şükela:  tümü | bugün
  • fellini'nin la strada (bkz: sonsuz sokaklar) filminin iki karakteri.
    zampano'yu anthony quinn, gelsomina'yi ise giulietta masina canlandirmistir.
    zampano arabasiyla kücük kasabalari dolasarak, meydanlarda türlü numaralar yapan bir cingenedir. gelsomina'yi, kizima dikkat et diyen annesinden ''ben köpekleri bile egitiyorum'' diyerek on bin lirete satin alir. gelsomina egitimsiz, kücük, sevimli bir hayvan gibidir zaten. zampano'nun kaba davranislari ve onu hic takdir etmemesi kalbini kirar ve kacar. sevip de belli etmeyen bir adam olan zampano da, icten ice onu özleyen gelsomina da cok aci cekerler.
  • la strada'da zampano kaçırılmış fırsatların adamı. kendine göre bir albenisi, kokusu var, her yerde hemen fark ediliyor, kıskanılıyor bile. içerideki löp erkek, çocuk erkek denetimden çıkar diye kendini de şiddetle terbiye etmekte. birazcık dış uzay ve dış dünya gerçekliğini bahane olarak kullanmakta. belki sessiz eylemciliği, hep bir sonraki adıma hazır, adeta istekli oluşu onu tespih eden ve an'a uyan, geriliğiyle bile bizden ileri hale getiriyor.

    gelsomina'nın görünürdeki aptallığı bizi hemen hemen istisnasız, ders verici, eleştiren, beğenmeyen, içerideki cevheri gördüğümüzde bile ondan üstün hissetmeye devam edenler olma tuzağına taşıyor. o ise alçak eşeğe binen çok olur örneği gelene geç deyişi, zampano dahil sevdiğine bile karışmayışı italyan ana ve kadınlarında bulunmayacak bir ermiş kadınlığın sırrını bulduğunu hissettiriyor. hani bazı insanlar vardır, o kadar saftırlar ki, kullanılmamaları olanaksızdır, dolayısıyla birilerinin onları felaketten koruması, kendi haline bırakmaması gerekir. o bırakamam diyenlerin kendileri de o safların sanıldığı kadar muhtaç olmadığının gösterisi. saflığın iç sigortasının olması ve fark edilmesi için illa onun başının üstünde bulut dolaşması gerekmez. bir de ahlaksal niteliklerin sonuçlarından dolayı mı yeğleneceğini erken filozoflar tartışmıştı, biz tek akıllı yirminci ve birinci yüzyıl insanlarıyız ya, sokrat'ı bunak olarak solladık galiba. zamanımızın genel niteliği tüccar ve maymun insan, insanlık, buna da bir şey diyemiyoruz, kardeştir yapar.

    ikilinin ilişkisinin kilit zorluğu cinayet yani katilden sonra nasıl dipdibe kalacaklarıydı. gelsomina'nın devreleri yandı, delirdi de birlikteliğe çabalamayı bırakan zampano her gittiği, her durduğu yerde onu görmeye, duymaya başladı. aşıklar da küstüklerinde, ayrıldıklarında birbiriyle dopdolu olmazlar mı? ayrıca kendindeki varlığı inkarı gitgide olanaksızlaştı, yıkanması için sıkı bir vicdan ve pişmanlık banyosuna gereksinimi vardı. yazın yediği hurmalar bunu sağladı. ateş sağaltımı, vicdan sağaltımı pek önerilmiyor, ama deveye diken, o da kardeş.