şükela:  tümü | bugün
  • ikinci kartaca savasini bitiren muharebenin adi. bugün tunus sinirlarinda kalan zama isimli yerde scipio africanus komutasindaki romalilar hannibalin kartacalilarini yendi.
  • antonio di benedetto'nun aynı adlı romanından uyarlanan, lucrecia martel'in yönettiği 4. sinema filmi. paraguay'daki ispanyol kolonisinde görevli olan don diego de zama'nın etrafında şekillenen tarihi ve psikolojik bir film. kitap, arjantin edebiyatının en iyi eserleri arasında yer alıyormuş. film latin avrupa'da merakla bekleniyor.
    başrollerde daniel giménez cacho, lola dueñas ve matheus nachtergaele yer alıyor.
    premieri cannes film festivali'nde yapılabilir-miş.

    ''the film is set toward the end of the 18th century, just before the spark that set off the independence movements. it turns on don diego de zama (daniel gimenez cacho), an officer of the spanish crown, who serves out his time in a provincial backwater, awaiting a promotion and transfer to buenos aires that never comes. forced to accept submissively every task entrusted to him by successive governors, he joins a a party of soldiers that go after a dangerous bandit. zama leaves to distant lands inhabited by wild ındians and gains, finally, the chance to live.''

    ''zama’ brings us closer, with humor, to a man from the past — in the time of an immense unknown america — who uncannily lives the same conflicts that we are wrestling and contending with in our modern world.'' demiş arjantinli yönetmen yönetmen martel.
    kaynak
  • zingo.
  • pedro almodovar'ın yapımcılığını lucrecia martel'in yönetmenliğini üstlendiği 2017 yılı yapımı film. venedik film festivali kapsamında prömiyerini gerçekleştirmeye hazırlanan yapımın oyuncu kadrosunda juan minujin, carlos defeo, rafael spregelburd ve mariana nunes yer alıyor. traileri taze yayınlanan filmi merakla bekliyoruz.

    https://www.youtube.com/watch?v=xzlxanvzt3k
  • büyülü gerçekçilik olsa olsa bu olurdu dedirten film. huzurlarınızda 2017 senesinin en iyi filmi seçiyorum. dikkatle izlenmesi gereken, seyirciden katılım bekleyen, deli işi bir film. güney amerikalı yazarlarla özellikle de gabriel garcia marquez ile meşk etmemiş olanların filmin moduna girmesi çok zor olacaktır.

    antonio di benedetto'nun aynı isimli romanı 2016 senesinde ingilizce'ye çevrilmiştir. umarım yakında türkçe'ye de çevrilir.
  • 115 dakikalık, 2017 yapımı film. 8 / 10.

    "tropik zindan?"

    ağır ve sabır isteyen bir stili var lucrecia martel'in. acelesi olmadan, ağır ağır ilerliyor film. daniel gimenez cacho başrolde ayrıca etkileyici ve kuvvetli. özellikle filmin ilk yarısında, bol bol karşımıza çıkan iç mekan sekanslarında. bu sahneleri takip ederken werner herzog çekse daha pastoral olurdu heralde diye sinsice düşünürken ilk yarı bitiveriyor, ikinci yarı başka ve daha pastoral bir yolculuk başlıyor. kahramanımız buhranın içinde, artık buhrandan depresyona oradan da bunalıma erişmek üzere...

    teknik ve biçim olarak film çok özenli. özellikle ses efektleri hem hikayeyle çok uyumlu hem de başarılı. hatta son zamanda rastladıklarım arasında en dikkatimi çekenlerden oldu diyebilirim. mekan, makyaj ve kostüm tasarımları da oldukça iyi. not düşelim.

    antonio di benedetto'nun 1956'da yazdığı bir romandan esinlenen zama, her izleyici için aynı hissi veremeyebilir fakat genel olarak özenli ve bence -16. 17. yüzyıl kıta amerikası temalı yapımlara özel ilgim olduğundan belki de- başarılı bir uyarlama.
  • bu filmi izlemek icin iyi bir sinema izleyicisi olmak yetmiyor, dervis gibi sabirli olmak gerekiyor. kitabi okumadim ancak birebir kitaptan gittigi cok belli cunku film akmiyor. romanla sinemanin ayri sanat dallari olmasi, iyi bir kitabin iyi bir film olabilmesi icin cok iyi ve risk alabilen bir yonetmene ihtiyaci oldugunu kanitliyor film.

    kitabini okuyan insanlar eminim mest olmuslardir. meta notlarinin yuksekligini buna bagliyorum. kitapta 10 sayfa betimlenen bir seyin perdeye aktarildiktan sonra izleyiciye 3 saniye icinde gecmesi cok zor. bu filmin handikapi bu olmuş. aslina bakarsaniz yonetmen elinden geleni yapmiş kullandigi kadrajlar ve sinema dili cok iyi. diyalaglorda aci karsi aci bile yapmamis. siradan izleyiciyi bozan bir sey olmakla beraber cok kiymetli buldum bu anlatimi. ancak kurmaca sinema temelde gonullu bir inanma ve inanci askiya alma gerektirdiginden, hikayenin kopuklugu ve bu siradisi planlar seyirciyi filmden disari itiyor. izledigim salonda filmin sonunu goren 3 kisi kalabildik malesef bu yuzden. sonuc olarak ugrasilmis kaliteli bir yapim ancak sinema izleyicilerinin ancak yuzde 1’ine hitap ediyor.
  • başka sinema sayesinde seyrettim. sömürgeci ispanya'nın güney amerika'da bir ücradaki yargıcının içinde bulunduğu gerçekliğe pek de gönüllü olmayan dahlini, kararsızlık kavramını merkeze alarak anlatan arjantinli yönetmen martel'in çok iyi filmi. sunduğu durum, duygu ve davranış yelpazesi çok geniş ve ince nüanslı. bazılarına nasılsa durağan gelmiş. anlatı tarzı kahramanın tavrına benziyor; sanki gönülsüzmüş gibi, mecburi bir şahitlikmiş gibi anlatıyor martel; bağırmadan, altını çizmeden, parlatmadan, yüzeyin hemen altındaki karmaşıklığın, sanki kendiliğinden patlamalarıyla, zaaflar, vahşet, bunalıma rağmen yaşamın pırıltılarının boğulamamasıyla. seyrederken ilk açılış sahnesinden itibaren ilgimi çekti; güneşi tam kapatamayan ölçüde bulutlu, biraz bunaltıcı bir hava. kamera, kıyıda her ne düşünüyorsa, süslü giysiler içinde, tek başına, mağrur gibi duran baş adam zama'dan, zamanın gözü ve kulağı olarak geriden gelen yerlilerin sesiyle onların kendiliğinden parlak varoluşlarına cezbediliyor. bu gel git film boyunca sürüyor, filmin sonunda zama bir tarafın elinde kalıyor.
  • adeta bir kafka romanı gibi film. ruhumu boğdu zama'nın bitmeyen çilesi. hele o gayrimeşru çocuğun ağlayışları yaşam sevincimi çürüttü. duygudurumunuz sağlamken izleyiniz.
  • (bkz: ne izledim lan ben dedirten şeyler)

    kesinlikle kötü bir film değil. çünkü bu bir film değil. kafası güzel, deneysel bir çalışma.