şükela:  tümü | bugün
  • abd nüfusunun sadece %13'ünü oluşturan zencilerin, hapishane nüfusunun ise %50'sini oluşturduğuna dair istatistikte ve ayrıca her 3 zenciden 1'inin hayatı boyunca en az 1 defa hapse girdiğini gösteren haberde görülen durumdur.
  • doğal eleme yöntemiyle ait oldukları coğrafi bölgeye uyum sağlarken ve soy sürdürürken ait olmadıkları coğrafyalara götürülüp uyum sağlamaya zorlanmanın verdiği uyumsuzluk.kas ve iskelet sistemleri gelişirken diğer uzuvlar adaptasyon sürecinde farklı bir gelişme göstermiştir.ve anatomik fizyolojik uyum süreci böyle gelişirken köklerinden gelen biyopsikososyolojik gelişimde uyumsuz dış çevrenin etkisiyle ırkına has değişim gelişim mutasyon olmuştur.kabul edilen tıbbi kaynaklarca desteklenen gelişim farklılıkları gözlenmektedir.enzim-hormon-hücre-doku-organ gelişim farklılıkları kabul eden kaynaklar mevcuttur.bu konuda yapılan krimınal dağılım çalışmasında karşılaştırmalar ilginç sonuçlar vermiş.amerika ve avrupa'da yaşayan zenciler arasında belirgin farklılıklar tespit edilmiş.mecburen gittikleri yeni coğrafya ve iklime uyum sağlarken kültürel etki de sosyolojik açıdan çalışılmış.amerika'da yaşayan zencilerin kriminal eğilim,girişim ve kayıtları daha fazla.hollanda ve fransa'da yaşayan zenciler akademik yönden daha olumlu verilere sahip bulunmuş.(kaynak:sosyolojide doktora yapan arkadaşımın iklim-insan-göç-uyum -travma psikososyolojik değerlendirme çalışma dökümanları) bu da benim özetim...o ne yazmış ben ne anlamışım.......
  • geçmişten beri süregelen 2. sınıf insan muamelesinin kendilerinde oluşturduğu bir genetik değişimden kaynaklanıyor olabilir. yasanilanlar onları daha hırçın ve suça eğilimli hale getirmiştir olabilir. belki de baştan beri genetik olarak suça eğilimli ve vahşiydiler. bir sıkıntı olduğu kesin de genetik mi kültürel mi kesin değil.
  • zencilerin genetik olarak penis uzunluğuyla delmeye yatkın oluşuyla atbaşı giden kavram. kimleri deleceği ise suç istatistiği verenden başlayabilir elbette.
  • olaya yanlış taraftan bakıyorsunuz. zenciler suça yatkın değil, siz çok masumsunuz
  • eğer istatistiki anlamda böyle bir sonuçla karşılaşılmışsa(kara rakamları bir an için ihmal etsek dahi), suçluluğu sadece siyah-beyaz ayrımına bağlamanın yanlış olduğuyla cevap verebileceğim bir önermedir.

    zira kriminoloji biliminin verilerine bakıldığında suçlulukta(buradaki suçluluk geniş anlamda suçluluk olup sapma niteliğindeki davranışları da kapsar) biyolojik etmenlerden ziyade çevresel faktörlerin ön plana çıkarıldığını, suçluluğu tamamen biyolojik etmenlere bağlayan görüşlerin (lombroso gibi) kabul görmediğini söyleyebiliriz. zira bu ilkel görüşlerin birçoğunda doğuştan suçlu insan tipleri, birtakım fiziksel ve biyolojik donelerden yola çıkılarak yaratılmaktadır. aslen bir tıp doktoru olan lombroso, kendisinin karşılaştığı suç vakalarında, suçluların kafatası ve vücut ölçülerini alarak genellemelerde bulunmuştur. çoğu nesnellikten uzak olan bu çalışmaların günümüzdeki vakalara açıklama getirmesi elbette ki mümkün değildir. ancak bu durum, biyolojik hiçbir faktörün suçluluk üzerinde etkili olmadığı anlamına da gelmemelidir. örneğin, insanlarda fazladan bulunan y kromozomunun suçluluğu artırdığı ve suç davranışlarının daha çok bu gen üzerinden aktarıldığı modern çalışmalarda ortaya konmuştur. bununla birlikte çevresel faktörlerin de suçlulukta önem arz ettiği söylenmelidir. örneğin, tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalarda doğumlarından sonra farklı ortamlarda büyüyen kişilerin, yetiştikleri çevreye göre suç işleme eğilimlerinin değiştiği de saptanmıştır.

    sonuç olarak, insanı suça iten etkenler o kadar fazla ve her suçluluk vakası kendine özgüdür ki suçluluk tek bir nedene bağlanamaz. işsizlik, ekonomik sorunlar, insanın kendisini çevresine kabul ettirme çabası, kurallara karşı çıkma isteği, sistematik olarak güdülen ötekileştirme politikaları gibi birçok sebep biyolojik diğer etmenlerle birlikte değişik oranlarda suçluluğu etkilemektedir. dolayısıyla suçluluk yoktur, suç ve suçlu vardır ve her suç kendi şartları bağlamında ortaya çıkmaktadır.
  • hala ezilmeye devam etmeleri yüzündendir.kölelik kaldırıldı diye herşey bir anda düzelmedi.daha sonra aynı restaurantta bile yemek yiyememişler kölelik kaldırılmasına rağmen.

    amerika'da yaşanan son olaylar da zaten ortada.zamanında sırf kölelik yüzünden iç savaş çıkmış.tabii insanların bakış açısı da öyle bir anda değişmiyor.aşama aşama bu işler,yıllar alıyor.şu an restaurant kadar aşırı olmasa da ayrımcılık elbet vardır.çok az bile olsa vardır.en çok ekonomik anlamda vardır bu da suça teşvik eder.adamlarda zaten eziklik psikolojisi var.fakirler hor görülüyorsa onlar iki kat hor görülür.

    ayrıca kızılderililere uygulanan asimile politikası tahminimce onlara da yapıldı.yapılmaması çok zor.kültürlerini kızılderililer gibi korumaya çalışıp devlet eliyle eziyet görmemek de o ülkede zor.o yüzden istatistikleri normal karşılıyorum.ha ama bu yaptıklarının yanlış olmadığı anlamına gelmiyor.aralarında herşeye rağmen tertemiz yolları seçenlerle suçluları bir tutmak doğru olmaz.onlar da diğerleri gibi farklı bir yolu seçebilirdi seçim şansları varsa.ama görünen o ki içlerindeki kötülüğü ortaya çıkarmayı seçmişler.
  • bir yerde okumuştum amerika'daki 25 yaş altı zencilerin üçte biri ya hapishanede ya da gözaltında tutuluyormuş.