şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • kesin bir görüş birliğine varılamasa da 1995 ya da 1990'ların sonlarında doğan, en büyüğü henüz ergen olan nesil için kullanılan tabir. şu an için ebeveynlerin büyük çoğunluğu x kuşağıdır. bu nedenle, türkiye için konuşursak, ilk bilinçli anne baba modeline sahip olan kuşak z kuşağıdır.

    x kuşağı, baby boomer anne babalarıyla, onların teknolojiye ve gelişen dünyaya yetişememelerinden dolayı yaşanan kuşak çatışmasını çocuklarıyla yaşamak istemediklerinden teknolojinin kalbine doğmuş çocuklarının ilgi alanlarından uzak kalmak istemiyorlar. baby boomer'ların uyguladıkları güdümlü anne terliğinden uzak bir şekilde, arkadaşça yaklaşıyorlar çocuklarına. özgüvenli yetişmeleri için hareketlerini kısıtlamıyorlar, çocuklarının çevreye verebilecekleri rahatsızlığı önemsemiyorlar, yaşlarının da getirdiği şımarıklıklara göz yumuyorlar, susturmaya, ertelemeye çalışmıyorlar. baby boomer bir anne babanın asla yapmayacağı fedakarlıkları yapıp, gerekirse çocuklarıyla justin bieber konserlerine gidiyorlar.

    bildiğiniz gibi z kuşağı dokunmatik ekranlar, ipadler, akıllı telefonlar ve sınırsız internetle doğdular. onlar doğduğundan beri teknoloji hızla ilerliyor. her gün bir yenilikle uyanıyorlar. ebeveynleri ve hatta abla abileri (x ve y kuşağı) bir mp3 indirmek için yarım saat beklerken z kuşağının bir şey için bir kaç saniye fazladan beklemeye bile tahammülü yok. whatsapp'ta yaşanan bir sıkıntı onlar için hayatın durması demek. y kuşağından daha sabırsızlar. aynı zamanda y kuşağından daha fazla çoklu görev yetisine sahipler. mesela, bir yandan oyun oynayıp, diğer yandan birini dinleyip aynı zamanda televizyon izleyebiliyorlar. bu özelliğin iş yaşamlarında önemli bir artı olacağı düşünülüyor. x ve y kuşağının yaşadığı "işyerinde msn yasak" gibi kurallara boyun eğecek gibi durmuyorlar. çünkü neredeyse tamamen sanal hale gelen sosyalleşme ihtiyaçları ellerinden alındığında çılgına dönüyorlar ve yoğun bir anksiyete yaşıyorlar.

    duyarsızlar, siyasetle pek ilgili gözükmüyorlar, fikirleri var ancak politik bir platformda aktif olarak yer almayı düşünmüyorlar. internet üzerinde birlikte hareket etmekte başarılılıar. yaşadıkları çağın sorunlarından çok teknoloji ve celebritylerle ilgileniyorlar. bunun yaşlarının gereği olduğu düşünülebilir ancak araştırmalara göre şimdiden y kuşağı ergenlerinin çok gerisindeler. z kuşağı zeki bir kuşak. bilgi ellerinin altında ancak her zaman ulaşma çabasında değiller. sıkıntıdan ansiklopedi okuyan ebeveynleri için bu açıdan oldukça tembeller. pek çoğu kendi işini kurmak istiyor. y kuşağında bu oran %11 gibiyken z kuşağında %17'lere çıkıyor. z kuşağı için çalışma hayatında para ikinci sırada. ilk sırada anlamlı bir iş olması geliyor. y kuşağı için ise para ilk sıradayken işte terfi şansı ikinci sırada yer alıyor.

    tüketmeye düşkün y kuşağı ergenlerinin aksine z kuşağının biriktirmeye meyilli olduğunu görüyoruz. ebeveynleri gibi rockstar olma hayalleri yerine internette fenomen olma hayalleri güdtüklerini görüyoruz. sürekli internet üzerinden iletişim kurmalarından kaynaklı olarak yüzyüze iletişimleri pek iyi değil. ancak aileleriyle iletişimleri oldukça iyi. y kuşağı için aileleri gerektiğinde bumerang gibi dönülebilecek bireyler iken z kuşağı için sığınılacak bir liman. amerika için konuşursak şimdiye kadar en çok evde eğitim alan nesil olma özelliğini taşıyorlar. bu genellemeler daha çok amerika bazında ingilizce'den çevirildiği için z kuşağının aileleri ile ilgili tutumlarını sizlerin de gözlemlerine bırakıyorum.

    z kuşağının pek özür dilemek gibi alışkanlıkları yok. bunun ailelerinin "özgüvenli çocuk" yetiştirme çabasının bir yan tesiri olabileceği düşünülebilir. onlara göre özür dilemek "ezikçe" bir tutum. özür dilemeleri gerektiğine inandıkları durumda kalırlarsa mümkün mertebe "ignore" etmeyi tercih ediyorlar.

    tutarlı ve mantıklı olmaya çalışıyorlar. çünkü sanal alemde yaşayan bu çocuklar söz gibi unutulup gidecek, ispatlanamayacak şeylerin yerine "text"lerle yaşıyorlar. tutarsız olmaları takdirde aşağılanacaklarını düşünüyorlar. sanal zorbalığa (cyber bullying) maruz kalıyorlar.

