şükela:  tümü | bugün
  • beyımın her zaman daha cok bıldıgı. ben bılmem, beyım bılır.
    bunlardan bırıdır.

    bosanma gunumuz. bır senedır zaten ayrı yasıyoruz. ama aylardır gormemısım.
    karsımda gordum. ıcımden bı sey cız ettı. hala kopek gıbı sevıyorum.
    hakıme bosanmak ıstedıgınızden emın mısınız dıye sordu. adam benı ıstemezken, hıc ıstemıyorum hakıme hanım nasıl derım. onun ıstedıgı gıbı olsun. evet hakıme hanım. once o soyledı, sonra mecburen ben.

    benı bırakır mısın dedı. olur dedım.
    benım arabaya bındık. metrobuse kadar onu bırakıcam.
    e dedı hayatında bırı var mı? kahve ıctıgım bırı var ama asık degılım dedım. sevgılıge dondurmek ıstıyor muyum bılmıyorum. kaldı kı o ıstıyor mu onu da bılmıyorum.
    tuzbuzz dedı bız senle cok asıktık. bız askı bırbırımızde kapattık. bu saatten sonra asık olmıcaz. mantıgına uyan bırıyle evlen.

    bazen hayatımın gerı kalanı eskı esımı ozlemekle gececek ve bı daha asık olamıcamm gıbı gelıyor.

    ben bılmem, esım bılır..
  • bir takım şeyleri çok geç idrak ediyorum. mesela biri sizi umursuyorsa sizi eleştirir. olumlu ya da olumsuz. başkasını takmıyorken size laf yapması “seni ciddiye alıyorum diğerleri beni alakadar etmez” demenin bir başka şekli.
    bazen insan içinde şımarıp çok çocukça davrandığımda “napıyorsun, kendine gel” diyorsa biri “beni sadece sen ilgilendiriyorsun” da diyordur aynı zamanda
    neyse geç olsun güç olmasın.
    yine uyku yok. düşünmekten deliye döndüm. keçileri sayacağım, az sonra.
  • inanç olmadan yaşanmıyor, illa din olmasına gerek yok. toplumu ileri tasimak, faydalı bir şeyler yapabilme arzusu veya iyi bir birey yetiştirme istegi gibi şeyler olmalı en azından insanın yaşamında. yoksa neden yaşadığın sorusuna tatmin edici bir cevap bulamıyorsun.
  • aynı hayali kurarak büyüdüğün ve o yolda birlikte gayret ettiğin bir kardeş, arkadaş ya da sevgili dünyanı değiştirebilir. gerçi ben bunu hep biliyordum ama tek başıma da yapabilirim sandım. aldandığım nokta buymuş. bir yere kadarmış.

    sadece anlayan değil, sadece destek olan ya da onu çok iyi tanıyan biri değil. hepsi aynı anda olmalıydı. insan bir noktada, ne yapmaya çalıştığını gerçekten anlayan ve sindiren, aynı zamanda onu uzun yıllardır tanıyan ve aynı yolda aynı motivasyonla yürüyen ve bunu kendi de yürekten istediği için yapan birine ihtiyaç duyuyor. ve bu, yeri başka bir şeyle doldurulamayacak türden bir şey.
    bazı insanlar çok şanslı.
  • on beş yaşında herkes einstein’dır. herkes, her şeyi kusursuzca açıklayan bir formüle sahip gibidir. insan o yaşta asla yanılmaz. asla yanlış bilmez. asla yanlış anlamaz. dünya yalnız ve yalnız onun penceresinden göründüğü gibidir.

    yaş otuza yaklaşırken insanlar ikiye ayrılır.

    kimileri zaman içinde kuantum’u keşfetmiştir. zihni bulanıktır artık. baktığı her şeyi kuşkuyla ve merakla seyreder. öğrenmeye gayret eder. ve bu gayret onun kavrayış kabiliyetini geliştirirken suyu daha da bulandırır. onlar için gönül rahatlığı diye bir şey yoktur artık.

    kimileri ise, einsteinlığı bırakmış, newton fiziğine dönmüştür. bir insan ömrü içinde birkaç yüzyıl kadar geriye gidebilmeyi başarmışlardır. onlar içinse umut yoktur artık.
  • zamanın gücü ve önemi.

    an'ın alternatifi yoktur.