şükela:  tümü | bugün
  • bisikletimin fren pabucları aşınmıştı. değiştirilmeleri için bisikletçiye gittim. yapıldı edildi. ayarlandı. üstüne çıktım bir iki pedal atmamla durumu farkettim: frenler gereğinden gergin ayarlanmıştı ve fren pabuçları janta sürtüyordu. bisikletçi abiye soran bakışlarla baktığımda duydum bu lafı "zamanla açar". söze bir de elleri ile sanki fren aksamını çekip gevşetiyormuşçasına bir el hareketi ekledi. ben de inanmakta güçlük çekmekle beraber ses etmeden tekerlekleri zorlaya zorlaya uzaklaştım. tabii pek zaman geçmeden fren pabuçları aşınıverdi. o vakit anladım ki zamanla açar yalandır. ayrıca aşk her şeyi affetmez, zamanla da geçmez.
    (bkz: buyuk turk yalanlari)
  • bir ayakkabı satıcısı repliği. bir örnek:
    satıcı: nasıl oldu mu?
    alıcı: yanları biraz sıkıyor.
    satıcı: neresi?
    alıcı: şuraları (ayakkabının iki yanını gösterir).
    satıcı: ha o mu! önemli değil. zamanla açar.*
  • ayakkabının yanları sıkıyorsa doğrudur, zamanla açar.
    ayakkabı burundan vuruyorsa açmaz, öyle kalır aldığınız gibi. almayın.