    her ergen gibi dış görünüşlerine önem veriyorlar. ve akranlarını dış görünüşlerinden dolayı eleştiriyorlar. ancak hiç sokakta yaşamamış çocuklar olmanın da getirdiği dezavantajla oldukça hareketsizler ve obezite bu kuşakta hiçbir kuşakta olmadığı kadar yaygın. spor onlar için sağlıklı ve zayıf kalmanın yolu. bir aktivite olabileceği fikrine çok uzaklar.

    her ergen için olduğu gibi onlar için de beğenilmek çok önemli. ancak beğenilmek, takdir edilmek onlar için followerlar, rt'ler, fav'lar, like'larla ölçülebilir. bunu artırmak için oldukça şeffaf davranıyorlar. ancak şeffaf olayım derken çok büyük bir tehlikenin içine giriyorlar. internet üzerinden anonim kişilere ev adresini vermekte bile sakınca görmüyorlar. insagram, facebook, snapchat, ask.fm gibi ortamlardan sadece "arkadaşlar" değil fake hesaplar ve hatta pedofiller de bilgi ve image topluyor. ve çocuklar kişisel bilgilerini kendi elleriyle bu anonim kişilere teslim ediyorlar.

    z kuşağı genç yaşta ve kolayca pornografiye ulaşabiliyor. erkek ergenlerin %84'ü internetteyken bir şekilde pornoyq maruz kaldığını belirtiyor. (reklamlar, videolar, suggestler) %88'i yaşıtlarının pornografik sitelere girmesini sıradan görüyor. erkek çocukların %69'u kızların %10'u ayda bir kaç kere porno sitelere ziyaret ettiğini söylüyor. amerika'da seks yaşının 11'e düştüğü söyleniyor. ortalama yaş ise 16. gençler düzenli seks yapmasalar bile sex içerikli mesajlaşma yapıyor, fotoğraflar yolluyorlar. r&b videolarının %99'ı soft porn olarak nitelendiriliyor. porno normalleştirildiği için çocukların pornoya ve hatta sekse bakış açısı da değişiyor. 12 yaşında kız çocuklarının brezilya ağdası istedikleri, bu görünüme sahip olmazlarsa erkek arkadaşlarının hoşlanmayacaklarını düşünüyorlar. aynı şekilde bu yaşlardaki erkek çocukları da kız arkadaşlarının daha fazla porno yıldızına benzemelerini istiyor. geçtiğimiz yıl ingiltere'de yapılan bir araştırmaya göre ise medyada izlediğimiz tanıtım videolarının %75'i cinsellik, %56'sı şiddet içerirken 2004'ten bu yana medyada kadına şiddet %120, gençlere şiddet %400 oranında artmış. tüm bunların çocukları çok daha çabuk büyümeye zorladığı belirtilmiş.

    bunlar dışında z kuşağı eğitimin önemini biliyor. ileride neredeyse yarısının üniversite mezunu olacağı tahmin ediliyor. bu da y kuşağının yaşadığından daha fazla yaşanacak rekabet ve işsizlik demek. başarılı olmak, kendilerini göstermek için, yaratıcılıklarını ve farklılıklarını göstermek, çok yönlü, çok çok daha fazla kültürlü olmak zorundalar. onları kolay zamanlar beklemiyor.
  • binlerce yildir her nesil kendinden sonra gelen nesilin bozuldugunu dusunmustur. binlerce yillik yazilarda bile yeni nesillerin saygisiz ve her anlamda eski nesilleri arattigi yazilidir. ornegin milattan once 20 yilinda horace tarafindan yazilan odes'te "biz babalarimizdan daha kotu bir nesil olduk ve bizim cocuklarimiz da bizden daha kotu bir nesil olacaktir" mealinde bir tespit geciyor. gunumuzde yine bununla karsi karsiyayiz ve "z kusagi" bozuk bir kusak olmakla itham ediliyor. bu entry'de cesitli arastirmalar isiginda iyisiyle kotusuyle z kusagina bakacagiz ve onlarin surekli kotulendigi kadar berbat bir nesil olmadigini gorecegiz.

    "z kusagi" 1997 ve sonrasinda dogan nesile verilen isimdir ve bu kusagin su anda en yasli temsilcileri 19-20 yaslarinda. bu nesil internet ve akilli telefonlar caginda dogup buyuyen ilk nesil oldugu icin bu nesilin uyelerinin kisiligi ve hayat tarzlari teknoloji tarafindan sekillendirilmektedir. simdi cesitli arastirmalar isinda z kusaginin ozelliklerini maddelerle siralayalim.

    1.) z kusaginin uyeleri onceki kusaklara gore daha arastirmaci. bir urun almadan once urunu internetten birden fazla kaynak kullanarak arastirip derinlemesine inceliyorlar ve karar verme konusunda aceleci davranmiyorlar. bu kusak onceki kusaklara gore daha sorgulayici ve televizyonda gordukleri reklamlara inanmiyorlar.

    2.) z kusahinin uyeleri cocuk olarak evde sozu en fazla gecen nesil olma ozelligini tasiyor. bundan onceki nesillerde ornegin aile eve bir televizyon alirken cocugun fikrini ya sormazken veya dikkate almazken z kusaginin fikri soruluyor ve cogu zaman z kusaginin fikri dikkate aliniyor. bunun sebebi birinci maddede soylendigi uzre bu kusagin arastirma yapmayi sevmesi olabilir. abd'de z kusagina ait cocugu olan ailelerin %60'i televizyon aliminda cocugun fikrini sorup dikkate almis ve bu rakam onceki nesillerin cok uzerinde.

