şükela:  tümü | bugün soru sor
  • zayıflama hapı bir ütopyadır. böbreklere zarar vermeyecek, hafıza kaybı yaratmayacak, elinizi ayağınızı titretmeyecek, karaciğere yüklenmeyecek bir zayıflama hapı bulmak neredeyse imkansız.

    diğer taraftan, zayıflama hapı, bir masal gibi, harry potter asasından çıkma bir sihir ya da diş perisi hikayesi gibi, sanki gece yatarken içeceğiniz ve sabahleyin 38 bedende uyanacağınız bir hapmış gibi geliyor kulağa. olur muydu acaba?

    zayıflama hapı, finalden 100 çekme şurubu, iyi kısmet bulma iğnesi, lotoyu kazanma fitili (fitil de olsa niyet güzel).. what a wonderful world..
  • varlığına olan inancım çok az iken; 28 yaşında, dağ gibi bir genci tek celsede götürmesine uzaktan da olsa şahit olunca yokluğundan oldukça emin oluyor insan. zayıflama hapı diye bir şey yoktur arkadaş. az yemek vardır, bol bol su içmek vardır, spor vardır, egzersiz vardır, ama kolay yoldan tek bir hapla zayıflamak diye bir şey yoktur.

    mahallemizin tombiş internet kafe işletmecisi ferhan yılmaz' ın toprağı bol olsun demekten başka bir çare gelmiyor elden ne yazık ki.

    http://www.hurriyet.com.tr/…at/12546195.asp?gid=245
  • anna nicole smith gibi bir duayeni aramızdan aldığı için asla affetmeyeceğim haplardır. ne sikten ürünsünüz arkadaşım siz, zayıflatmaktan başka her boku yiyorsunuz. pis.
  • sahtelerinin piyasadan toplatılması sebebiyle satışının durdurulduğunu internet sitelerinden duyuruyorlar bu ara .zamanlamasında ki kilit nokta sahte haplar değil de bu yeni pazarın şimdi daha yeni yeni müşteri potansiyelinin oluşmasıdır . son 5 sene içinde kullanıcıları arttı da vakalar ortaya çıkmaya başladı (bkz: olasılık) . her sigara içenin kanser olmaması ya da her güneşe çıkanın pancara dönmemesi gibi bir durum bu .bünye meselesi bir yerde . yüksek tansiyon , şeker ve kalp hastalarının bünyelerinin bu besin takviyelerini ( uzay eriği , yersen ) mesele yapması daha bir olası . herhangi bir hastalığınız olmasa da bu tür haplar kan şekeri ile daha doğrusu oranı ile oynadıkları için karaciğerin normal çalışmasını engeller . 360 ve üzeri sayıda hap yutana (6 aylık doz) gözlerde sarılık , kırmızı burun , bir acayip sinirlilik hali hediyesi de vardır .

    içlerinde yağ yakmayı sağlayan maddeler bıdı bıdı gibi şeylere kanılmaz . sağlayan değil kolaylaştıran demiş olmalıdır dikkat ediniz . çünkü yağları yakmanın yolu, diğer her şeyde olduğu gibi ısıdan geçer . bu ısıyı da üretebilmek için hareket etmeye ihtiyacınız vardır ve hayır l-carnitine vücudunuzun kendini zıplıyormuşsunuz , koşuyormuşsunuz ya da mekik çekiyormuşsunuz sanmasını sağlamaz . öyle olsaydı basardık bunlardan kilo yüzünden ameliyat olamayan hastalara , havamızı bulurduk . ama olamıyor .önceki hayatında karpuz olduğunu düşünecek kadar hareketli biri olarak söylüyorum üzgünüm . gerçekten
  • genel olarak kolay yoldan zayıflamak isteyenlerin can simidi. halihazırda insanların, teknoloji vasıtasıyla ultra tembelliğe sevkedildiği, aynı zamanda güç sarfetmeden kolay yoldan istenileni elde edilmek istendiği ve bu ugurda delicesine pompalanan reklam v.b uygulamalar neticesinde; kosmadan, terlemeden herhangi bir efor sarfetmeden sadece 1 bardak su ve 1 tablet hap sayesinde zayıflama vaadeden ve nispeten anlık olarak faydalı oldugu gözlenen bu tip uygulamaların vucuda verdiği zarar, ilerleyen yıllarda ne gibi sorunlarla sizi basbasa bırakır muamma.
  • ünlülerin reklamı ile bizim daha çok şişmanladığımız haplar.

