şükela:  tümü | bugün
  • "birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk..birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor.

    o yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız?
    -anlatsam mı, anlatmasam mı?-kararsızlığımız. - bu sevgi beni acıtır mı? - kuşkularımız.. her zaman seni üzecek birileri olacaktır.

    tek yapmamız gereken; sevginin bize vaadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek."
    gabriel garcia marquez
  • okurken not tutulması işten bile değildir, ki aynı yöntemi tolstoy'un savaş ve barış'ı için de uygulamak şarttır. isim çeşitlemeleri bir kısırdöngü içerisinde sürer gider ve kim kimdi, hangisi hangisiydi derken, bir de bakmışsınız roman nihayete erer. öyle de akıcıdır.

    şöyle bir bakıldığında bazı bölümlerinden tek başına bir korku filmi çıkabilir:

    1. tren yolculuğundan hemen önceki kitle katliamı*. düş mü gerçek mi, kitleler mi ölü, kahramanın kendisi mi, muamma. fakat elbette en sonunda neyin ne olduğu anlaşılabiliyor. buradan kalkarak kafkaesk bir korku filmi çekilebilir.

    2. evin reisinin bahçedeki ağaca bağlanması ve orada, ölü olduğu halde yaşamaya devam etmesi. böyle bir korku filmini japonlar bile hayal edemezdi!

    3. karakterlerin göğe yükselmesi, bazı karakterlerin de kimilerine görünürken kimilerine görünmemesi, en zirve hayalet filmlerini bile geride bırakırdı herhalde.

    bu kitaptan tek bir film çekilse muhtemelen hayal kırıklığı olurdu, ama iyimser bir yaklaşımla, en az 10 film çıkar. nitekim japon sinemacıların en tuhafı shuji terayama, 1984 yılında çektiği saraba hakobune'de kuzenlerin aşkına, domuzvari doğum lekesine ve bekaret kemerine odaklanmıştı. mantıken de yapılması gereken bu. romanın bütününe değil, parçalarına odaklanılmalı.

    not: yıllanmış çınar ursula'nın, orhan pamuk'un (aslında bütün romanlarında etkisi hissediliyor) sessiz ev'indeki fatma'ya esin kaynağı olduğunu düşünüyorum.
  • bu hangi aureliano bu hangi kardeş kim kimin eşiydi derken bir süre isim kargaşası yaşadığım kitap.
    sonra dedim boşver co ! olaylara odaklan.
    işte o zaman sarmaya başladı diyebilirim.
  • --- spoiler ---
    "soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer"
    --- spoiler ---
  • farkedilen bir saniyelik yalnizliga esit olan yalnizlik.
  • okumayan her insanın kesinlikle birşeyler kaybettiğini düşündüğüm roman. benim gabriel garcia marquez ile tanışmam aslında kitaplarla tanışmamla aynı zamanda olmuştur. kitap okumayı sevmeyen biri olarak bir arkadaşımın sana sayfası az bir kitap vereyim onu oku bari demesiyle olmuştur. simyacıbeni etkileyen ilk kitaptır. okudukça okuduktan sonra kitabın arkasında paulo coelho için gabriel garcia marquezden sonra latin edebiyatının en büyük yazarıdır yazısını görünce hemen atladım tabii. ve sonra sırasıyla en etkileyici romanlarla tanışmış oldum.(bkz: kolera günlerinde aşk)(bkz: yaprak fırtınası)
  • uzaktayım, türkçe kitap bulamam diye zamanında fazlaca yalnız bıraktığım bir arkadaşım mailime yolladı, ta ilk o uzaklara geldiğimde.

    3-4 gün önce açtığımda fark ettim ki insanın yaşadığı gün sayısı kadar farklı yalnızlık çeşidi var. kimi senelik yalnızlıklar aslında anlık yalnızlıkken; bazı günlük yalnızlıklar yüzyıllık yalnızlık oluyor. ve biz, hepimiz, hayatımızın bazı günlerinde bir günlüğüne gabriel garcia marquez olup onu 100 yıl boyunca yaşıyor ve 100 yıl boyunca yalnız kalıyoruz. çünkü yüz yıllık yalnızlıklar, birtakım insan hikayeleri ve biten yerfıstığı ezmesi.
  • 'ınsanın oturduğu toprakların
    altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın
    insanı değildir.'

    gibi enfes cümleleri ıcinde barindiran kitap
  • melquades- tuncel kurtiz
    jose arcadio buendia nın öldürdüğü adam-sami hazinses
    ursula - aliye rona
    jose arcadio buendia- ?çıkmazlardayım

    jose arcadio- ikinci sınıf bir aktör olsa da aklıma ilk gelen steven seagal. antonio banderas hafif daha uzun olsa şahane olurdu. bir de jose arcadioda olmayan çirkin bir surata sahip danyy trejo da var. üç adamın karışımı mı bir şey desek?

    albay aureliano buendia- baştan sona kadar, okurken bu karakter için gözümde canlanan aktör yılmaz güney den başkası değildi. bir ara che figürü yanıp sönse de fikrim değişmedi.

    rebeca - salma hayek veya fatma girik olabilir ikisinin de hain bakışları var

    amaranta - gupse özay diye kassam?

    remedios mascote (albayın ilk ve son karısı) - natalie portman ama leon filmini çekerkenki görüntüsüyle.

    pilar tarnera- ciddi ciddi türkan şoray olabilir bu karakter, hem gençliğindeki görüntüsü hem de bugünkü görüntüsü ile olur olur.

    (24/03) demişim de müjde ar ı nasıl unutmuşum bu karakter için? şoraydan daha çok yakıştı bu.

    arcadio - fırat tanış!

    aureliano jose - sean penn; depresif ve içten içe bir şeyler planlayıp duran hali ile andırıyor.

    santa sofia de lapiedad- cefakar ve güzel bir karakter lazım, yıldız kenter pekala olabilir buraya.

    güzel remedios - uzun uzun soru işaretleri. aklımdaki birkaç isim kendi aralarında kutu kutu pense oynuyor.

    petra cotes - sibel kekilli de olur nurgül yeşilçay da. american hustle filmindeki rolü ile jennifer lawrence da güzel oldu sanki.

    aureliano segundo - jerad de pardeu, aklına daha iyisi gelen varsa desin.

    jose arcadio segundo- al pachino, surat olarak jerarda benzemeli biraz ayrıca kemikli ve düşünceli bir yüz lazım.

    fernanda del carpio - nicol kidman

    renata remedios (meme) - melisa sözen (bu yazıyı kış uykusu filmini izledikten sonra yazmış olmalıyım yoksa bayram değil seyran değil niye geldin melisa)

    jose arcadio - ali atay

    amaranta ursula - kesinlikle eva green

    aureliano - adrien brody

    son aureliano - söze gerek yok

    bir de diğer yan karakterler var. aklıma pietro crespi geliyor, ona da kıvanç tatlutuğun taytlı hali desek yalan olmaz.

    yardımcı resim
  • bitirmeme yaklaşık 50-60 sayfa kalan kitap. eğer sonunda büyük bir olay olmayacaksa afedersiniz ama okuduğum kitaplar arasında en abartılmış balon olanının bu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. bu ne lan. ya da bu kitap herkese göre değil.