    3.) z kusagi yaptigi alisverislerin %55'inden fazlasini internetten yaparken %45'inden daha azini dukkan ve magazalardan yapiyor ve alisverislerde interneti en fazla kullanan kusak olma ozelligini tasiyor.

    4.) onceki nesillere nispeten z kusaginin lisede alkol, sigara ve uyusturucu kullanma oranlari %30-35 daha dusuk. ayrica okulda fiziksel kavgaya karisma oranlari %25 (onceki nesilin orani %42'ymis). yine abd'deki z kusagi uyelerinin lisedeyken hamile kalma orani onceki nesillere gore cok daha dusuk. ornegin 2000 yilinda lisede hamile kalma orani %5'e yakinken simdi %2'ye dusmus durumda. z kusagi onceki nesillere gore kurallara uyma konusunda daha titiz ve disiplinliymis.

    5.) abd'de lise cagindaki z kusagi uyelerinin %26'si bos vaktinde bir hayir kurumunda gonullu olarak calisiyor. z kusagi onceki kusaklara gore sosyal ve cevre konularinda daha duyarli olarak dikkat cekiyor. yine z kusagi lisedeyken kendini gelistirmek icin okul disi aktivitelere (sosyal klupler, spor, tiyatro, muzik, yabanci dil) en fazla vakit harcayan nesilmis.

    6.) su anda dunya tarihinin en dusuk dogum oranlari gozlemleniyor. bu da z kusaginin onemli bir kisminin az cocuklu evlerde yetismesi anlamina geliyor. z kusagi cocuklarinin tek cocuk veya evdeki 2 cocuktan biri olma ihtimali onceki nesillere gore 2-3 kat daha fazla. bu da ailelerinin hem maddi hem manevi olarak z kusagindaki cocuklara onceki nesillere gore daha cok kaynak ayirabilmesi ve bu nesilin daha iyi yetismesi anlamina geliyor.

    7.) z kusagi velilerine en az soru soran nesilmis. normalde cocuklarin buyurken anne babalarini soru yagmuruna tutmasi ve gunde yuzlerce soru sormasi normal karsilanirken bu nesildeki cocuklar herseyi internetten ogrendigi icin buyuklerine daha az soru sorup daha az danisiyormus. bu da onlarin arastirmaci ruhunu korukluyormus.

    8.) z kusagi onceki nesillere gore daha girisimciymis. henuz lise cagindayken bile kendi isini kurma hayalleri kurup bu konuda harekete gecen z kusagi, ayni zamanda ogrencilik hayati boyunca bir yandan da is tecrubesi edinmek icin part-time calisma konusunda en istekli nesilmis. bu nesil okulda ogrendikleriyle yetinmek yerine isi iste ogrenmeye onem veriyormus. yine bu nesilin %33'u herhangi bir konuyu ogrenebilmek icin internetten bir kursa katilmis.

    9.) z kusaginin uyeleri onceki nesillere gore daha az tv izleyip daha cok bilgisayar ve tablet kullaniyorlar. diger kusaklara gore farkli irklardan ve milletlerden arkadas edinme oranlari cok daha yuksek. ayrica internet sayesinde uzun mesafeli arkadasliklar konusunda da diger nesillerden daha yuksek bir katilim oranlari var. ornegin x kusagindan birinin 10 arkadasi varsa bunlarin 9'u ayni sehirde yasayan arkadaslardan olusuyormus ama z kusaginda bu oran 5-6 civariymis.

    10.) abd'deki z kusagi uyelerinin %90'i gelecekten umutlu ve iyimsermis ama %65'i universiteyi bitirdikten sonra is bulup bulamama konusunda az da olsa endiseliymis. z kusagi onceki nesillere gore daha mutlu gibi gozukuyor ama bu nesilin uyeleri is hayatina atildiginda bunun devam edip etmeyecegini gorecegiz. yine z kusaginin en buyuk kaygisi "gelecekte basarili olup olamayacagi" konusuymus. bu da bu kusagin uzerine anne babalari tarafindan yuklenen misyonun strese yol actigini gosteriyor.

    11.) z kusagi evde yemek yapma konusunda en merakli olan kusakmis. z kusagi disarda yedigi yemegin sagligina ve butcesine olan etkisi konusunda daha dusunceliymis ve ozellikle youtube'daki yemek tarifi kanallarini ziyaret ederek kendi yemegini ucuz ve saglikli bir sekilde yapma konusunda istekliymis. yine bu nesil onceki nesillere gore yedigine ve ictigine daha dikkat ediyormus. bununla birlikte bu neslin spor aliskanliklari onceki nesillerden biraz daha farkli. z kusaginin uyeleri ya surekli spor yapiyor ya da hic yapmiyor. ikisinin ortasi cok az. bu yuzden sayica ayni anda hem en fazla obez hem de en fazla kasli atletigin bu nesilde olmasi bekleniyor.