    ünlü diyebileceğimiz sanatçıların kilo sorunları ve bununla ilgili yaklaşımlarını irdeleyeceğiz.

    sanat icra edenlerin çok büyük bir kısmı, nitelik açısından kesinlikle bir yetersizlik içindedir. insani açıdan baktığımızda yukarıda bizim çıplak gözle görüp sıraladığımız, sahip olunması bir gereklilikten öte, bir zorunluluk olması beklenecek değerleri gerçekten pek azı taşımaktadır. bu maalesef yalnızca sanat alanında olmamakta, sanatçı camiasında olduğu kadar, spor camiası veya akademik alanda da; hatta bilimi temsil edenler de dahil, tıp dünyasında aynı yetersizliktekileri gösterenleri de kınıyoruz, onları reddediyoruz.
    zerrin özer, seda sayan, cem yilmaz, tuğba özay, nadide sultan veya mehmet öz, ender saraç, maranki, gibi sürekli değişken isimler olacaktır. bu sıralar da mesut yar veya başkaları, sırasıyla her birinin kullanarak veya dayatarak, zayıfladığını iddia ettiği ürünlerin reklamını birde biz yapmak istemiyoruz!
    her biri çöp niteliğinde içerikleri, yüklü maddi miktarlar karşılığında, kendi isimlerini kullandırmaya göz yummak suretiyle, dolayısıyla bilimsel olması gereken %100’ün ancak ve en çok %1’ine tekabül edebilecek içerikleri kullandıklarını ifade ederek, bir tek bu yol ile kilo verdiklerini lanse etmişlerdir. oysa her birinin girdikleri cerrahi operasyonlardan tutun, spor merkezlerinin yanı başında evler tuttuklarını, deli gibi spor yapıp, harcadıkları paralar veya yaşadıkları ve aralıklarla yaşamaya devam ettikleri travmaları, en ince ayrıntısına dek biliyoruz! bu travmalar onlar için belki yaşamları boyunca ve kısır döngü olarak gittikçe daha içinden çıkılmaz halde bir rutine dönüşecektir, ‘sibel can’,

    yeni dönemde ‘seren serengil’ ve her albüm öncesi sözde mucizevi listelerlerle zayıflayan diğer kendince ünlüler… buna en güzel örnekler.

    özellikle zayıflatıcı otlar, bitkisel ve kimyasal ilaçlar, kremler, jellerin reklamını yapan ünlüler! tam bir vurguna ortak olmaktadır. halk bir umut ile, güven duyduğu, idol olarak gördüğü kimselerin yalan telkinleriyle, bir kez daha ve bir kez daha, sonuç alamayacağı, fakat tamiri gittikçe imkansızlaşan derin yaraların açıldığı, başarabilme inançlarının ellerinden alındığı bir çarka, bu ünlüler eli ile bilinçlice çekilmektedir. diğer taraftan, en çok 2-3 liralık içerik ile ve çok kesin ve bilinçli yazıyoruz ki ve herkese %100 kanıtlamaya hazırız ki; plasebo etkisinden başka hiçbir fiziki etkisi olmayan bu ürünleri; 59, 69, 79 tl’lere satabilen, bu konuda; insanların hassasiyetleri ve psikolojik zaaflarını çok iyi bilerek, özellikle bilinçlice bu zaafları sonuna kadar kullanan ‘vurguncu şarlatan’ kazanırken, belli az paylarla veya peşin yeterli miktarlar karşılığında, faizini de çok değerli olarak gördüğümüz bu ünlüler almaktalar.
    bu durumun kesinlikle bireysel inisiyatiflerle reddedilmesi gerekir. tüm halkın kendilerine bahşettiği güvenini, üç beş kuruşa satabilen ve kendi benimsedikleri asıl değerlerin ne olduğunu çok açık gösterebilen bu kendince starlar veya süper starlara verilmesi gereken dersler olmalıdır. bu insanlar, ancak mahalle arası çığırtkanlıkta star olmayı hak edebilirler, daha öte değerleri bu camiadan kim kaybetmiş de, onlar buluyorlar?

