şükela:  tümü | bugün
  • çok yüksek meblağlı rüşvet vermektir.

    zarrab dosyasında verildiği iddia edilen şeylere artık “rüşvet vermek” demek mümkün değildir. rüşvet dediğin tapu memuruna verdiğin 50 lira’dır, hadi olsun icra müdürüne verdiğin 1.000 lira’dır. 50 mio euro’luk rüşvet mi olur, insan din değiştirir bu miktara!

    rüşvet vermek ifadesinin yetersiz kaldığı yüksek meblağlar için, “zarrablamak” kelimesi kullanılabilir. reza zarrab’ın abd’de bile rüşvet vermeden duramadığı, kendisi tarafından da kabul edilmiştir. rüşvetle özdeşleşmiş bir isimdir. istenilen tınıyı verecektir; “zarrablamak!”

    örnek kullanım:

    - abi ilk başta ık mık dedi ama, 40 mio dolları zarrablayınca ikna oldu.

    - yok geleceğimden endişeliyim dedi, yok sıkıntı var dedi ben de al lan dedim nedir yani yedi tane patek saat zarrabladım, anında sesi kesildi.