şükela:  tümü | bugün
  • son dönem gelişmeleri ile birlikte "nazi altınları" çılgınlığı gibi bir görüngü haline gelebilecek olan altınlardır. ben de bu altınların izini sürmek, üzerindeki sis perdesini aralamak istedim:

    1- her şey 2012 mart ayında abd'nin,
    iran petrolü üzerindeki yaptırımlarını sıkılaştırması ile başlıyor.

    2- ülkemizde de aynı ay içerisinde iran ve altın haberleri çıkmaya başlıyor. 2012 eylül'e geldiğimizde bu sefer reza zarrab'ın ismi zikredilmeye başlıyor.

    3- bu zamanlara kadar devletimizin iran petrollerinin ödenmesi ve abd yaptırımları konusunda çekimser olduğunu belirtmek gerekir. ali babacan bu şekilde bir değerlendirme yapıyor 2010 yılında ve -iddiaya göre- 2011 aralık ayında halkbank, hintli şirketlerin iran'a olan petrol borçlarının ödenmesi için hesap açma talebini reddediyor. ve abd yaptırımları sebebiyle hesabı açmıyor.

    4- 2012 eylül ayında reza zarrab'ın ismi açıkça zikredilirken, altın ihracının bir mesele haline gelmesi ile birlikte, 22.11.2012 tarihli tbmm plan ve bütçe komisyonu toplantısı sırasında, 24. dönem chp ankara milletvekili bülent kuşoğlu kritik bir soru soruyor:

    "altın nasıl ihraç ediliyor; nerede, kim üretiyor; kim ihraç ediyor bu kadar altını, nereye ihraç ediliyor? tamam, iran
    ve bae’ye ihraç edildiğini biliyoruz ama nasıl ihraç ediliyor?"ve dönemin başbakan yardımcısı ali babacan cevaplıyor:

    "oraya altın ihracatı aslında bizim doğalgazı almak için ödediğimiz para karşılığı gibi bir şey oluyor.

    merak edenler linkini verdiğim tutanağın 44'üncü sayfasında kuşoğlu'nun sorusunu ve 106'ıncı sayfasında babacan'ın cevabını bulabilirler.

    5- kuşoğlu'nun sorusunda altın ihracatının iran ve birleşik arap emirlikleri'ne yapıldığı belirtiliyor, doğru mu bir bakalım:

    - iran 2012 yılında 129 ton altın ithal ediyor, 126 tonu türkiye'den ve 3 tonu birleşik arap emirlikleri'nden.

    - iran 2013 yılında 40 ton altın ithal ediyor 35 ton türkiye'den ve 5 ton birleşik arap emirlikleri'nden.

    - türkiye, 2011 yılında 30 ton altın ihraç ederken (sadece 1 tonu iran'a), bir sene sonra 2012 yılında 253 ton altın ihraç ediyor: bu ihracın 126 tonu iran'a ve 85 tonu birleşik arap emirlikleri'ne; yani sadece 2012 yılında iran ve birleşik arap emirlikleri'ne yapılan 211 tonluk altın ihracatını çıkardığımızda, 42 tonluk bir ihracat elimizde kalıyor. 2011 yılının 30 ton olduğu dikkate alındığında, olması gereken rakam sanki bu civarlarda.

    - 2012 ve 2013 yılından sonra da, türkiye'nin nedense altın işlerinden elini çektiği anlaşılıyor. 2012 yılında türkiye'den durduk yere 85 ton altın alan birleşik arap emirlikleri ise aynı yılda 653 ton altın ihraç ediyor başkaca ülkelere. bahsi geçen zamanlar öncesi ve sonrası birlikte değerlendirildiğinde, her sene dışarıya 400-500-600 ton altın satan birleşik arap emirlikleri neden bizden 85 ton altın alıyor bir anda ve bir anda neden bizden altın almayı bırakıyor? sahte çeyrek mi kitlediniz adamlara n'aptınız?

    6- eğer iran ve birleşik arap emirlikleri'nde pika benzeri bir hastalık peydah olmadı ise, yani iranlı kardeşlerimiz ve emirlikler tebaası kardeşlerimiz altın yemeye başlamadıysa, karşımızda anormal bir durum var. peki anormal durum ne?

