şükela:  tümü | bugün
  • alem fm'de matrax programiyle nasil hem seviyeli hem de matrak bir program yapildigini cumle aleme kanitlayan,ayrca aksam gastesinin kantin dergisinde de cok farkli bir formatta olan yazilariyle taninan ender sahsiyet...
  • yıllar önce akşam gazetesi 'nin canteen ekinde tanıştığım, kendisi gibi bir dünya okura sahip kişidir.

    sözlükte hakkında yazılan yazılara bakıp akıllıca, üsturuplu bir şekilde cevap yazısı yazmış. buna bir lafım yok fakat onu savunmak için sitesinde destekleyici (ve tabii ki sözlüğe yağdır mevlam su biçiminde saldıran) şahsiyetlerin öyle komik lafları var ki, hele biri "meyve veren ağaç taşlanır." demiş, hay allahım ya.
  • gökhan özen ve mustafa sandal'ın şarkılarını çalmadığını açık açık ifşa eden, nazan öncel'e acayip hayranlık duyan ve zekirdek.com sitesinin tanıtımı yaparken seks kokulu sesiyle ''çekirdek değil tatlımmmm, zekirdekkk'' diye insanın içini gıcıklayan zeki mi zeki, coşkun mu coşkun bir şahsiyet...
  • carsamba gecesi radyoda sozlugun olumsuz dedikodusunu yapan insandir.
  • magazin gazetecileri dernegi 'nin düzenlediği halk oylamasinda acik farkla "yilin radyo dj" secilen programci.
  • boyunun kisaligina ragmen, son zamanlarda burnu ve gokyuzu arasındaki mesafenin azaldigini gozlemledigim radyo programcisi.
  • ben senden sonra düş oldum... adında bir kitabını kendisini tanımadan, kitabın adını ve arkakapak yazısını beğendiğim için aldım.

    "ne demeli?...
    nasıl anlatmalı?...
    ne yazmalı bu dar ve parlak yüzeye?...
    sıradan bir yalnızlık benimkisi...
    kiminkinden farkı var?...
    kelimelerden cümle kurma yeteneğim,
    belnim yalnızlığımı sadece belgelenmiş bir "anı" yapar...
    herkesinki gibi bir yalnızlık bu...
    yangın yerinde hareket edememek gibi...
    hiçbir teselliye boyun eğmeyen...
    laftan, sözden anlamayan bir yalnızlık bu da...
    asi... onurlu... ümitsiz...
    hiç kimseninkinden farkı yok...
    sabah ezanından hemen sonra...
    durduk yere arabanın camını açıp...
    istanbul'un tam ortasında, sesim kısılasıya 0'nu bağırmak...
    "seni seviyorum"u öfkeye dönüştürmek...
    bu koca kente 0'nu haykırmak..
    dudaklarımın önce titremesi...
    sonra gözlerimin dolması...
    en fazla ağlamak ıslak caddelere...
    elimin ayağıma dolaşması...
    salaklaşmak...
    farklı mı yapar benim yalnızlığımı?...
    duysaydı... belki...
    duymadı... duyulmadı...
    diğer yalnızlıklar gibi benimkisi de...
    duyulmayan... görülmeyen... bilinmeyen... umursanmayan...
    sıradan bir yalnızlık...
    bir adım yaklaştıkça, bir "kadın" daha uzaklaşan...
    bir kadın uzaklaştıkça, bir "adam" daha küçülen yalnızlık bu da..."

    demiş...0 ları büyük o yerine ben kullandım, ek$isozluk e aykiri dusmesin diye.. copypaste değil alınteri, bu sıcakta..
  • çok başarılı olacağına inandığım radyocu dostum