kent..
    bir oda lambasiyla,masasiyla, rafiyla
    ipligiyle bir igne, dalip cikisiyla kumasa.

    - ormanda yesil degil miydi rengarenk cicekler bile?

    - maviden yeni dogmus bir beyazlik degil miydi
    avuclarimizda tuttugumuz istiridyeler?

    - ama biz daginik kaldik.

    - sevgimizle, sevgisizligimizle.

    - mutlulugumuzla, mutsuzlugumuzla.

    - ozlemlerimizle, yitikligimizle.

    - her neyse, her neyse..

    - akitirlardi havuzun suyunu
    yeniden doldururlardi.

    - gezinirdik yaban kedileri, tatli su yengecleri gibi
    avsiz, amacsiz.

    - havuzun yaninda, bufenin onunde - bana bir
    soguk bira! bana dondurma! bana da..-

    - uzanirdik gun batiminda bakira calmis mermerlere,
    plastik koltuklara.

    - sozsuz, zamansiz bir saka miydi yasam?

    - biraz oyleydi. gene de
    sorardik arasira birbirimize: neden?

    - sorsak bile ne cikardi, bir degil
    sanki binlerce yanit hep birden
    bilmem!
    bilmem!
    bilmem! "
  • yazin denizin koynundan cok ve cok az ayrilan birisi olarak rahatlikla soyleyebilirim ki, denizde yuzmek zevkse, yuzme havuzunda yuzmek spordan ote bir sey degildir. gidip les gibi spor salonlarinda milletin kicinin terini soluyarak kafayi bulmaktan yine de yegdir ama makinaya baglayip, isin zevkinden uzaklasmak cok olasi.
  • bir sürü insanın girip yıkandığı büyük bir küvetten pek de farklı olmadığını düşündüğüm içi pis su dolu çukur. klormuş filtreymiş bir yere kadar. ne kadar büyük olursa olsun küçüktür çünkü havuz. ağzınıza giren suyun az önce yanınızda yüzen kıllı amcanın kıçına deyip de geliyor olması olasılığı çok yüksektir. diyelim ki klor mikropları öldürüyor, sümüğü de yok ediyor mu? filtreye gidene kadar yutmazsanız yanınızdakinin burnundan çıkan sümüğü şanslısınız!
  • mikrop yuvasıdır. az önce götünü yıkamadan havuza giren adam varken, önceki akşam 19:00'da atılan klorun ne faydası var?
  • sağlık budalalarının girmemesi gerekir.

    havuza girerken kendimi dezenfekte edecek değilim. ayrıca havuza işenmez, işersen bu farkedilir, dayak yersin.
  • michael phelps'e göre bir cennet: “what i discovered soon after starting to swim was that the pool was a safe haven. two walls at either end. lane lines on either side. a black stripe on the bottom for direction. i could go fast in the pool, it turned out, in part because being in the pool slowed down my mind."

    yüzmek de öyle bence. yüzmek, bir insanın uçmaya en yakın hissettiği anlardan biri olmalı.
  • bonesiz yüzenlerle doluysa, her akşam filtresinden bir futbol topu kadar kıl yumakları toplanabilen bir yermiş, ben bugün bunu gördüm. etmeyin eylemeyin, duşunuzu almadan girmeyin, hemen dökülebilecek vücut kıllarınız duşta akar gider. bonesiz de girmeyin, sonra kılın tüyün içinde yüzüyoruz.