şükela:  tümü | bugün
  • kiarostami'nin ikinci kısa metraj filmi.

    türkçe'ye teneffüs olarak çevrilmiş. orijinalinin anlamını bilmediğimden, bu çevirinin doğruluğu üzerine yorum yapmayacağım. film dara ismindeki küçük bir çocuğun bir günlük macerasını anlatıyor. dara, teneffüste oynadığı topla okulun camını kırmıştır ve bu nedenle öğretmeni tarafından azarlanır. daha sonra eve dönerken oyun oynayan bir grup çocuk görür ve onlara katılır, saatlerce oyun oynadıktan sonra hava kararır ve küçük dara korkak ve temkinli adımlarla evin yolunu tutar.

    hikaye aslında tam anlamıyla bir kiarostami hikayesi. hayatın içinden bir hikaye. yalnız filmi teknik bakımdan incelediğimizde gözümüze bir ilkellik de batmıyor değil. bunun sebebini kiarostami'nin kamera hareketleri konusunda ürkek davranmasına bağlıyorum. bilindiği üzere kiarostami aslında bir grafik tasarımcısı, daha sonra çektiği reklam filmleriyle sinemaya adımını atıyor ve çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimi enstitüsünde çalışıyor. teknik sinema eğitimi alıp almadığını bilmiyorum lakin ilk filmlerinden anladığım kadarıyla sinema tekniği oldukça ilkel dolayısıyla filmlerinin içeriği biçiminin önüne geçiyor ilk başlarda. doğasındaki ilkellikten dolayı kiarostami'nin kamerası hareketli bir cisimden ziyade durağandı. nesneler ve olaylar kadrajın içine girer, orada gelişirlerdi. kamera nesneleri ve olayları takip etmezdi. kiarostami'ye göre bu doğruydu çünkü, güzel şeyleri bulmak, fark etmek ve izlemek için beklemek gerekir.

    kiarostami ilk filmlerinde kamerasını sezgileri doğrultusunda kullandı. onun yaptığını karanlık bir odada el yordamıyla ışığın düğmesini aramaya benzetebiliriz. deneyip yanılarak üslubunu mükemmelleştirdi, ilkellikten kurtuldu.