    12.) z kusagi onceki nesillere gore daha ozgurlukcu ve dine daha az bagliymis. abd tarihinde ilk kez bir kusagin yarisindan fazlasi kendisini dindar olarak tanimlamiyormus. tabi ki bu da z kusagi yaslandikca degisebilir. bir baska ilginc istatistik de su sekilde: z kusagi ortalamada diger nesillere gore daha az dindar olmakla beraber bu nesilden dindar olanlar ortalamaya gore daha dindarmis. yani bu neslin dindar uyeleri dini vecibeler konusunda daha dikkatliymis. bu kusagin onemli bir kismi evlenmeyi dusunmuyor ve evlenirse de ya hic cocuk yapmak istemiyor ya da en fazla 1-2 cocuk yapmak istiyor.

    13.) z kusagi ev ve araba sahibi olmak yerine dunya'yi gezmeyi tercih ediyorlar. isyerinde uzun saatler calisip daha cok para kazanmak yerine az calisip daha az kazanmak istiyorlar. yine de z kusaginin uyeleri bazi konularda gercekci bir bakis acisina sahip ve bazi seylere cok calismadan sahip olmanin ne kadar zor oldugunun bilincindeler.

    14.) z kusaginin uyeleri kendilerinden bir onceki milenyum kusagina gore politikayla cok daha ilgili. bu kusak politikayi sadece yerel degil ayni zamanda kuresel anlamda takip ediyor.

    15.) z kusaginin dikkati daha cabuk dagiliyor ve onlari uzun sure boyunca bir konuya odaklamak oldukca zor. yine z kusagi uyeleri sahip olduklari seylerden cok cabuk bikiyorlar ve cesitlilige onceki nesillerden cok daha fazla onem veriyorlar.

    16.) z kusagi giydigi giyecegin markasini onemsemiyor ama kullandigi elektronik esyanin markasini onemsiyor. bu nesil daha sade giyiniyor, daha az makyaj kullaniyor ve dis gorunusuyle daha az ilgileniyor ama onlar icin kullandiklari teknolojik urunlerin son model olmasi ve kaliteli bir markayi temsil etmesi cok onemli. ustelik yeni nesil bunu "cool" yani havali olmak icin degil daha kullanisli oldugu icin istiyor ve kullanisliligi havaliligin onunde tutuyor.

    17.) z kusaginin muzik zevki onceki nesillere gore daha cesitli. onceki nesillerde ornegin birisi kendisini rockci olarak tanimliyorsa buyuk olcude rock, rapci olarak tanimliyorsa cogunlukla rap dinliyorken bu nesil her turlu muzigi dinliyor ve kendisini belli bir muzik turuyle tanimlamiyor.

    18.) z kusagi onceki kusaklarin aksine tv'lerin ve medyanin kendisine iteledigi unluler ve starlara yonelmek yerine kendi unlu ve starlarini yaratiyor ve kendi starlarini takip ediyor. ornegin bugun tv'lerin ve medyanin milyonlarca dolar harcayarak ortaya cikarttigi proje yildizlar z kusagindan pek ilgi gormezken evinin bir odasinda youtube videolari ceken birinin milyonlarca takipcisi olabiliyor. z kusagi medyanin kendilerine pompaladiklari disinda unluler ortaya cikartma sansi elde eden ilk kusak oldugu icin bunun ekmegini sonuna kadar yiyor. bu konu gecen sene south park'ta oldukca iyi bir sekilde islenmisti.

    19.) z kusagi her ne kadar gun boyunca surekli o ya da bu sekilde internete bagli olsa da e-mail kullanmayi sevmiyor ve twitter'la facebook'un fazla dramatik oldugunu dusunuyor. bu nesil facebook yerine instagram, snapchat veya sms kullanmayi tercih ediyor.

    20.) onceki kusaklarda hep nerd yani cok ders calisan "ineklerin" ezik oldugu dusunulurken z kusagi onceki kusaklarin aksine nerd'lerin "havali" oldugunu dusunuyor. ayni zamanda z kusagi arkadas gruplari olarak en yuksek cesitlilige sahip. yani z kusaginin olusturdugu bir arkadas grubunda her dinden, irktan ve sosyal siniftan insan bulunabiliyorken onceki nesillerin arkadas grubu ortalamada daha homojenmis.

    21.) z kusaginin %89'u universite egitiminin onemli oldugunu dusunuyor ve ezici bir cogunlugu liseyi bitirdikten sonra universite okumak istiyor. abd'deki z kusagi uyelerinin %49'luk bir kesimi henuz lise egitimi devam ederken disardan 1-2 universite dersi alarak universite egitiminin neye benzedigini ogrenmeye calismis. yine z kusaginin yarisi teknoloji veya bilim alaninda calismak istiyormus. su ana kadar liseyi bitiren z kusagi uyelerinin %50'sinden fazlasi universite egitimine baslamis durumda.

    22.) z kusagi her turlu bilgiye kolayca ulasabilecegini bildigi icin ezber yapmayi sevmiyor. bu da onlari teknolojiye tamamen bagimli kiliyor. ornegin her yere gps'le gittikleri icin yoldayken telefonlari bozulsa veya sarji bitse yolda kalma ihtimali en yuksek olan kusak z kusagi.

