*

şükela:  tümü | bugün
  • ünlü rus romancı dostoyevski'nin ilk romanı.
  • 1984 yapimi, umit efekan'in yonettigi, kadrosunda emrah ipek, oya aydogan, berhan simsek ve eray ozbal'i barindiran, butun kliseleriyle 80'ler turk filmi. hikaye standard: emrah'in babasi (berhan efendi) hapisten cikmistir. diyarbakir'da tutunamaz ve ailecek istanbul'a goc ederler. anne (kim olacak, tabii emrah'in kadrolu orospu annesi oya aydogan), gundelikci olarak evlere temizlige gitmeye baslar. gittigi evin serseri oglu (pis bakislari ile eray ozbal) anneye sarkmaya baslar, tabii karsi koyar anne, ama cok da itiraz etmez. baba, ikisini is ustunde bastirir. mermi manyagi yapar ikisini. anne yarali kurtulur, baba hapse girer tekrar. babanin burada emrah'a "anan orospu oldu emrah" demesi unutulmaz..
    bu arada nasil olmussa, emrah arabesk soyleyip unlu bir sarkici olmustur. olaylar ondan sonra acikli bir hal almaya baslar, son sahnede emrah, anneye "et tirnaktan ayrilmazmis anne" der, kucuk emrah bakisiyla, orada gozyaslarina boguluruz ailecek..
  • (bkz: yılmaz guney) 'in (bkz: atıf yılmaz) 'la birlikte yonettigi film.
    (1972)
  • hayatı hapishanede geçen üç mahkumun öyküsü,
    zamanında yapılmıs en iyi turk fılmlerınden , gerek 3 hıkayenın bırbırıne baglanması gerekse konuşma dilinin halk dilini olabildiğince anlatabilmesi nedeniyle izlenesi en guzel filmlerinden biridir .basarılı oyunculuklar ise ızleyenlerın ızledıkten sonra takdırıne kalmıs cunlu anlatarak ızah edılecek gıbı deıldır ...

    (...)"zavallılar", toplumun ezdiği, horladığı, dışladığı küçük insanlardır; gerçek zavallılardır. ezilmişlikleri içinde, günümüz türk toplumunun içindeki belli yaraları deşer, belli sorunlara parmak basar, belli durumları simgelerler.(...)

    senaryocu a. yılmaz, güney'in tamamlanmış senaryosunu ustaca bütünlemiş, yönetmen yılmaz, yönetmen güney'in sanatsal üslubunu sürdürebilmiş, kenan ormanlar, gani turanlı'nın renk dünyasına girebilmiş. y. önal ve g. şengil, 3 yıl önceki rollerini bıraktıkları yerden alabilmişler. y. güney'in ismini bilmediğim yeğeni, güney'in ilk gençliğine gerçeklik katabilmiştir.

    bu küçük çaptaki mucize, kafa birliğine, gönül birliğine sahip kişilerin birbirlerini anlamakta, aynı çizgiyi sürdürmekte gösterdikleri çabanın bir sonucudur. film, hiçbirinin temeline inmemekle birlikte, birçok soruna dokunmakta, birçok durumları ve çelişkileri sergilemektedir. sayısız türk filminde en bayağı biçimlerde sömürülmüş olan melodrama yatkın çeşitli unsurlar (örneğin suçlu çocuk sorunu, hapishane içi ilişkileri, bir fahişeye aşık olma gibi) kesinlikle melodrama indirgenmeden işlenmektedir. film, ayrıca bu haliyle bile, güney'in güney mitosu'nun son kalıntılarını temizleme, ezilen, horlanan, türk insanını temsil etme çabasındaki yeni ve geçmişteki filmlerinden daha ileri bir aşamayı da ortaya koymaktadır.(...)

