şükela:  tümü | bugün
  • arapça'da lider. ortadoğu'daki feodal beyleri ve aileleri tanımlamak için kullanılan bir terim.
  • (bkz: songül zaim)
  • (bkz: derviş zaim)
  • (ara: zaimoglu)
  • eskiden zeamet sahibi ailelere verilen bir unvanmış.
  • zaim: zeamet sahibi. kefil. prens. şef. lider. mirza: 127.

    usul: ana, baba. cedler. istinadgâh. râcih, delil, kaide. asıllar, kökler. bir hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yol. tarz, metod, tertib: 127.

    visal: vâsıl olma. sevdiğine ulaşma. kavuşma. ayrılıktan kurtulma: 127.

    me'mum: imâma uyan kimse. ilerdekine uyan: 127.

    hadîka: etrafı duvarla çevrilmiş bahçe. sulu, ağaçlı yer: 127.

    münezzil: tenzil eden, indiren: 127.

    münzil: inzal eden, aşağı indiren. bir şeyi aşağı indiren: 127.

    nevası: iyi cins bir beyaz üzüm: 127.

    not: ebced değeri aynı olan kelimeler bağlamını tespit etmek kaydıyla birbirinin yerine geçebilirler. zira ebced değerinin aynı olması o kelimelerin titreşim frekansının da aynı olduğu anlamına gelir.

    mana alemi tamamen titreşim frekanslarına bağlı bir işleyişe sahiptir. ilk lisan da tamamen titreşim frekanslarının yani meleklerin matematik dilinin hz. adem'in dilinden kelama dökülmüş hali idi. insan beyni frekansları söze, sözü de frekanslara çeviren bir modemdir.

    zaman içinde diller evrildikçe frekans ve söz uyumu birbirinden kopmuştur. bu da insanın cehalete gömülmesine neden olmuştur. orijinal lisan saf bir marifet içerir. o dili bilen kimse çok rahatlıkla dağları bile yerinden oynatabilir.

    bu bilgi "abrakadabra" vs. şekillerde masallara kadar sızmıştır.