    kaynakca:

    https://www.irishtimes.com/…-generation-z-1.3459700

    https://www.nytimes.com/…re-comes-generation-z.html

    https://www.cnbc.com/…-workforce-and-change-it.html

    https://www.inc.com/…ys-they-will-be-different.html

    https://www.fastcompany.com/…determined-anti-millen

    http://wwd.com/…s/generation-z-research-1202668831/

    https://www.washingtonpost.com/…fore/?noredirect=on

    http://www.businessinsider.com/…riving-study-2017-9

    https://www.macleans.ca/…-crime-is-falling-so-fast/

    http://danschawbel.com/…g-facts-about-generation-z/

    http://genhq.com/gen-z-2017/

    http://www.businessinsider.com/…on-z-profile-2017-9

    https://www.commscope.com/…/generation-z-report.pdf

    https://www.barna.com/…ch/gen-z-questions-answered/

    https://www.forbes.com/…ue-music-consumption-habits

    https://www.cnbc.com/…c-gen-z-is-the-worst-off.html

    https://globalnews.ca/…/3755912/generation-z-study/

    https://www.theguardian.com/…on-z-latest-data-teens

    http://randyapuzzo.com/…neration-z-the-digitarians/

    https://www.independent.co.uk/…liness-a7434111.html

    https://i-d.vice.com/…ia-accounts-and-going-offline

    http://3pur2814p18t46fuop22hvvu.wpengine.netdna-cdn.com/…

    http://www.businessinsider.com/…re-all-about-2017-9
  • aldığı maaşın yetmediğini söyleyip yine malum partiye oy vereceğini söyleyen, büyük resim kurslarına giden, tek eğlencesi survivor izlemek olan nesillerin hiçbir zaman beğenmediği kuşak

    edit:10 11 yaşında çocuğu enes batur izliyor diye eleşitirip 30 yaşında recep ivedik izlemek de baya mantıklı siz z kuşağı diyerek genelleme yaparsanız ben de çoğunluğa bakarak genelleme yaparım. ayrıca yeni nesil genel olarak apolitik çok umutlanmayın. z kuşağı bildirdi
  • gördükleri ekranı parmakla ittiren nesildir.
  • muhafazakar ve playboy olmasından iyidir *

    edit:görsel
  • en azından y kuşağı gibi işsiz kalma korkusu yoktur çünkü çoğu zaten işsiz kalabileceği ihtimalini daha üniversiteye girmeden düşünmeye başlar.
  • z kusagi turkiye'yi kurtarir mi, dunya'yi bastan tasarlar mi filan gibi genel gecer konulara girmeden, daha cok z jenerasyonuna seslenerek hem de onlerindeki bir takim tehlikelere karsi onlari haberdar etme adina birkac sey soylemek istiyorum.

    hic dusundunuz mu neden bu belli bir yasin ustundeki insanlar asiri derecede tahammulsuzler? hic dusundunuz mu genc kizlarin sortlarina, eteklerine karisan 50-60 yas arasi insanligin curufu adamlar fuhus pesinde kosmasina ragmen bu genc kizlarin giyimine, kusamina, yasam tarzina karisiyor, onlara ahlak dersi veriyor?

    bu tavirlarin hicbirinin ne din ile ne ahlak ile ne de turk aile yapisi alakasi var! bunlar birer bahane! bu insanlarin kahir ekseriyeti gencliklerini yasayamadiklari icin, hayatlarinin bosa gittigini iclerinde hissettikleri icin genc insanlara da tahammulsuzler. genclerin iyi bir yasam surmelerini istemiyorlar. onlarin eglenmelerini kiskaniyorlar. bugun yavas yavas da olsa daha rahat sekilde partner bulma imkanlarini hazmedemiyorlar. cagin getirdigi imkanlar onlarin kendi zamanlarinda yoktu diye bugun de bu nimetlerden gencler faydalansin istemiyorlar. dumduz bir sekilde genclerin kotulugunu istiyorlar aslinda. o yuzden buradan genclere cagrimdir. hicbir surette 60 yas ustu insanlari eger ogrenimleri lisans duzeyi altindaysa dinlemeyin. egitim turkiye'de rezil bir seviyede olmasina ragmen yine bundan 40 sene once universite okumus birisinin nispeten biraz vizyonu var demektir. o insan yine boyle bosa gecirilmis bir hayat da yasamadigi icin buyuk ihtimal tecrubeleri belki fayda saglayabilir. fakat hayatini yasayamamis 40 uzeri insanlarin hicbirini dinlemeyin. bu gruba hatta iyi bir hayat yasamasi mumkun gorunmeyen 30+ insanlari da dinlemeyin. zaten bu da kendi hayatiniza insan katarken nasil ayakkabi bile alirken iyisini arastiryorsa insan ayni dusturu burada da yani hayata insan katarken de benimsemeli.

    simdi genel olarak tespitimizi yaptik. turkiye'deki bu ahlak bekciligi bir maskedir. bunu bahane ederler sadece. bu "ben yapamiyorum, sana da yaptirtmam" demekten baska bir sey degildir. cunku zaten zengin insanlarin yasamlarina karisamiyor bunlar, cunku boyle bir aksiyonda bocek gibi eziliverirler. bunlara da kalan iste kendilerinden yasca kucuk gorduklerinden dolayi gorece kendilerini guclu sanmalari ve bu gucu kullanmaya caliasarak insanlarin hayatlarina karsimalaridir. bu sadece turkiye'de, turk halkina ve toplumuna da ait bir sey degildir. iyi bir hayat yasayamadigini dusunen herkes belli bir kesiminden sonra kendi hayatinin mutsuzlasir, bezginlesir ve diger insanlarin kiskanmaya baslar. o yuzden bu insanlari kesinlikle insan yerine koymayin. onlari ayni birer bocek gibi ezin. soylemlerim acimasiz geliyor olabilir fakat isin ucu cok daha tehlikeli bir yere cikmasi ihtimaline karsin bunlari diyorum.

