şükela:  tümü | bugün
  • bak sen!
    ne zerrab-ı tanırım, ne de akp'yi severim.

    zerrab'ın mahkemede anlattıklarını dünya ve türkiye ahlaktan yıkılıyormuş gibi izlemesin. onun yolsuzlukları dünyanın her yerinde işleniyor, zerrab yakalandığı için, üzerinden günah çıkartılıyor. yoksa, kimse diyemez ki, zerrab kadar ve ondan daha varlık sahibi olanların, alın teri ve emekleri söz konusudur ama zerrab bunları elde ederken yaramazlık yapmıştır. bu düzende herkesin alın teri ve şansı ile ne kadar varlık sahibi olabileceği aşağı yukarı bellidir. mesela, türkiye'deki "vatan bilgisayar"ın sahibi, hasan vatan, bir varlık sahibi ve zengindir ama öyle dudak uçuklatacak kadar değildir, yani iyi atılımlar yapar, şansında iyi gider tanrı'da hani derler ya yürü kulum derse hasan vatan olabilirsin, bundan ötesini geçmek için bazı entrikalara ihtiyacın var, ki işin türü fark etmez.

    türkiye'deki koç - sabancı grubu, gerçekten yasalarda göründüğü gibi, alın teri ve yasal usul ile mi varlık sahibi oldular? geçmişleri nedir, sermayeleri nasıl toplanmıştır. kısaca: (bkz: #11079296) burada yasalara aykırı bir şey görmüyoruz ama adaletsizlik var, bunu görüyoruz; bu en kötüsü.

    bazı markaların geçmişi de temiz değildir. türkiye'de şu an bir tekstil markası var ki, akan kandan beslenmiş ve öyle bir marka olmuştur. bugün en, zengin insanların seçtikleri markalardan biri olmasının nedeni, abartmadan; akan kanlardır. marka ismi vermiyorum, ilber dostum bunu bilir.

    şunu demek istiyorum, dünya sabah işine gitmek için kalkanlara ahlaklıdır ve bazı şeyler ortaya çıkınca "bu ne ahlaksızlık" tır. dünya zaten bu, burada "kapitalizm" diye bir sıfattan bahseder ve marx'ında neyi yorumlamaya çalıştığını anlatmaya kalkarsam, bu bazılarına saçma, düşsel ya da ideolojiden gözü dönmüş bir komüniste benzetir beni. ben rüyamda para gören biri de değilim, para gördüğü halde "kapitalizm"den rahatsız olan çok az insan bulursunuz, onlardan biri benim.

    ne ise! düzenin, her insan için belirlenmiş, ki kapital iktisadın her birey için izin verdiği zenginlik miktarı bellidir. kapital düzen, ahlaksız ve adaletsiz olsa da zeki bir sistemdir, karşı çıkılamayacak kadar da karma karışıktır. bazı beyaz ve mavi yakaların, plazalarında-fabrikalarında tartıştıkları gibi *pratikte "serbest" piyasa değildir; hadi bakalım serbest, birkaç ay da mal mülkün bol olsun.

    söylenen ile pratik arasındaki çelişkiye bakılır, sözde herkese bu kapı açıktır, ki asla açık değildir. herkesin ekonomik garanti altına alındığını düşünürsek ve iyi de bir mal mülk toplandığını da göz önünde bulundurursak, bu kimseyi artık 9'dan 5'e kadar herhangi bir duvarın içine koyamazsınız. iktisadi düzende insanın önemi, ruhu ve yeteneği önemli olmadığı için, herhangi bir işte çalışması için ekonomik sıkıntı altına alınması gerekiyor; işi yapmak için gerekli olan motive çoktan alındı ondan. bu iktisadi düzenin bana kimse bir tesadüf ve doğal seleksiyon olduğunu iddia edemez, doğal seleksiyonlar kendi başlarına kaldığında bu denli iyi, sürtüşmeden işlemez, ileri geri yapar.

    konu sapmış gibi göründü bana da bir an, fakat bu kısa açıklamadan şunu çıkarabiliriz, balzac'ın dediği gibi "her servetin arkasında bir suç gizlidir" bu deyimleri, şarap mahzenlerinde aşk şiirleri yazan, şairlerin sözcükleri ile karıştırmayın. balzac, roman yazarı unvanındaki bir sosyolog'tur.

    dünya iyi bir yer değil, ama yaşamak zorundayız. belki buna da bakabilirsiniz: (bkz: #68554314)

    /*edit*/ başlık sahibi uçmuş ve başlıkta benim başıma kalmış, anlamışsınızdır aptal değilsiniz.
  • arkadaş ne zarrabmış. bir tane adamın memlekete yaptıklarına bakar mısınız? gerçi bunun gibi ne adamlar var memleketin ocağına incir ağacı diken. bakalım mezarlarında rahat uyuyabilecekler mi? kimse bu dünyada yaptıklarının ya da yapılanların burada kalacağını zannetmesin.
  • ben ne utanacağım lan, anca münasip bir tarafımla gülüyorum. ben alnımın teriyle çalışıp kazanan, kazanmadığı 1 tl’ye bile tamah etmeyen, çocuğunun kursağına haram sokmayan bir insanım, ben ne utanacağım?
  • maalesef kimsenin utandığı yok.
    (bkz: abd mahkeme tiyatrosu) ülkenin yarısı böyle düşünüyor ne utanması. keşke azcık utanabilsek.
  • afedersin de sevmediğim gruplar kendileri arasında çatışıp, birbirlerinin kirli çamaşırlarını döküyorlar. türkiye neden utansın? ben neden utanayım?

    hümüket, devlet, halk, millet gibi kavramların iyi çalışılması gerekli. son dönemlerde insanların yaptığı ve yol arkadaşlarını sata sata birbirlerini yediği bir ortamda ben popcorn aldım uzaktan gelişmeleri izliyorum. bana ne?
  • gözgöre göre rüşvet almış adamların tapeleri ortalıklarda olmasına rağmen bu adamların yüce divanda yargılanmasını engelleyen bir partiye oy verenlerle aynı ülkede yaşamaktan utanmadır o....
  • malum kesim utanmadıkça bir cacık olmaz.
  • ne zerrab-ı tanırım nede akp'yi severim diyen aktroll beyanı.