şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle konu başlığından da anlaşılacağı üzere bir rezalet konusu olarak açmadım başlığı gelişmiş ülkelerdeki zara ve türkiye'deki zara iade ve değişim politikasının kıyaslamasında bulundum. tutup saçma salak rezalet puanları filan yazmayın.

    zara mağazasında bir kaç parça kıyafet aldım. saç ekim operasyonunun bir kaç gün sonra gittiğim için ürünleri deneyemedim fakat bedenimden emin olduğum için xl beden ürünler aldım çıktım. daha öncede alışveriş yaptım xl gömlek bedeni bana uygundu. aldığım ürünlerden sadece bir gömlek büyük geldi. fakat gömleği giyip dışarı çıkmıştım bakın burası önemli ertesi gün gömlegi giyip dışarı çıktım ve üzerimdeyken büyük olduğunu farkettim. artık dışarıdayım evden uzaktayım üzerimdeyken ilk kez giymişken büyük oldugunu anladım. ve eve dönene kadar 2 saat giymiş bulundum. keşke evde giyip deneyip ayna karşına geçip baksaydım ama böyle bir ihtiyaç hissetmedim. tam bedenime göre almıştım görünüşüde elimde bana uygun gibiydi giydim ve dışarı çıktım.

    hemen ertesi günü gömleğin bana büyük olduğunu xl bedeni l ile değiştirmek istediğimi 2 saat giydiğimi söyledim ve bana "giydiysen değiştirmeyiz çünkü bunu tekrar reyona koyamayız" dediler ve değişimi reddettiler. red edilişim ise resmen it köpek muamelesi çekilerek oldu. "git merkezi ara biz alamayız" filan şeklinde oldu.

    bu olayın benzerini barcelona'da yaşadım. mağazan aldığım ürünü etiketleri sökerek üzerimde kaldı gezdim dolaştım ertesi gün götürdüm değiştirmek istediğimi söyledim kimse niye diye bile sormadı. bilenler bilir amerikada da müşteri odaklı güzel değişim programları vardır. hatta firmalar bu konuda rekabet halindedir bakın bizde 15 değil 1 ayda değiştirebilirsiniz diğeri hayır biz 45 gün sonra bile iade alırız rekabetini yaşarlar.

    zara merkezi aradım. ispanya'da yaşadığım değişim ve müşteri memnunuyetine uygun politika ile türkiye'de ki muameleyi anlattım ve bana türkiye için durum bu şekilde giymişsiniz artık iade , değişim yapılmaz cevabı aldım.

    aynı şirket, aynı patron aynı marka ispanyollara farklı türklere farklı uygulamada bulunulmasının sebebini sorduğumda ise cevap alamadım.

    eğer mağazasındaki xl bedenler standart bir ölçüde olsa idi ben bu sorunu yaşamayacaktım. "ya bunun kesimi biraz büyük ya" deyip sıyrılmak bence doğru değil. resmen bana ayıplı mal satmış olmaktadırlar. etikete xl yazıp xxl ürünü bana sattılar ve benim kendilerinin etiketlerine güvenerek yanılıp 2 saat giymem sonucunda iade almıyorlar.

    reyonda yan yana duran iki gömleği alıyorsun aynı beden ikiside birisi üstüne oturuyor tam oluyorken diğeri büyük geliyor. "kesimler farklı yaa" diyerek kurtulamazsın bu durumdan. etiketin yanıltıcı senin o ürünü gerekirse alıp çöpe atacaksın ama yinede değiştireceksin. 2 saat giyilmiş değiştirmem diyemezsin çünkü ürünün yanlış etikete sahip. buradakiler senin giydiğini ben niye alayım demiş altta. zaten size satılsın demiyorumki ben. bir magazada 1000 lerce tekstil ürünü var onlar hiç mi yıkanmadan el değmeden oraya geldi sanıyorsunuz. yada otellerdeki her havlu size özel mi açılıyor. temizlersin hijneik hale getirir satarsın yada alır çöpe atarsın. kaç müşteriden böyle bir iade talebin var ki. önceliğin müşteri memnuniyeti ise bunu yaparsın. hele ki milyarlarca dolarlık zara isen. zaten gelişmiş ülkelerde böyle davranılırken türkiyede tam zıttı bir durum olması beni rahatsız ediyor.

    sorsanız "bizde müşteri memnuniyeti ön planda" derler ama işte dostlar alışverişte görsün en ufak bir sıkıntıda bana resmen kapıyı göstermeleri beni çok rahatsız etti.

    gezen gören arkadaşlar avrupa'da ve amerika'da ki iade politikalarını çok iyi bilirler ve biz türklere uygulanan bu iki yüzlülük beni çok rahatsız etmekte. tamam suistimal edende çok fazla bu ülkede ama yinede suistimal etmeyenle edeni ayırt edebilmelisin.

    mesela amerikada bir arkadaşım psp aldı. hani elde oynanan küçük bir ekranı olan sony nin konsolu. yaklaşık 10 gün oyunlar oynadı ama aldığına pişman oldu beklediği performansı almadı ve wallmarta geri götürdüğünde "niye getirdin açmışın, kullanmışın" filan denilmeden "kartla ödeme yapmışsınız kartınıza mı iade edelim yoksa nakit mi istersiniz iadeyi" dediler.

    bakın burada bir video var mesela amerika'dan : https://www.youtube.com/watch?v=ocyxk2vfw1s

    edit : çomarland dan dışarı çıkmamış ve çıkmış benzer durumla karşılaşmış iki farklı insan profilinin yazdıklarını hayretle okumaktayım.