    diyelim ki bu curuflari bertaraf etmediniz ve bu kendi hayatini yasayamamis insanlarin sizin kendi hayatinizi yasama ihtimaline olan nefretleri dolayisiyla yaptiklari baskilara boyun egdiniz ve siz de istediginiz bir hayat yasayamadiniz. sonra ne olacak? bunun aynisini siz bu sefer alfa kusagina yapmaya calisacaksiniz. ya da bir kusak atlayalim ondan sonraki beta mi olacaktir, kusaga yapacaksiniz. her yeni nesil, o siradaki dunya'ya en iyi adapte olabilen nesil olacagindan oturu de dunya'nin gelismis ulkeleri bu sorunlari daha onceleri asmis oldugundan mutevellit progressive yani uzerine koyarak artan gelismeyi surdurebilir hale getirerek cok daha hizli yol alirken, bu sefer bizim toplumumuz rolatif olarak geride kalacaktir. bugun mesela iran'a baktigimiz zaman, iran istedigi kadar bilim ile ugrassin, istedigi kadar rubai okusun, bugunun dunyasina tumden adapte olabilecek bir toplum insa edemez. ulusu artik coktan bir yuzyil geriden bir devlet olarak yoluna devame edecektir ve 22. yuzyila girildiginde iran belki anca 21.yuzyila gecmis olacaktir. cok kacaba bir kuralimiz var 21. yuzyilda 1 dekad, 1 yuzyila denk geliyor eski zamanlara normalize edildigi zaman. biz bugun 21. yuzyilin 3. dekadi icindeyiz. bir geriye donun ve bakin, birinci dekad nasildi, ikinci dekad nasildi diye. sanki 20. yuzyildaymissiniz gibi hissedeceksiniz. emin olun bu 3. dekad bitip, 4. dekada girdigimiz zaman cok daha fazlasini hissedecegiz.

    ben turkiye'nin en saglikli nesilinin y nesli oldugunu dusunuyorum. cunku y nesili gercekten bir avrupa gencligi gibi genclik yasadi. bu nesilin enerjisi cok yuksek. bu nesilin bezginligi yok. egitim konusunda da yine donemin ekonomik sartlari geregi yurtdisinda egitim almis insan sayisi bakiminda ciddi bir populasyon var. gencligini gorece iyi yasamasindan mutevellit ulkesine karsi nefret duymuyor. kisisel ve bireysel vakalar olabilir. genel olarak turkiye'deki x-y-z nesilleri hakkinda konusacak olursak boyle bir ortam cikiyor ortaya. kendisini gelistirebilmis x nesli, nispeten z neslini anlamak ve onlarla beraber vakit gecirmek konusunda istekliler fakat durmadan da bir akil verme egilimindeler. y nesli ise daha cok kendi hayatini yasiyor cok seye aldirmadan. bugun elinde nispeten bir ekonomik guc var fakat eminim universite yillarindaki harcliklari kadar (dolar bazinda) para bugun belki kazaniyorlar. ben kendimden ornek verecek olursam, ailemden aylik 700 lira aliyordum, basbakanlik burslu aliyordum, o da sanirim 180 tl gibi bir seydi, iki farkli buyuk sanayi kurulusundan da ekstra burs aliyordum, akrabalarin verdikleri filan da eklenince asagi yukari elime 1600-1700 lira geciyordu elime aylik. dolar bildiginiz uzere 1.1-1.3 arasinda gezeliyordu o done, yani 1500 dolar uzeri bir para. bugun 1500 dolari ancak 5 yillik tecrubeli muhendisler aliyor kurumsal firmalarda. bu sadece benim icin oyle degildi, cogu akranim da benzer bir ekonomik refah icindeydi. dedigim gibi bir universite ogrencisi yazlari icin kendisine avrupa tatili hayal edebiliyordu ve gidiyordu da. bu gibi avantajlardan oturu y neslinin enerjisi cok yuksek. henuz kendilerini bitirmediler ve zenginligin nasil bir sey olabilecegini biliyorlar.

    benim ongorum turkiye'de y kusagi ile z kusaginin isbirligi ile yeni bir donem baslamasi oldukca mumkun. burada fakat z neslinin kendisini iyi yetistirmesi gerekiyor. aksi halde y kusagi direkt olarak z neslini atlayip alfa kusagi ile de isbirligi yapabilir. dedigim gibi y nesli ruhsal olarak cok kotu durumda degil. z kusaginin en buyugu 23 en kucugu de 10 yaslarinda. z kusagi kendi moralini yuksek tutmasi gerekiyor, gunluk siyasete vakit kaptirmamasi gerekiyor. kendisini sanki kesinmis gibi gelecekteki o gunlere hazirlamasi gerekiyor. bunlar yapilmazsa koskoca bir nesil gercekten atlanabilir. bu ciddi bir tehlike.