    7- anormal durum şu ki, milletin kutsal seçme hakkını ve ödevini yerine getirerek milletvekilliği bahşettiği, 06/07/2011-29/08/2014 tarihleri arasında (yani bahsi geçen yıllar sırasında) görev yapan 61'inci dönem hükümetimizde ekonomi denen sorunlar yumağı ile iştigal etmesi için bakanlar kurulu başkanı sayın recep tayyip erdoğan tarafından bakan tayin edilen ve sayın cumhurbaşkanımız abdullah gül tarafından göreve layık görülen iki kişinin ülke dışına çıkan altınlarla ilgili kafası biraz karışık gözüküyor. kim mi bu kişiler? ekonomi bakanı zafer çağlayan ve ekonomik konularda genel koordinasyondan sorumlu” başbakan yardımcısı ali babacan...

    -ne demişti ali babacan meclis plan ve bütçe komisyonu’nda? ihraç edilen altınla doğalgazı ödüyoruz" demişti değil mi?

    - e peki o zaman zafer çağlayan meclis genel kurulu’nda neden "bakın tekrar söylüyorum: satmaya devam edeceğiz ancak - tekrar ifade ediyorum- asla bu bir ödeme aracı değildir" diyor?

    - ikisi de 61'inci hükümetin ekonomi ile ilgilenen bakanı değil mi? biri kasım 2012'de biri aralık 2012'de 22 gün arayla birbirini nasıl yalanlıyor? yahyaköy ihtiyar heyeti değil burası ağalar: türkiye'nin bakanlar kurulu'nda kendi konuları ile ilgili sorulan sorulara cevap veren ve işleri ekonomi olan bakanlardan bahsediyorum...

    8- ilke gereği tele-kulakçı ve şantajcı gülenist polisler tarafından yürütülen hiçbir soruşturmanın adil olmayacağını bildiğim için, 17-25 aralık dosyalarına girmiyorum. bu dosyalarda elde edilen verilerden söz etmeyi, bir hukukçu olarak kendime uygun bulmuyorum. askeri casusluk davasında delil yerleştiren polislerden söz ediyoruz.

    9- şimdi soruyorum nioc'un tüpraş ve botaş'a sattığı doğalgazın bedeli, zarrab'ın altınları ile ödendi mi, ödenmedi mi?

    - eğer ödenmediyse, altınların parası nerde?

    "para yok"

    - e o zaman altınlar nerde?

    "iran'da"

    - e para nerde?

    - eğer ödendiyse, neden gülenist şantajcılar harekete geçince bu mesele hakkında fikir beyan edilmeye başlandı? neden gizli kapaklı işler yürütüldü? neden bunca iddia ortalıkta dolanıyorken altınların efendisi reza zarrab faal nedamet getirip itirafçı olana kadar kimse sesini çıkarmadı? doğru bir şey yaptıysanız neden açıkça söylemediniz, neden birbirinizi yalanladınız hem de bakanlar düzeyinde? bu altınlar ihraç olarak gitti gözüküyor iken, gümrük rejimine girişi, harçları, vergileri ne oldu? bu yıllara ilişkin vergi gelirleri incelendiğinde, altın ihracatında görülen anormal artışın, altın ihracatına ilişkin olarak tahsil edilmesi gereken vergi ve harçlarda da artış olarak görüldüğünü söyleyebilir misiniz?

    özetle hatırlatmak gerekirse...

    tevbe suresi'nin 40'ıncı ayetinde belirtildiği üzere, ebubekir sıddık hazretlerine ne diyordu peygamber efendimiz (sav):

    "korkma, allah bizimle beraberdir!"

    ali imran suresi'nin 175'inci ayetinde ne diyor yüce yaradan:

    "o şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. onlardan korkmayın, eğer mü’min iseniz, benden korkun."

    doğru yol üzre idiyseniz, rüşvet alınmadıysa, isnat edilenler masum ise, yapılanlar yaptırımı aşmak için ise yani amerika'dan korkuyor iseniz, yukarıdaki ayetleri hatırlayın: korkmayın, gerçekleri söyleyin! yaptırımsa yemişim yaptırımını bize de yapsın yaptırım, iranlılar öldü mü yaptırım var diye... kahvaltıda kruvasan değil de ekmek-peynir yeriz en fazla ne olacak?

    yemişim zarrab'ını, yaptırımını, altınını... alavere-dalavere yoksa işin içinde çekin resti! ama alavere-dalavere varsa da basın istifayı!
  • ahçı bahçıvana, bahçıvan şöföre, şöför uşağa, sonra hepsi uşağa.

    olayın özeti budur bence.
  • (bkz: zarrab'ın gıdaları) diye de bir başlık açmak icap ediyor sanırım...
  • şaşkınlık vericidir.

    bu ne lan? tren yapmış bunlar; sülalecek.