    biraz gözlemlerle, fakat daha ayrıntılı ve hakikati yansıtmak için psikolojik ayrıntılara da yer vererek, biraz dikkatlice ifade etmeğe kalkışırsak;
    -ünlüler bizi şişmanlatıyor! diye geçiştirmeliyiz.
    bildiğimiz gerçeklerin bir kısmını aktarsak;
    -kendince ünlüler bizi kandırıyor! diyebiliriz.
    oysa biz tüm gerçekleri olduğu gibi, kimseyi korumadan, kimseye de yaranmadan ifade etmek zorundayız ki;
    bu durumda ise; - satılık ünlüler halkı dolandırıyorlar! halkı, bedenleri üzerinden yalanlarla servet yapmaya kalkışabilecek kadar ve kandırarak küçülüyorlar! ifadelerini kullanabiliriz…

    alıntı
    http://www.vucudunsifresi.com/…sp?recid=604&tabid=0
  • neredeyse her eczanenin camında yazan zayıflama hapları reklamları gerçekten sinir bozucu. insanlar özellikle de teenage ler online ya da bu eczanelerden bu ne idüğü belirsiz haplara rahatça erişim sağlayabiliyorlar.

    ve bu haplar 21 yaşında bir kızın daha canını aldı :

    http://www.telegraph.co.uk/…i-want-them-anyway.html
  • çok sevdiğim bir teyzem vardı benim; öz teyzemden daha yakın, annemim en iyi arkadaşı zeynep teyze. fazla kilolarına takmıştı kafayı. diyetle, egzersizle işim olmaz, ben yapamam deyip bu hapları kullanmaya başladı. birkaç kilo verince de işe yarıyor diye neredeyse 2 yıl kullandı bu ilaçları. sonra olanı söyleyeyim: böbrek üstü bezleri çürüdü. bu yüzden vücudu, hormonları alt üst oldu. şeker hastalığı, üstüne kanser derken en sonunda da ameliyat masasında kaldı kadıncağız. ardında perişan 2 çocuk, bir eş ve şok içinde bir sürü insan bırakarak...

    diyeceğim o ki, kullanmayın şunları allah aşkına. doktor kontrolü olmadan, kulaktan dolma bilgilerle, reklamına kanıp hiçbir ilaç kullanmayın!
  • ben bunların reklamını yapan sayfaları anlamıyorum ya ınsanların olumune sebep olduklarını bıle bıle yalan olduğnu bıle bıle para ıcın veya o haplardan elde etmek ıcın yapıyolar bunları. ınsanlar bazen kılo alırlar verırler tum ysamımız boyunca aynı kıloda olmuyoruz. ama bunun yolu bu haplar olmamalı o kdr kolay kazanılan hıc bısı kalıcı olmaz zten. kaldı kı karacığere dokunduğu barız bu hapların cayların. kendınızı hıc mı onemsemıyorsunuz kullanmayın sunları. gunde ıkı bardak yesıl cay haftada en az 5 gun 1 saat yuruyus ve sebze proteın ağırlıklı beslenmeyle brz daha uzun vadede kılo verebılırsınız. ha yapması demesı kadar kolay değıl ama olması gereken bu.