    ozellikle 21. yy problemlerinin bana kalirsa kursel isinma kadar tehlikeli olan bir sorunu da gelir adaletsizligi. cunku bu gelir adaletsizligi, goclere de sebep oluyor. bazi ulkelerin daha da fakirlesmesine sebep oluyor. dolayisiyla savaslara sebebiyet veriyor. savas yuzunden dengeler bozuluyor, bunlarin bir ucu da doga tahribatina kadar gidiyor. gelir adaletsizligi konusunda daha bugun gordum, bernie sanders'in bir tweeti, jeff bezos saniyede 2345 usd kazaniyor diyor. kusuratlar yanlis olabilir de 2300 ya da 2400 gibi bir seydi yanlis hatirlamiyorsam. yani 3000 degil, 2000'den de az degil. saniyede yuvarlak hesap olsun 2500 dolar kazaniyor. tekrar etmeliyim sanirim, saniyede diyorum. yani nispeten dumduz asgari ucretle calisan biri abd'de 2500 dolar kazanir. bu gelirin uzerine cikamaz demiyorum, ben 49854 kazaniyorum demesin abd'de yasayan bununla her firsatta ovunmeye calisanlar.
    usa minimum wage

    bu jeff bezos sadece bir dakikada siradan bir essential worker denen birinin (yani minimum wage ile calisan degil de kamuda ya da hizmet sektorunde olmazsa olmaz bir is yapan birisi, mesela hemsire gibi) aldigi maas ile kiyaslarsak, o kisi de net abartiyorum 3 katini alsin asgari ucretin, jeff bezos 3 dakikada bu insanlarin 5 yillik maaslarina tekabul eden miktar kadarini kazaniyor. 3 dakika vs 5 yil. bir omurleri ise sadece jeff bezos'un yarim saati. butun profesyonel hayatlarindan bahsediyorum, onu da abrttik 50 sene olsa dedik. iste bu kapitalist ekonominin gercekten dogasi itibariyle sahip oldugu bir defect, bir eksiklik. kisacasi var olan sistem bu sekilde devam etmeyecek buna emin olabiliriz. fakat bu sistem yine kapitalizmden baska bir sey olmayacak. sadece daha degisik ve guncellenmis bir formu olacak. yani yine bireysel yaraticilik ve uretkenlik on planda olacak. o yuzden is isten gecti gibi bir durum yok bu onumuzdeki donemde cok ciddi firsatlar olduguna inaniyorum. zaten bunlarin bir kismi da gorunuyor. ozellikle yukarida bahsettigim bireysel yaraticilik ve uretkenlik kisminda. bunlardan bir sey anlamiyorsaniz, arastirmanizi tavsiye ederim. o firsatlar hangi alanlarda diye sormaniz bunu benim gizledigimden degil, okumaniza ragmen anlamamaniz ile alakali olacaktir. yani burada "robot psikologu, uzay copcusu" filan gibi dandik turk gazeteleri uyduruk "gelecegin meslekleri" listesi gibi bir sey beklemeyin bunu demek istiyorum.

    bir diger firsat sunan alan da egitim. bugun ne idugu belirsiz bunak profesorlerin kendileriyle duyduklari gururdan anlatamadiklari sanayi devrimi mufredatina muhtac degilsiniz. bugun gercekten hayatta genc yasta basarili olmus insanlarin egitim videolari var. ne yaptiklarini her seyiyle anlatiyorlar. bugun bir profesor "teknik universite en iyisi yea" derken, diger insanlarin oradaki profesorlerin yasadiklari bireysel huzurun belki bin mislini yasiyorlar. bugun baktigimiz zaman butun ulkenin ayila bayila takip ettigi profesorlerden celal sengor dahi, "itu turkiye'nin en iyi universitesi" diyor. bunu yaparken de turkiye'de universite olmadigini buna itu'nun de dahil oldugunu soyluyor. fakat yine de bir insan olarak, eski kafali bir insan olarak, kendi mensubu oldugu yeri yine de ovme ihtiyaci hissediyor. yoksa bugun itu denen okuldan daha iyi liseler var turkiye'de. bunlar sadece robert college, alman lisesi, st jorj, fransiz lisesi vs de degil. ozel okullardan da gercekten itu'den odtu'den ve bogazici uni'den iyi okullar var. fakat bizim tiriska halkimiz bu tur seylere cok deger verir. bu uyduruk kitlenin de buna deger vermesinden oturu gencler de bu tuzaga cekilir. sorsaniz en avrupali kendisi fakat lise mezunlarinin gozdesi oldugu icin sadece kiymetli olan, halkin oyle atifta bulundugu bir okuldan mezun oldugu icin kendisini buyuk bir sey yapti sanir. 35 yasinda insan bundan 17-18 sene onceki basarisiyla ovunur. bu vardir cogu insanda. zaten bu davranis sekli eger sizde de varsa emin olun hayatiniz boyunca maas kazanacak birisiniz demektir. hayat sadece oyle girilen bir sinavin sonucunda acilan yol ile sekil alan bir sey degil. hayatin her gunu bir oy sandigina atilan oy gibidir. siz 18 sene boyunca her gun "ben suraliyim, ben buraliyim" derseniz, "kendiniz" olamazsiniz. bir tabela olursunuz. cunku kendi sandiginiza oy atmamissiniz hic. tercih etmemissiniz onu. siz artik sadece bir bilmem nerelisinizdir yani otesi degil. stereotype denen bir tip iste. kesinlikle ozgun degil, kesinlikle dogurgan degil. tamamen edilgensiniz demektir. yani size is verilir yaparsiniz bu kadar. o yuzden boyle biri olmamak dahi tek basina emin olun baslangicta cok zor olsa da size kesinlikle cok iyi bir hayat sunacaktir. tabii ki bunlari da 20'li yaslardaki insanlara soyluyorum. bugun 30 yasindaki biri bu cesareti gostermesi cok cok zor. ha gosterirse o da kazanir. o da ayri mevzu fakat dedigim gibi cok zor. cunku o aylik 10-15 bin liraya yilda 350 gun calisacaktir. 15 gun kendi izin hakki olacaktir sadece. bayramlar seyranlar da maasindan duser aslinda farkinda degildir.

    toplarsak eger, z kusagina neler dedik kabaca soyle bir tekrar edelim.

