şükela:  tümü | bugün
  • müslümanlık'ın gereklerinden birisi.
  • (bkz: zekat)
  • ekmek teknesinden dışarıya pay vermek.
    (bkz: rüçhan hakkı)
  • sadece bizde değil, bütün az gelişmiş islam ülkelerinde zekat vermek bir şov fırsatı olarak benimsenip, insanların başına bir kamyondan zekat paketlerini atmak suretiyle yerine getirilir. önce bir meydana kalabalığın toplanması sağlanır, zengin görünsün diye kamyon veya tır tercih edilir, aracın üstünden insanların kafasına kutular atılır. ya da http://www18.gazetevatan.com/…at=5396&page_number=1 haberinde görüleceği üzere insanların birbirini gırtlaklaması ve ezmesi için gereki ortam yaratılıp, sevaba girilir. insanlar birbirine saygılı olsunlar ve sıraya girsinler fikri akla geliyor tabi ama saygının neticesinde eve eli boş dönmek gibi bir endişe taşıyan yoksul insan kendini ölüme atabilir ve öldüresiye savaşabilir zekat için. gelir dağılımındaki uçurumdan aşağı düşüp, ölen insanlar bunlar, 4.8 ytl için ölen geri zekalılar değiller.
  • sadece islam dinine mahsus olan ve ferdi faydaları hayrettin karaman tarafından madde madde özetlenen eylemdir.
    a) mala karşı aşırı düşkünlük ve cimrilik kusurlarını temizler.
    b) malî yardıma alıştırır.
    c) karşılıksız veren allah'ın ahlâkı ile ahlâklanmayı sağlar.
    d) ilâhî nimetlere şükran görevini yerine getirmeye vesile olur.
    e) kişiye gönül zenginliği ve ruh yüceliği sağlar
    f) insanların sevgisini kazandırır
    g) fakirin hakkını vermekle malı başkalarının hakkı ile kirlenmekten- korur ve temizler.
    h) malın hayırlı ve bereketli olmasına, artmasına sebep olur; fakirlerin satın alma gücünü arttıracağı için bu artış aynı zamanda maddî olarak da gerçekleşir.
    http://www.hayrettinkaraman.net/…meseleler/0116.htm
  • asri saadet'te islam'ın bu emri ile alakalı önemli bir hadise yaşanmıştır...
    zaman gazetesinden ahmet şahin hoca güzelce anlatmış hadisenin ne olduğunu.
    "zekat vermeyenlere ibret dersi"
    http://www.samanyoluhaber.com/haber-118156.html
  • …hayrettin karaman tarafından içtimai faydaları şöyle özetlenmiş eylem;

    a) islâm'ın yayılmasını, gönüllerin ona ısınmasını sağlar, kötü niyetlilerin islâm'a ve müsülmanlara zarar vermesini önler.
    b) insanlığın hedef olarak seçtiği, fakat henüz tam olarak ulaşamadığı en geniş ve en hasbî "sosyal güvenlik" müessesesini gerçekleştirir. zekât müessesesinin işlediği yerde hiçbir ferdin gelecek endişesi, aç açık kalma korkusu yoktur; bunun için -sosyal sigorta müesseselerinin aksine- kişinin, önceden bir şey ödemiş olması da gerekmez.
    c) zekâta tâbi servet (sermaye) sahipleri bunları işletmeseler dahi %2,5 nisbetinde zekât verecekleri için zekât, sermayenin âtıl kalmasını önler; sermaye sahibi verdiğini karşılamak için onu ticaret ve yatırıma sürer; bu da üretimin artması, işsizliğin ortadan kalkması, ülke kalkınmasının gerçekleşmesi gibi mühim iktisâdî neticeler doğurur.
    d) zekât fakirin gittikçe daha fakir olmasını, çeşitli hayatî ihtiyaçların esiri haline gelmesini önleyerek ahlâkî çöküntüyü, sınıfların teşekkül ve çatışmasını önler, toplum dayanışmasına bağlı sevgi, birlik ve beraberliği temin eder.274
    e) zekât gelirlerinden bir kısmını, muhtaç olanlara faizsiz kredi (karz-ı hasen) şeklinde vermek mümkün olduğu için, açık gizli faizcilik ve tefeciliğin önünü alır, ihtiyaç sahiplerinin sömürülmesine mâni olur.
    http://www.hayrettinkaraman.net/…meseleler/0116.htm
  • gerçek müslümanım diye geçinen tayfanın, samimi olarak uygulayıp uygulamadığını oldukça merak ettiğim islam emridir.

    bunca yıldır iş hayatında pek çok kereler karşılaştığım, zengin sayılabilecek derecede tek bir üyesinin, malının kırkta birini bırak, dört yüzde birini dahi bir garibana verdiğini görmedim. sadece oturup akıl vermeyi sever çoğu, "aman oğlum, bari cumaları aksatma" diye.
  • oy toplamak, ülke yönetimini ele geçirme amaçlı öğrenci yetiştirilmek üzere kurslar açmak v.b gibi herhangi bir amaca hizmet etmeden, salt farz olduğu için ve salt "komşusu açken tok yatan bizden değildir" düsturuna inanarak, tanımadığı halde müslüman olduğunu bildiği insanlara uygulandığını görmediğim ve hatta istisnalar hariç kimsenin görmeyeceği ibadet şeklidir.

    mesela bunu bu şekilde yapanlar faiz de yemezler, onun adı kar payıdır. yirmibeşbin kere hacca giderler ama devlete taktıkları trilyonları ödememek için yazlıklarında hapis kalmayı tercih ederler. ondan sonra islamın adaletinden, eşitlikten bahsederler. istanbul altınşehir' deki, bağcılar' daki gariban gariban değilmiş gibi, sudan daki, mısır daki, gazze deki gariban için para toplamayı meziyet sayarlar. ülkenin her türlü küçük esnafı parasızlıktan kepenk kapatırken o esnaftan topladıkları vergiyle eşi dostu gazete sahibi olsun diye kamu bankalarından yüzmilyonlarca dolar kredi verirler. ha o esnafa da eğer vergi borcu, ssk borcu, başka kullandığı kredisi yoksa, ipotek gösterecek kadar malı mülkü varsa, hatta parası varsa destek verirler. aksi halde "gebersin ibneler çok da sikimdeydi" derler.

    zekat vermek, verdiğini unutmayı gerektirir. verdiğini daha sonra ne kadar fazlasıyla geri alacağını hesap etmeyi değil.
  • "zekat vermek" ifadesi islamla alakali olan bi durum degil. yani peygamber donemi de dahil olmak uzere hicbir islam devletinde uygulanmamistir. dogru olan ve uygulanan "zekat almak" tir. ayni sey degil.

    zekat, sosyal devlet yapisini saglamak ve devam ettirmek amacli, devletin memurlarina maas vermek, ordusunu kurmak ve desteklemek, egitim kurumlari olusturmak, umumi ihtiyaclari karsilamak (yol, su, hastane) icin toplanan bir vergidir islam devletinde.

    yani cemaatlere, tarikatlere, ya da ulkenin tamamina hitap etmeyen kuruluslara para aktarmak bunu karsilamiyor. alakasi yok yahu..o dupeduz dolandiricilaga girer ki allah korusun. sosyal devletteki vergi zekatin karsiligidir. hatta fazlasi!