    ("zavallılar, mart 1975", atilla dorsay, yılmaz güney kitabı, güney yayınları, 2000)
  • sinematurk kanalinda arada bir rastlanan kötü film. amator oyuncular dokuluyor, seslendirme felaket. 16-17 yasindaki anadolu gencine abdurrahman palay'in olgun ve duzgun siveli sesini vermisler. goze soka soka acemice fakirlik sömürüsü girla.
  • yilmaz guney'in baslayip kendisi hapse girince, hocasi atif yilmaz'in bitirdigi film. abuzer (yilmaz guney) ve arkadaslarinin hikayelerini flash-back'ler ile dinlerken, yokluk icindeki onur ve erkeklik kavramlari bize ogretiliyor. filmi seyrederken 70'lerdeki uretken sinemamizi nasil kaybettigimizi aci icinde farketmemek elde degil, bir sahnede fabrikatorun kizlari sinemaya giderken icerideki doluluk dahi bize bunu hatirlatiyor. filmin genel olarak kalitesi ise zamanina gore degerlendirdigimizde muhtesem, oyunculuklarin kalitesi de senaryonun basarisi icinde eriyip gidiyor zaten.
  • yılmaz güney'in 1974 tarihli filmi.

    film, içeriğinden çok biçimiyle dikkatimi çekmiştir. kurgusu, dönemin türk sineması için oldukça yenilikçidir. izleyicinin algısıyla oynamak, yönetmen için büyük kumardır. güney bu filminde, dönemi için oldukça farklı olan kurgu tekniğiyle göz doldurur. bu açıdan, türk sinema tarihinde içeriğinden çok, kurgusuyla ele alınması gerektiğine inanırım.

    toplumsal gerçekçi sinemayı ikiye ayırırım. bunlardan bir kısmı, dönemin toplumsal yapısına ışık tutarken, bir şekilde gerçeklik hissinden kopar. canım kardeşim'in finali gibi... diğer kısım ise, büyük sözler ve finallerden uzak durmayı başarır. bunlara örnek, tunç okan'ın otobüs'üdür. zavallılar da, tıpkı otobüs'te olduğu gibi, küçük insanın hayatını anlatırken büyük laflardan ve gerçekçiliğin özünü kaçıran bir finalden uzak durmayı başarıyor, ki bu gerçekten zor iştir. bu açıdan da film başarılı.

    velhasıl, başta da belirttiğim gibi, içeriğinden çok biçimiyle öne çıkan, izlerken kurgusu üzerine yoğunlaşmanın daha doyurucu olacağını düşündüğüm filmdir.
  • türk sinema tarihinin iki önemli ismi, yılmaz güney ve atıf yılmaz’ın yazar ve yönetmenliğinde buluştukları zavallılar, güney’in 27 mart’ta sıkıyönetim tarafından tutuklanmasının ardından atıf yılmaz’ın 1974 yılında tamamladığı ve tamamlarken de mükemmel bir dil bütünlüğüne kavuşturduğu önemli yapıtlardan. oyuncu, senaryo yazarı ve yönetmen olarak kendi adıyla yarattığı sinemasında yaşadığı dönemin toplumsal dinamiklerini son derece keskin bir bakış açısıyla yansıtan yılmaz güney ve türk sinemasının en verimli yönetmenlerinden atıf yılmaz bu filmlerinde farklı suçlardan hapishaneye düşen, işsiz ve kimsesiz üç arkadaşın yalnızlık, sahipsizlik ve kaybolmuşluk içinde acı dolu bir öyküsünü anlatıyor. hapishaneden başka nereye gideceğini ve ne yapacağını bilemeyen abuzer (yılmaz güney), hacı (yıldırım önal) ve arap (güven şengül) tahliye günü gelip çattığında dışarı çıkmak istemezler. arkadaşlığın en temel insani ihtiyaçlarla sınandığı zavallılar, büyük bir kentin ve onca kalabalığın içinde, toplumdan dışlanmanın, yalnızlığın ve tutunacak hiçbir dalı olmamanın buruk bir öyküsü.
  • çıplaklık ve gerçekçiliğiyle aşmış bir yılmaz güney filmi. ayrıca yıldırım önal gibi zarif bir aktörü de tanıma fırsatı buldum.
    müzikleri de fevkalede ama gel gör ki hiçbir yerde bulunamıyor.

    --- spoiler ---

    baklava sahnesinin her anını yaşayarak oynamış yılmaz güney; kare kare, cümle cümle ve bakışlarıyla, sırf bu sahne bile alkışı hakediyor. ne diyeyim ki size..

    --- spoiler ---