    1) x kusagi ve oncesi sizi kiskaniyor. onlari dinlemeyin! onlara kulak asmayin.
    2) eger onlari dinlerseniz siz de kendinizden sonraki kusaklara ayni baskiyi
    yapacaksiniz. bu da bu sekilde surgit bir hal alacak ve yasadiginiz toplum kesinlikle
    toparlanamayacak.
    3) egitiminiz cok onemli fakat bu egitim oyle bugun marka gibi gorunen 3-5 tane
    mufredati ikinci sanayii devriminde kalmis okullardan alinan egitim degil, daha
    cok sizin kendinize ozgun, kisisel gelisiminizi destekleyen bir egitimdir. gelecegin
    ihtiyaclari ve sizin bunlarin hangilerine yatkinliginiz asil sorulardir. bilmem ne
    sinavinda yaptiginiz skor degil.
    4) kesinlikle maas kazanma gibi bir yola gitmemelisiniz. yakin bir donem icerisinde
    maas verilmesi bile kesilebilir. onun yerine jeton, kredi ne derseniz deyin bu tur
    sisteme gecilmesi cok mumkun. hala daha bugunlerde dunya'da varlik sahibi
    olmak mumkun iken bunu degerlendirmek gerekiyor.
    5) kesinlikle karamsar ya da umutsuz olmamak lazim. gunluk siyasetten uzak durmali
    fakat olan bitenden de haberdar olmaliyiz.
    6) saglam kafa saglam vucudda bulunur cok dogru bir soz. gun asiri kesinlikle spor
    yapilmali. kiloya dikkat edilmeli, gunde yine en az yarim saat kendi kendimizle
    vakit gecirmeliyiz.
    7) son olarak da boktan insanlar daima olacaktir. burada yazdiklarima "kisisel gelisim
    zirvasi" vs diyen de cikacaktir. millet ac ac diye yaygara yapan da cikacaktir. siz
    bunlara takilmayin. turkyie bir yengec sepeti, o yuzden bu insanlar daima
    cikacaktir. ben daha iyini hakediyorum aslinda diyenler cikacaktir. sizi
    begenmeyenler cikacaktir. bunlara aldiris etmeyin kesinlikle. siz kendinize karsi
    durust oldukca, gelisim bakidir.

    not: ben genclere hitap ettigim yazilarimda daima olumlu konusuyorum, genel olarak da turkiye hakkinda konusurken olumsuz konusuyorum. bunu celiski olarak gorenler olabilir. cok dogaldir. ben genclerin onundeki zamani dogru kullanmalari ihtimaline karsin olumlu konusmalar yapabiliyorum. yoksa bugun 30 yasini asmis ve icinde umut olmayan, sevgi barindirmayan insanlarin kurtulmasi imkansiz. buradaki mesele aslinda direkt olarak yas mevzuu da degil. buradaki yas bir nevi normalizasyon gibi calisiyor. yani 20 yasindaki biri de aslinda 45 yasindakiler sepetine atilabilir. 50 yasindaki biri de 30 yas alti gruba dahil edilebilir. buradaki asil onemli nokta bakis acisi. defeatist insanlardan uzak durmak daima iyidir. mizmizlanan insanlardan uzak durmak daima iyidir. bir seylerden sadece sikayet eden insanlardan uzak durmak daima iyidir. bunlar hicbir sey yapmazlar cunku. bu dediklerim genel olarak cok basit gelebilir. bunlarin ozune sizin kendiniz inmeniz gerekiyor. olay oyle "ha evet spor yap, ha evet negativiteden uzak dur" degil. gunde 14 saat bilfiil calisabileceginiz bir hayat kurmaniz gerekiyor kendinize. bunu mesai olarak gormeyeceksiniz. mesai denilince akliniza maas gelsin. maas denen yerden de kosarak kacin. bu size mutluluk getirmeyecektir. emin olabilirsiniz.
  • ağır sikişlerin döneceği kuşak. biz 40 yıl falan geriden geliyoruz, okullarda katliamlara bu kuşak başlayacak. bir beş yılı var diye tahmin ediyorum.
  • önceki nesillerden daha zeki oldukları söyleniyor. zeki ama çalışmıyor lafı bu nesille rafa kalkacak ve zeki ama çalışamıyor olacak sanırım.

    geçenlerde bu neslin temsilcilerinden birine ders çalıştırayım dedim, deney yapıp sonucu yorumlamak gerekiyor. ama deneyi nasıl yapacağını anlayamıyor, çünkü okuyamıyor, çünkü 5. sınıfta ve okumayı hala bilmiyor.

    çocuklara karşı bir iğneleme yok, güzelim nesli muhteşem eğitim sistemiyle taçlandıranlara karşı bu sevgim.
  • z kusagi. 2000’li yılların gencligi. sadece kendi ozel hayatlariyla, gittikleri partilerle, giydikleri kiyafetlerle ilgilendikleri icin ice donuk olduklari kabul edilir.