şükela:  tümü | bugün
  • çok büyük bir kısmı için geçerli olan durum.
  • ilginç bi olay.
  • aptal olup az konuşan da, zeki olup çok konuşan da gördüğüm hatta örnekleri çoğul şekilde değerlendirebileceğimiz için geçersiz olan önerme.

    az konuşmak nedir? asosyallik, sosyal anksiyete gibi sebeplerle insan içinde konuşamayan insanların zeka seviyelerini bu tarz basit bir dinamikle nasıl inceleyebiliyorsunuz? peki ya konuşmayı sevmeyen, söylemek istediklerini özenle seçen ve işleyen insanları? bu insanların zeki olması gerekmiyor ki.

    edit: dürüst konuşayım bu entrynin bu kadar tutmasını beklemiyordum. şuku sırasında en üstte olunca buradan hareketle bir sürü şey yazılmış hepsini okuyamadım daha. bir suser sosyal zekaya değinmiş o hoşuma gitti. çoklu zeka kuramını ele almadan kim zekidir ve kime zeki denir bunu tartışamayız. yine bir başka suser zeka ile akıl arasındaki farka değinmiş o nokta da önemli.

    gelen bir kaç mesajdan ötürü kendimi tekrar ifade etmek istiyorum. bu editte bile bahsettiğim gibi tek bir dinamik üzerinden incelenebilecek bir konu değil bu. çoklu zeka kuramı, bilişsel işaretler, bireyin sosyal rolü ve kişisel gelişmişlik endeksi, toplumun bireye atadığı statüler, fizyolojik engeller, bulunulan ortamın katılımcılara atadığı roller gibi gibi bir sürü birbirinden farklı ama konumuzla iç içe dinamikleri incelememiz gerekir.

    burada bireyin kişisel gelişim tek başına büyük bir psikoloji ve sosyoloji araştışma konusu. kişisel gelişim anne karnında başlar. hamile kadın hangi ülkenin neresinde yaşıyor, hangi dili konuşuyor, kocası hangi dili konuşuyor, eğitim durumları nedir, çocuğun fiziksel gelişiminde herhangi bir sıkıntı var mı(kalıtsal hastalıklar, mutasyon, zeka geriliği**, fiziksel engellilik gibi vs.), doğum sonrası görmenin de eklenmesiyle öğrenme sürecinin hızlanmasında çocuk neler yaşamış, ağır bir hastalık ya da travma geçirmiş mi gibi sorular sormalıyız.

    bu kadar karmaşaya girmemeyi düşündüğümüzde doğru yorumlama yapamayız ve kişisel tespitlerde takılı kalırız. "ben zeki biriyim ama çok gevezeyim önerme yanlış" ya da "boş beleş tipler hep çok konuşur doğru önerme" gibi. bunlar uygun olmayan tespitlerdir.

    şimdi en başa dönecek olursak, gelen bir mesajda klasik mantıksal paradigmaları yanlış yorumladığımı söylemiş bir suser. zeki insanların az konuşması, az konuşanların zeki olur anlamında yorumlamamı yanlış bulmuş. saygı duydum ve cevapladım tabi. zeki insanların daha az konuşması önermesi bundan farklıdır. daha az denildiği zaman burada bahsedilen sadece zeki değildir. aynı zamanda az konuşan da değildir. sadece bu cümlede az ya da çok konuşan ve zeki ya da gerizekalı olmak gibi farklı senaryoların türediğini görüyoruz.

    gözünüzün önünde canlanır mı bilemiyorum ama buraya kadar yazdıklarımı okuduysanız böyle bir önermenin doğru olduğunu ispatlamak için çok uzun bir çalışma gerektiğini ve bunun sonucunda yine de yanlış olduğunu bulacağımızı fark etmişsinizdir diye umuyorum.

    hepinize saygılar, sevgiler. movember de bitti gibi doğru düzgün uzatamadık.
  • neye göre kime göre amına koyayım diye akıllarda soru oluşturacak bir başlık.

    kendimden örnek verecek olursam gerçekten pek fazla konuşkan birisi degilimdir. herhangi bir ortama girdiğim zaman yeni arkadaşlar edinme çabam olmaz ki özgüven ile alakalı bir mesele değil. yani x kisisinin yanına gidip muhabbet kurmak istemem fakat o kişi benim yanıma gelip arkadaş olmak istiyorsa olurum, muhabbet de kurarım. zaten yaptığım ve kurdugum arkadaşlıklar karşı tarafın sayesinde kuruldu hep. herhangi bir konu hakkında kendi doğrularım karşı tarafa yanlış geliyorsa yahut tam tersi oluyorsa hiçbir şekilde tartışmaya girmem. ilgimi çekmeyen, konuya dahil olmadığım muhabbetleri sevmem. insanları güldürmek için herhangi hir çaba içerisinde olmam. hele ki dışarda kalabalık olan bi ortamda oturulduğu zaman dudaklarımı oynatasım gelmez. kulaklık takip bisiklet sürmeyi buna tercih ederim. bu arada yanlış anlaşılmasın , kendini beğenmiş kimseyle arkadaşlık etmek istemeyen bir tip değilim. tesadüfen kuruyorum arkadaşlıklarımı, bazen de bi arkadaşımın sayesinde tanışıyorum yeni kişilerle. bilmiyorum neden böyle. konuşmaktan çok yazmayı, yazışmayı, dinlemeyi tercih ederim. keşke kelimeri ağızdan çıkarmadan, sadece düşünceler arasında telepati tarzında bir bağ kurarak anlaşabilseydik. galiba konuşmayı pek sevmiyorum.

    diğer bir konuda pısırık,kendini ifade edemeyen, konuşamayan tipler. ben öyle birisi değilim ama ben de pek fazla konuşmuyorum. ee ne sikim bi teori şimdi bu ?
  • sosyal gevezeliğe ihtiyaç duymadıklarının kanıtıdır.
  • ortamdakiler gerizekalı olduğu için konuşmak istemeyen normal zekalı insan davranışıdır. einstein değilsiniz, rahat olun...
  • zeka ve konuşma isteği birbiri ile ters orantılı mıdır?
  • az konuşmaktan ziyade öz konuşur gibime geliyor.