şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: zahit)
  • allah’ın farz kıldıgı ibadetleri yap, abid olursun. allah’ın taksimine razı ol. zahid olursun.

    allah'ın taksimi: dünyada insanın nasibine düşen her şey. para, makam, mevki, aile, akıl, zeka, vs...
  • dünyayı arkasında bırakıp ahiretle ve allahla ilgilenen kimse..
  • savm u sâlât u hac ile sanma biter zâhid işin,
    insân-ı kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş.*
  • sadi şirazi 'nin gülistan'indan ...
    zahidlere hicbir sey verilmemeli ki zahid kalabilsinler.
    zahid demisken , zahid bizi tan eyleme
  • arapça; takdir ve tahmin eden, rağbet etmeyen gibi çeşitli anlamları olan bir kelime (imiş).

    kendisini dünyadan çekerek dini hayata adayan, ahirete yönelen, şüpheli şeyleri bile terk ederek günahtan kaçan, allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken zühd sahibi (sofu) kişiler için kullanılır.

    zühd ise; soğuk ve ilgisiz davranmak, rağbet etmemek, yüz çevirmek demektir.

    zühdün üç derecesi vardır;
    - içinde dünya sevgisi olduğu halde onu terk etmek
    - ahirete nazaran dünyanın ehemmiyetsiz olduğunu görüp onu terk etmek
    - zühdüne karşı da zahid olmak; yani zühdünü gözünde büyütmemek

    (biraz daha deşersem 'minnet eylememek' gibi bir anlam çıkacak diye korktum, burada duruyorum)

    peki ben bunu neden merak ettim?

    erkan oğur'dan ötürü

    'erenlerin çoktur yolu
    cümlesine dedik beli
    gören bizi sanır deli
    usludan yeğdir delimiz'
  • canı olmayan zahid, cananı nereden bilsin
    bî-dert olan münafık, lokmanı nereden bilsin.

    sunullah gaybi sultan...
  • kulun, hakk’ın dışındaki her şeyi terketmesi anlamında bir tasavvuf terimi.