şükela:  tümü | bugün
  • asıl adı zareh yaldızcıyan.
  • hayata sevindiren ermeni şair;

    "ve çiçekler arasındaki erik ağacı
    güneşe ve yağmura dikmiş gözünü
    güneş ki olduracak meyvasını
    yağmur ki besleyecek meyvasını
    meyva ki sürdürecek erik ağacını
    ağaçlar ki çiçekler arasında
    o ben'im işte...

    ve meyva ki güneş kokar
    usulcana erir ağzında
    ve bir an emip de çekirdeğini
    ya yere atarsın ya da denize
    o çekirdek ki mutlu
    o ben'im işte..."
  • 83 yaşında yaşama veda eden, şiirleri dünya edebiyat çevrelerinde çehov'la kıyaslanabilecek ölçekte görkemli bir anlatım zenginliği taşıdığı iddia edilen istanbullu şair.

    dört koyundular
    ilkini kestiler önce
    ikincisini haklarlarken tam
    kaçmayı denedi üçüncüsü
    on metre gitti gitmedi
    enselediler
    ben o üçüncüsünün etinden yedim
    yaşam tadı vardı
  • gece şarkısı

    bir kez harcamayagör
    çabuk tükenir sayılı aşk
    suyunu çeker
    sen bir zamanlar sanmıştın
    ki aşkın sınırı yok
    oysa var
    ve o
    sınır sensin
    şimdi
    iskarmozları söküp götürmüşler
    nasıl kürek çekeceksin
    yaşama?
    iskorpitleri
    kim toplayacak?
    deniz bir uçurumdur
    ağzına kadar su….

    zahrad, 2004
  • iyi bir şairdi. öldüğünü yeni öğrendim. üzücü bir kayıp. her kayıp gibi.
  • zahrad

    21 şubat 2007 çarşamba sabahı

    bu dünya bahçesinden göçmüş şair,

    ah.
  • türkiye'deki akademisyenlerin,öğretmenlerin onundan dokuzunun adını daha önce hiç duymadıklarını söyleyecekleri şairdir.
  • mavi

    gel de maviyi anlat solucana
    ne deniz görmüş
    ne nehir
    ne gök
    ne de mavi gözlü bir solucana tutulmuş -
    siz asıl bana sorun o maviyi.
  • velet

    mahallenin velediyim
    - zillerinizi çalarım
    ve siz açıncaya dek kapıyı
    pırr.. ben kirişi kırarım -
    bakarsınız - kimse yok

    mahallenin velediyim - bilirim
    öyle tak eder ki canınıza
    öyle fitili almış - basarsınız ki kalayı
    bir pirelenmeyegörün benden
    hiç dinlemez - bozarsınız façamı

    mahallenin velediyim - yine de
    çaldığımda kapınızı
    görürüm ki - iyiye yorarsınız hep -
    umutlarla coşkularla hummalı
    kim bu diye
    bir hoş
    koşarsınız kapıya

    o umut
    ve o düş anı
    olası mutluluk anı o kısacık
    ki bir an olsun renge boğar
    ışıtır
    tekdüze yaşantınızı
    - mahallenin velediyim - bana borçlusunuz
    siz o hazzı

    tesekkur editi: beni zahrad'la tanistiran talin suciyan'a tesekkurlerle.
  • yapraciği gören balik

    minnacık bir balık bir yaprak gördü
    körpe - yeşil - ve yemiş bahar güneşini
    -yaprak değildi
    bahardı gördüğü-
    ve o düşle fırladı denizden
    ve düştü kaldı

    balık ki yaprağı görüp sarhoşladı
    o ben'im işte

    erik ağacından düşen yapracık
    damarlarında hâlâ özsuyun hazzı
    bir gözyaşıyla
    sapından sarkan

    yaprak ki düştü erik ağacından
    o ben'im işte

    ve çiçekler arasındaki erik ağacı
    güneşe ve yağmura dikmiş gözünü -
    -güneş ki olduracak meyvasını
    yağmur ki besleyecek meyvasını
    meyva ki sürdürecek erik ağacını

    ağaç ki çiçekler arasında
    o ben'im işte

    ve meyva ki güneş kokar
    usulcana erir ağzında
    ve bir an emip de çekirdeğini
    ya yere atarsın ya da denize

    o çekirdek ki mutlu
    o ben'im işte