şükela:  tümü | bugün
  • risale-i nur külliyatının yazarı said okur nam-ı diğer bediüzzaman'ın söylemiş olduğu sözdür. bu sözle tarikatlar dönemi kapanmış, cemaat dönemi açılmıştır.
  • (bkz: hakikat)
  • "oğlum bakın açık açık söylüyorum, tarikatları bırakın da dinin özüne dönün" anlamına gelen sözdür. cemaatçiler tarafından yanlış anlaşılıp, dini tahrif konusunda tarikatlardan alınan bayrağı cemaatlerine geçirmişlerdir.

    adamcağız bir de şunu deseymiş keşke: "cemaatler, tarikatların laciverdidir."
  • tarikatlar ile cemaati karşılaştırdığımızda, cemaatin devleti ele geçirme arzusu en büyük fark olarak ortaya çıkar. tarikat ise daha çok halkı kendi inançları doğrultusunda eğitmeyi amaç edinmiştir.
  • bizzat tarikatlerin liderleri ve şeyhlerinin ulaşmak istedikleri nokta iman hakikatlerinin keşfidir. fakat onlar velayet meyvelerini sevdikleri için tefekkür yerine zikir, iman hakikati dersleri yerine tevbe alma, el öpme, ilahi okuma gibi aktiviteler yapmaktadır. halbuki ahir zamanda izlenmesi gereken yol, kuranı kerimin mucize bir kitap olduğunu insanlığa anlatmaktır.

    hocalık, şeyhlik değil kardeşlik vardır. ne kadar desek de saltanatlarını bozmak istemeyen birileri yine tam tersi istikamette gitmek istemektedir. asrın manevi hastalıklarına tiryak niteliğinde yazılan eserler varken - bakın ulema ve velilerden feyizlenmeyelim demiyorum, feyizlenelim, ziyaret edelim, dua edelim, dua isteyelim - bizim gidip başka mürşit aramamız, kendimizi kurtarmamız anlamına geliyor. halbuki resulullah asm ne demişti? bir iman kurtarmak bir sahra dolusu koyundan daha hayırlıdır (yanlışsam düzeltin)

    mevlanayı ve yunus emreyi çok severim, kabrine de gittim defalarca, kitaplarını da okuyorum. ama 30 sene düzgün odun taşıyacak zamanda değiliz..
    mesnevi tarzı bir zamanda değiliz.

    zaman çok hızlı akıyor. fitneler, şer odaklı oluşumlar çok hızlı hareket ediyor. biz hala eski usül yollarla devam edersek başımıza belaları alırız. fen ve dini birlikte düşünmemiz gereken, akıl ve mantık yolu ile izahlar ile insanlara islamı anlatmamız gereken bir çağdayız. önce kendi nefsimizi dizginleyip örnek olabilmeliyiz.

    bkz. şahı nakşibend ve imamı rabbani hazretleri eserlerinde bir iman hakikatlerinin keşfinin veliliğe değişilebileceğini söylüyor. demek ki bu zamanda yöntem değişti.. şeyh mürid devri kapandı. mürşitler, müceddidler doğru söylüyor ancak müridler bu zamanda tarikat yolu ile doğruyu bulamıyor. ne kadar güzel deneyim, hissiyat, kalbi melekeleri kazanırsa kazansın asıl meseleyi atlıyor.

    yine de said nursi hazretleri şöyle demiş:
    gavsı azam, kutbu azam gelse ve mesleğinizi eleştirse onun elini öpün, risale i nur okumaya ve neşretmeye devam edin.

    mutlaka allah’ın kullarından bazı insanlar vardır ki, onlar ne peygamber ne de şehitlerdir. fakat kıyamet gününde, allah katındaki makamlarından dolayı nebiler ve şehitler onlara gıpta edecekler.”

    sahabeler dediler:

    “ey allah’ın resulü bize haber ver, onlar kimlerdir?”

    resulullah:

    “onlar öyle bir topluluk ki, aralarında bir akrabalık, alıp verecekleri mal mülk olmaksızın allah için birbirlerini severler. hem, vallahi şüphesiz onların yüzleri pırıl pırıl nurdur. şüphesiz onlar nur üzerindedirler. (işleri nurdur) insanlar korktuğu zaman onlar korkmazlar, halk mahzun olduğu zaman onlar mahzun olmazlar.”(1) buyurdu ve şu ayeti okudu:

    “iyi bil ki, allah’ın velilerine, sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”

    (bkz: allah nurunu tamamlayacaktır)
  • başlığa geldim. üsteki adam (@nihilanth) konuyla ilgili yazacaklarımı çokiyi yazmış:

    (bkz: #103683204)

    +1000 rep.
  • bu lafı ettiği söylenen said nursi denen ne idiğü belirsiz şahsın takipçileri "nurculuk" denilen batıl bir din kurmuş ama aralarında anlaşamayarak "yazıcı, okuyucu, yeni asyacı" vs. gibi isimlerle toplamda birbirine düşman 10-12 farklı tarikata bölünmüştür.
  • ah be üstad burada olsa da haykırsa. ne yeni dinler tarikatler türedi. bir virüs geldi, şifa niyetine temizliyor neyse ki bazılarını..