    konuyu tam anlamadınız sanırım. gömlek reyonunda yanyana duran iki farklı gömleği bedeninize uygun alıyorsunuz. birisi size tam otururken diğeri 1 beden büyük geliyor. bunuda giyip dışarı çıktından sonra anlıyorsunuz ve ertesi gün durumu izah ediyorsunuz. " ya o gömleğin kalıpları biraz büyük deneseydiniz burada" deniliyor. bakın burada aslında bedenleri arasında da bir farklılık var.

    edit 2 : kimileri sen alışkanlık mı edindin heryerde giyiyorsun diye yazanlar var. yılda 10 larca kez birşeyler alıyoruz kendimize. kimi zaman avrupa'da hazırlıksız yakalandığın bir yağmurda bir mont alıp giyip çıkıyorsun. bunu tabi yagmur bitince iade etmek için değil ihtiyacın oldugu için alıyorsun. ama onunda magazada görmedigin defosu olabiliyor yada başka bir sebep bırak sebebi sebep bile sormadan iade almakta firmalar. yani bu tür durum hayatında yaptığın yüzlerce alışverişte bir kaç kez başına gelebiliyor ve bunu dünyanın çeşitli yerlerinde bir zamanlar deneyimlemiş oluyorsun.

    ayrıca hem kel hem göbekli filan diye dalga geçenler olmuş. buradan anlıyorum ki zara ve diğerleri az bile yapıyormuş bize. helal olsun onlara... zarada giydigimi söylemiş olmam burada da saç ektirdiğimi doğru bir şekilde yazmış olmam bana ne kadar zarar veriyor görüyorsunuz dimi. "saçı beyne ekmişler aklı gitmiş" diyenler , kel diyenler helal olsun dürüst olmayacaksın bu ülkede yalancı dolandırıcı olacaksın saygı göreceksin.

    edit bilmem kaç : beyler bedavacılıkla, bu işi alışkanlık edindiğimle falan suçlayanlar var. delimisiniz abicim siz? nasıl insanlarsınız siz? çok büyük bir terbiyesizlik yapacağım parasıyla hava atan itici insan sınıfına sokacağım kendimi ama 1 aylık maaşımla o gömlekten yüzlerce alabilirim. 150 tl lik gömlek değil derdim... oğlum bana koymaz len ama bugün 40 takla atıp seni ikinci sınıfa sokan firmalara destek çıkmaya çalışıyorsun ya senin başına gelince sana koyacak o farkında ol...ben burada zara adı altında diğer firmalarda da yaşanan iade değişim rezaletlerine vurgu yapmaya çalıştım.

    @another fantasy çok güzel bir mesja attın. konunun özeti bu sanırım :

    hakkınız olanı almanız konusunda yanınızda olmak yerine, alışılagelmişi norm kabul eden insanlar, kendileri için artıracağınız hizmet kalitesine layık değiller...
    olumsuz eleştirilere kulağınızı tıkayabilirsiniz bu konuda.

    saygılar...
  • sadece zara’da değil pek çok markada yaşanan durumdur. bizim insanımızın kötüye kullanmaya meyilli olmasından kaynaklanıyor.
  • değiştireceğin gömlekle 2 saat gezilmez. bir kere denenip çıkarılmış olsaydı zaten anlaşılmazdı giyilmiş olduğu ve değişim yapılırdı. etiketi de duruyor olurdu zaten.

    tanım: ayrımcılık göremediğim durum.
  • türkiye'de türk gibi yaşamaktan imtina etme sonucunda karşılaşılan iki yüzlülük.

    neden iki saat giydim diyorsun hocam, etiketleri kesip denedim desene*
  • aaa giyilmemiş ürünü bile değiştirmekten aciz zara. zaten kadın reyonundaki kıyafetlerin tamamının yakası fondöten kaplı. beyaz bir gömlek almıştım. evde farkettim üzerinin fondöten ile kaplı olduğunu. götürdüm değişsinler diye. pantolon alsaymışım fermuarına bakmadan mı alcakmışım ? kontrol edip alsaymışım diye seviyesiz tiplerin barındığı bir yer zara... (bu arada hayatımda yüzüme fondöten sürmedim-yani bana ait değil lekeler) bunu yapan hemde bağdat cd. zara'ydı.
    bir daha da zara'dan içeri adım atmadım. gereksiz ...
  • bir adet hem kel hem xxl yarmanın kaba etinden uydurduğu iki yüzlülük.

    avrupa'da yaşıyorum, etiketi sökülmüş kıyafetin iade edilebildiğine hiç rastlamadım. gerçi hiç denemedim de, iade koşullarında standart yazar, giyilmiş, etiketsiz geri alınmaz filan diye.
  • dostum sen de her yerde giyip giyip iade etmişsin hâlâ bedenini bilmiyorsun. şöyle ağız tadıyla zara'ya bile giydirmek içimden gelmedi. ama zara sana da laflar hazırladım. ulan mağazada deniyoruz zaten. ne demek bir dakika bile? satranç mı lan bu dokunduğun taşa hamle yapacaksın der gibi eline aldığın ürünü giyeceksin.
  • burasi muz cumhuriyeti oldugu icin islemin yapilamamis. zira hukuk yok.

    kiyasladigin ulkelerde ise hukuk var.

    tesekkurler.
  • insanın seni haklı göresi gelmiyor. sen bunu baya huy edinmişsin.
  • zara'yı bilemem ama mannheim, almanya'daki birkenstock'a götürülen bir adet yaz boyu giyilmiş terliğin "ya ben bunu biraz giydim ama galiba küçük bu, çok acıttı ayağımı" dendiğinde "olabilir, bir büyük numarasını verelim; aaa indirime de girmiş, durum aradaki ödediğiniz farkı da size iade edelim" dediğini gördü bu gözler.

    edit: hikayeyi şimdi götünden uydurdun demeyiniz diye (bkz: #28690336)