şükela:  tümü | bugün
  • hintlinin akilci ve soyut du$unce bicimiyle cinlinin somuta ve gercekcilige donuk zihin yapisinin bir kari$imi.aydinlanmaya ula$mayi amaclayan bir kuram ve uygulama.zen ve psikanaliz arasinda bir takim benzerlikler olmasinin otesinde bu benzerliklere daha agir basan tezatlar var.zen ne kadar doguya aiyse psikanaliz o kadar batiya ait.psikanaliz ruh ve akil hastaliklarinin bir tedavi yolu;zen ise bir manevi kurtulu$ yolu olarak tanimlanabilir.
  • bir din degil bir yoldur, amac sadece insan olmaktir
  • zen budistlerinin ustunde calistiklari seylerden biri de eskrimdir
    ayrica (bkz: kendo)
  • soluk alıp verme çalışmaları ile konsantrasyon sağlayıp hayattan bazen birkaç saniye, bazen birkaç saat kopulabilir, çoğu şey "algılanabilir" ve o anlayışa sahip olunca hiçbirşeye sinirlenilmez,sevinilmez,tepki verilmez;yaşanır,hissedilir,anlaşılır hayat..cevapsız sorulara(bkz: koan) konsantre olunabilir..ve sonunda onun da "cevabı" bulunur.ancak amaç hiçbir zaman uçmak, aydınlanmak, kopmak değildir. amaç sadece nefes alıp vermektir.ve sonunda artık anlaşılır;
    dopdolu ve bomboş bir hayat!

    zen budizminin olmazsa olmazı meditasyonlar, sadece soluk alıp verme değil, çeşitli sporlar ve çalışmalar ile de hatta yürürken,yatarken, her durumda yapılabilir. nerdeyse bağımlılık yapan faydaları ve hayattaki değişimlerin gözlenmesi çok da uzun sürmeyecektir.
  • japonya'nın kyoto şehirinde ortaya çıkan budizmin bir alt felsefesi.
  • babamın zen budizmin ta kendisi olduğuna inandığı bir rahip kaplanlar ve çilek hikayesi vardır. adam dağ çileği toplamaya çıkmış, bir ara bir çileğe el attığında bir de ne görsün etrafı kaplanlarla çevrili, o da oturmuş zevkle çileği yemiş... bana sorarsanız bu hikaye başka türlü felsefelerle de uyumlu bir hikaye, ve zen budizmle alakasız olması da olası kimi yerlerde...

    benim zen budizm hikayemse doktor kato'dan.
    doktora yeterlik sınavı sürecinde artık iyice kafayı yediğim bi anda, heralde, dedim ben bu amerikalılarla aynı şeylerden söz etmiyorum ve onlar da benim anlamadığım başla bi dalgadalar. anlıyorum sanıyorum problemler ondan çıkıyo, en iyisi okulun piskoloğuna falan gideyim.
    gittim de nitekim.

    danışma merkezindeki piskologlardan biri doktor kato -keyto deyorlardı o da kendine öyle diyodu- idi. kendisi bıyıklı bir japondu ve bana acilen ombudsmanı görmemi söyledi. yani sorun bende değildi ve tez hocamla yaşadığım araya ombusdsmanı sokacak kadar ciddiydi. sırf bu yönlendirme bile beni baya rahatlattı. ama bonus olarak bir de bana kendimi engellenmiş hissetiğimde bir tepe hayal etmemi, ona çıkmak içinse önüme çıkan engellere odaklanmamamı söyledi.

    böylece zen budizmi benim için tepe odaklı bir felsefe olarak perçinlendi. doktor keytoyu da bidaha bi yıl falan sonra sağolasın demeye uğradığımda bulamadım, biraz hayal ürünü gibi gelmeye başladı bana, zaten müfettiş klüzoonun sotelenmiş ketosunu da andırmakta adı. ama çileğin tadı iyi.
  • hayran olunasi insanlarin farkli din anlayislarinin sonucunda turettikleri bi yoldur bu. ada milletinin diger milletlerden ne kadar farkli oldugunun bir gostergesidir resmen.
  • gönüllerin krali `jd salinger`ın kafayı bozduğu inanç sistemi.
  • --- spoiler ---
    övülmeye değer bir şey yapmaktansa;hiçbir şey yapmamak daha övülmeye değerdir.
    --- spoiler ---
    aslında çok basit ve yalın bir öğretidir.hiçbir şeyi kabul etmez ya da reddetmez.soru sormaktır asli sebebi.hayatın anlamını aramak anlamsızdır düşüncesindedir.ruha dinginlik veren zen doğaya döndürür insanı yeniden.