şükela:  tümü | bugün
  • nezaket ile zarifliğin uyum içinde dansetmesi durumu.
  • gece sefası esintisi... olması gereken olgu... onsuz olunca insanlar çekilmez, hayat ise daha bir kaba olur zannımca... zarafetten nasiplenmeyen insanoğulları, yazıkki muhataplarını da kabalıklarıyla mahveden, anlarını, günlerini veya belki de hayatlarını perişan eden bir nadanlık, vandallık ve hödüklük abidesidirler!...(hayatta kazanmak için uyulması gereken temel kurallardan biri: lütfen zarif olunuz!...)
  • hemen farkedilmek değil, akılda iyi ve uzun süre kalmak...*
  • ancak ve ancak gungor bayrak gibi leydilik okuluna devam edilmesi kosuluyla sahip olunabilecek ozellik. oyle "benimki dogustan" falan diyenlere inanilmamali, bunlarin sahte zarif olduklarindan kusku duyulmali, hemen bezelye testi yapilmalidir.
  • her tavrın bir zarafeti vardır. oturmanın, kalkmanın, iş görmenin, eşyaya bakmanın, sosyal ilişkilerin, çalışmanın, dinlemenin ve tabii söz söylemenin... gönüllerdeki zarafet dışa yansıdıkça hayat güzelleşir ve kalite kazanır. söz gelimi sanat eserleri ancak zarif bir duyuş, zarif bir bakış ile ortaya çıkabilir. sözün zarafeti şiir, rengin zarafeti resim, taşın zarafeti mimari, sesin zarafeti beste olarak dışa yansıdığı vakit eşya da zarafet kazanır ve sanat olur. o halde sanatın kullandığı yöntem, baştan başa bir zarafetten ibarettir. ortaya çıkan şey edepten sıyrılmış olsa bile yöntemin zarafetine halel getirmez.

    rüzgar, saba yeli yahut meltem iken güzeldir de haddini aşıp şiddetlenince fırtınaya, boraya, kasırgaya durur. dalgalar belli bir ahenkle sahile vururken hoşa gider de şiddetini artırınca çevresini yıkmaya başlar. sevgi belli ölçülerde erdemdir de haddi aşınca adı aşk olur, cinnete varır. yerinde bir öfke edep içindir de haddi aşınca insanı katil eder. şakanın normali nükte ve mizahtır; ama aşırısı maskaralık olur. velhasıl zarafet bir itidaldir. hani mevsimler içinde bahar gibi. kış ve yaz haddi aşan hava şartlarıyla vardır; ama baharda sıcak ile soğuğun, gece ile gündüzün, belki tabiattaki ölüm ile canlılığın eşit ve dengeli olduğu görülür. bunun insan ruhuna yansıması da aslında insanın itidali, fıtratın en beğenilen yüzüdür. insan ruhu iyilik ve güzellik ile gerçek kimliğine kavuştuğuna göre, bir bahar zarafeti de insana en uygun olan tavrı sunar. ne buyrulduğunu biliriz: “işlerin hayırlısı, orta hallice olanıdır. “bu düstur, derinine bakıldığında, aşırılıktan kaçmaktan öte zarafeti bize telkin etmektedir.

    eşyanın zarafeti insanın ona yüklediği anlam ile ölçülür. çivi, iğne, çengel, giyotin, mengene, kerpeten vb. eşya bir zindanda da bulunabilir, bir ciltevinde de. zindanda aynı eşya ile işkence yapılır ama ciltevinde onlar bir sanat eseri için vardır. yani birisi nezaket ve zarafet adına kullanılır, diğeri nezaketsizlik ve zulüm adına. birinden estetik, diğerinden kötülük çıkar. bunlardan ilki insan tabiatına uygun olan, diğeri onu insanlıktan çıkaran tavırlar olduğuna göre insanlığın da ölçüsü zarafete vabeste kalır. insaniyetli olmak demek, önce zarif olmak demektir.
  • (bkz: zariflik)
  • bir bayan ismi.tek falsosu nüktedar hissiyatlı insanların elinde benzetim olarak kullanılabilmesi.
  • rüyada zarif ve hoş olduğunu görmek ilişkilerde başarı olarak yorumlanır.
  • doğru yada yanlış yazılmış olsun aklıma meriç sümen'i getiren kelimedir.
  • bir mühendis olarak tarif edemeyecegim bi kavram. cunku belirgin ibareleri, olculebilir parametreleri yok. ole ince elli, kucuk ayakli ya da nazik olmak falan derler ama gozle gorulenden ote bisii. bi aura gibi daha cok. erkegi asik eden etkenlerden dominant olani sanirim.

    yıllar sonra gelen edit: kıçımın mühendisi. ne dangalakmışım lan.