şükela:  tümü | bugün
  • son söyleşisinde "2006'dan bu yana nuri bilge ceylan’ın hiçbir filmini seyretmedim. o yüzden bir şey söyleyemem. merak da etmiyorum. ayrıca bu konunun neden hep bana sorulduğunu da anlamıyorum. " demiş yönetmen.

    daralıyorum sözlük.

    ulan ben senin tekrar kokan filmlerini, sırf ülkede iyi olma potansiyelini koruyan bir şeyler de yaşamaya devam etsin diye izleyecek sinema salonu arayayım, arkadaşlarımı izlemeye ikna etmeye çalışayım, sen ahmet misbah demircan masum bakışlarınla bu soru neden bana soruluyor acaba diye sahtekarı oyna.

    sinemanın hikayesi belgesel serisinin (bkz: the story of film an odyssey) son bölümünde, dünya sinemasında yeni ve güçlü gelen dönem diye sizden, modern türk sinemasından bahsedilsin,

    ülkede bırak sinemayı, her şey bombok giderken, şafak sezer tipi adamların filmlerinden kendi filmlerinize salon bulamayın,

    sen, atarlı kıskanç ergen triplerin yüzünden bu diyalog, birlikte kafa yorma, birbirinden beslenme şansını da böyle parçala zeki.

    zaten bir avuç yönetmensiniz.

    sen, ülkenin global arenada takdir kazanmış, elle tutulur başarı elde etmiş ve sürekli karşılaştırıldığın, benzer tarz ürünler ortaya koyduğun ya da koyduğunuz düşünülen adamının filmlerini izleme zeki.

    filmlerinde daya tiradı, daya üstü kapalı ithamları, ortamlarda dostoyevski'nin de dediği gibi diye diye başla anlatmaya zeki.

    git beşiktaş maçı izle, gökhan töre'den konuş zeki.

    güney amerika futbolundan dem vur, adidas eşofman giy, gevrek gevrek ona buna laf sok zeki.

    kapıcı kadın ekmeği yemeye, kapıları aralamaya devam et, yalnızlık, gerçek, tekrar yalnızlık de dur zeki.

    senin ben aq zeki.

    yine de izleyeceğim ulan filmini. sana inat hepinizin filmlerine insan toplamaya devam edeceğim.

    edit: geçen bir halı saha maçında aynı takımda top koşturduk. bunları yüzüne söyleyemedim. benim de aq zeki.
  • masumiyet adındaki yapıtıyla 1999 yılında venedikantalya film festivallerinde ödüller almı$,ba$arılı & kendine has bir yönetmen..

    ciğerden kopan editto : iyi ki varsın zeki demirkubuz, bana kendi dilimle düşünmemi sağlayacak belgeseller sunduğun ve zamanında 10 kişinin bile doldurmadığı sinema salonlarından bunca üretkenlikle çıktığın için. sağol, var ol.
  • kendisi yeraltı filmi hakkındaki bir soruyu şu sözlerle yanıtlamıştır:

    "dalgın bir adamımdır. yatarken, kalkarken düşünürüm. özellikle akşamları da iyi görememeye başladım. bir “muharrem”le karşılaşıyorum. tanımıyorum. selam vermeme durumu var ortada. muharrem’in bana atfettiği kimliğim yüzünden, muharrem benden selam vermemi bekliyor. ama görmemişim işte... üç gün sonra bu “muharrem”le karşılaşıyoruz mahallede, “n’aber ya iyi misin” diyorum, ben bunu deyince hem hoşuna gidiyor, hem kafası karışıyor. anında anlıyorum. muharrem alınmış, sırtına vurup “eyvallah” diyorum. bu adama normalde eskiden gıcık olurdum. “kaç yaşına gelmiş, hâlâ ne işler peşinde” derdim. dostoyevski ve camus’nun bana öğrettiği şeyler sayesinde şimdi bir sevme ve anlama sorumluluğu taşımaya başladım. bunların hiçbirini yaşamayıp fildişi kulede yaşayabilir, dizi çekebilirdim. ama nişantaşı’nda büyümüş, kolej bitirmiş olsaydım bile bu empati gücümle yine bu filmleri çekerdim. demek ki mesele o değil! mesele vicdan ve anlama gücü! insanlar muharrem’i anlamayıp “bu herifin derdi nedir” demezlerse, mutlu bir ailenin bebeği gün gelir 17 yaşında o ailenin dibine dinamiti koyar. "

    ben de hayatımda böyle insanlar istiyorum ya, çok mu zor?
  • bu adamı 2 haziran 2013 gecesi dolmabahçe'ye inerken gördüm. hani o beşiktaş'ta çok yoğun müdahalenin olduğu ,çarşı'nın kepçeyi aldığı gece. binlerce insan gümüşsuyu'ndan yukarı doğru püskürtülmüş çıkıyorduk. bu adam tek başına, müdahalenin olduğu yere doğru aşağıya iniyordu. öyle biridir işte.
  • "biz ahlaklı değil ahlakçı bir toplumuz"
    (bkz: zeki demirkubuz)
  • az evvel ki konuşmasındaki ilginç tespitleri,

