şükela:  tümü | bugün
  • farkedilen bir saniyelik yalnizliga esit olan yalnizlik.
  • haber 24 de emre zeytinoglu 'nun sundugu bir program.
    dun akşam ilk defa rastladıgım bolumde koc muzesi tanıtılıyordu,
    baska bolumunu seyretmedigim icin programın genel icerigi hakkında bir fikir edinemedim,
    yuzyıllık yalnızlık,muze,eski eserler,antika gibi kavramları ardarda dusununce acaba... diyebiliyorum
  • okumayan her insanın kesinlikle birşeyler kaybettiğini düşündüğüm roman. benim gabriel garcia marquez ile tanışmam aslında kitaplarla tanışmamla aynı zamanda olmuştur. kitap okumayı sevmeyen biri olarak bir arkadaşımın sana sayfası az bir kitap vereyim onu oku bari demesiyle olmuştur. simyacıbeni etkileyen ilk kitaptır. okudukça okuduktan sonra kitabın arkasında paulo coelho için gabriel garcia marquezden sonra latin edebiyatının en büyük yazarıdır yazısını görünce hemen atladım tabii. ve sonra sırasıyla en etkileyici romanlarla tanışmış oldum.(bkz: kolera günlerinde aşk)(bkz: yaprak fırtınası)
  • gabriel garcia marquez in ,cocuklugunda etkilendigim olaylari edebiyatla anlatmaya calistim ,dedigi ,orjinal dili ispanyolca olan kitap. o kadar akicisiz ki kitap sanirim yuz yildir okuyorum.karakterler (dede ,ogul,torun,onun oglu didisinin didisi bile ) hep ayni isimle cagriliyor. ogg geldi. bitse de gitsek.
  • adini tam anlamiyla insanin içine işleten kitap.harika mutlaka okuyun,tavsiye edin.
  • (bkz: kpss 2014)
  • kardesim sayesinde tanistigim (bkz: gabriel garcia marquez) tarafindan yazilan, saheser. betimlemeler olsun, anlatilan olaylar olsun, cok akici ve insani kitaptaki aileden biri yapan cinsten.

    simdiye kadar uzun, kisa veya roman, hikaye tarzi, az cok kitap okudum. cok sevdigim kitaplarda dahi, en fazla son 10-20 sayfasinda kitap bitmesin diye, okuma hizimi yavaslatmisimdir. bu kitabi okurken ise henuz bitmesine 150 sayfa var iken okumamak icin tutuyorum kendimi. aile uyelerinin, evin halinin gecirdigi degisimler etkiliyor beni.

    ursula ozellikle beni en cok icine ceken karakter galiba, bunun nedeni sanirim simdiye kadar, degisime en cok direnen ayni zamanda degisimin en cok icinde olan karakter olmasi. yani her olayda var ve o yaslandikca benim okuma hizimi da yaslandirdi.

    ama bir karakter guzelmis diye dusunmeyin sakin. her karakter o kadar tutarli, o kadar gercek ayni zamanda o kadar icten anlatilmis ki, yazar kimden bahsediyorsa o, sizin icin ana karakter oluveriyor.

    yazari olmus. ben kitaplarini yeni yeni tadiyorum, biraz gec kaldim belki ama onemli degil. romanlarini okuyabildigim icin mutluyum sadece. kardesime de tesekkurler.