    - tomaların ağaçlara sıktıkları suyun asitli olduğu söyleniyor. ağaçlardan kuşlar patır patır düştü.
    - polisin gözümüzün önünde sıktığı plastik mermi duvara çarptı ve duvardan bi parça koptu. bunun bize geldiğini düşünün.
    - ben artık kimseden hiç bir yetkiliden bir şey duymak istemiyorum. başıma ne gelecekse gelsin.
  • "iyi insan olmak istediğim için iyi biri değilim. bütün o kavga dövüş,bütün o kötülükler yüzünden iyilik üstüme kaldı"

    büyüksün. konus dinleriz, film yap izleriz.
  • "tamam küfür benim ağzıma yakışmıyor, ama sizin üstünüzde çok şık duruyor" tweeti ile öfkeli bünyeme tercüman olan yönetmen kişidir.
  • yönetmen falan değildir. yönetmen olmaya da çalışmıyor, aksine kendi ekseni etrafında dönen, eski röportajlarında ne söylediyse bugün tam tersini söyleyerek çelişkili demeçler veren, nuri bilge'nin filmlerini izlemediği konusunda göz göre göre yalan söyleyen, eskiden ustam dediği zeki ökten'i bugün ağzına bile almayan, yığınla yönetmenden sahne-sekans aşırmasına rağmen etkilendiğim hiçbir yönetmen yok diyen, ki eskiden etkilendikleri arasında zeki ökten ile yılmaz güney'i de anardı, en az sakalları gibi kirli filmler çeken bir adamdır. futbol takımı sponsorluğu ise ayrıca bir komedi ürünü.

    filmloverss'daki son röportajında diyaloglar üzerinde çok çalışıyorum, yıllar sürüyor benim senaryolarım falan diye yine yalan söylediğini okuyunca gülmekten kendimi alamadım. eğer yazdıkları yıllar sürüyorsa bulantı denen garabetteki şu diyaloglar da ne:

    "sen ne biçim adamsın ya"
    "sen çok komik bi adamsın ya"
    "ne çok konuşuyosun sen ya"
    "o hareketi yapıcanı adım gibi biliyordum ya"

    - ister misin?
    - ne, su mu?
    - evet.
    - hayır.

    bunlar mı yıllar süren senaryo yazımının sonuçları? hadi ordan.

    tarkovski'den yürüttüğün kendiliğinden kapı açılma geyiğini de bırak artık, insanın kusası geliyor.

    akp bugün nasıl eskiden söylediklerinin tam tersini söylüyorsa sen de biraz aynısın kusura bakma. süleyman demirel'den alıntılar yapıyorsun yani bravo. recep tayyip'in konuşma tarzını taklit ediyorsun. palyaçoluğu iyi beceriyorsun. ne marxist olabildim ne solcu diyorsun. ama eskiden öyleydin, rahatça konuşuyordun. bugün ne değişti? akp'den film ödeneği alamamaktan mı korkuyorsun?

    kıskanç, yüksek egolu, sadece iç tüketim için film yapabilen, daha dublaj konusunu bile halledememiş bir adamsın. önce sinemacılık olayını çöz, daha sonra nuri bilge'ye filan dil uzat. nuri bilge senin adını bile anmazken, sadece işine bakarken bütün bu atraksiyonlar televole geyiklerinden öte geçemiyor.

    biz senin filmlerini önce sinemada, daha sonra dvd vb. eliyle en az iki defa izlerken, senin izleyicilerine utanmadan yalan söylemen, ona buna laf sokuşturman ve hepsinden önemlisi, ısrarla kötü filmler yapmaya devam etmen hiç yakışık aldı mı şimdi? biz de senin gibi mi konuşalım, 2016'dan bu yana demirkubuz filmi izlemiyorum mu diyelim?

    sanırım bunu demek için geç bile kaldık.
  • dostoyevski'nin en güzel eseri.