şükela:  tümü | bugün
  • şahsımın sebebini gerçekten hiç ama hiç anlamadığı ilgidir.

    konuyu bilmeyenler için anlatayım bu ilgi kötü bir anlam taşımıyor bildiğin tavuk yemeği seviyorlar fakat çok seviyorlar ve hepsi seviyor.

    zencilerin tavuk düşkünlüğünü amerika gibi yerlerde dillendirmek ırkçı bir davranış gibi kabul edilse de bizim için geçerli bir şey değil, yani başlığı görünce bıyık altından gülen arkadaşlar için söylüyorum beyaz kukuletamın altından yazmıyorum şu anda.

    tom amcanın kulübesinde zenci köleler için nadir de olsa verilen ''bazı etler'' tam anlamıyla tavuk, hatta iyi sahipler kölelerine tavuk verirmiş, bu arada köleler o kadar da kötü beslenmiyormuş gibi yazılar var, baya pekmezli falan kahvaltı varmış yani neyse.

    kölelik zamanınında bu tavuk espirisine katkısı olduğunu düşünürsek günümüzde bu düşüncenin ırkçı kabl edilmesini belki biraz anlayabiliriz fakat asıl sorumuz ırkçılık değil zencilerin kfc ve türevleri tavuk satan fastfood zincirlerini oldukça fazla sevmeleri, hatta kemikleriyle yemeleri.

    kkk üyesi ilan edilip linç edilmemek için bunu kimseye soramadım fakat kafamdaki büyük soru işaretlerinden birisidir bu.
  • böyle bir sorunun artık çöpe dönen ekşi sözlükte sorulması şahsım adına umut verici. çünkü kitaplara konu olmuş bir olay bu. why do black people love fried chicken? diye kitap bile yazılmış. aslında neden kızartılmış tavuk daha çok seviyor diye soruyu değiştirmek daha doğru.

    halkımız okumayı pek sevmediğinden kısa ve net anlatayım. olay aslında amerika'nın kuruluşuna ve derinliklerine iniyor. tavuk, maalesef, zamanında köleler arasında çok yaygın bir yiyecek. neden ? çünkü ucuz bir protein kaynağı. köleler, köle gibi çalışıyor. proteine ihtiyacı var. aynı şekilde mısır diyarı amerika, siyahi kölelerin günlük kalori ihtiyacını giderirmiş. hatta elle yendiği için karpuz bile beyazlar tarafından yenilmezmiş. bu sebeple elle yenilen tavuk, karpuz gibi yiyecekler siyahilerle daha çok özdeşleştirilmiş.

    afro-amerikalılar zamanla bayrampaşadan apaçi hasan, şeroke mustafa gibi topluluklarla etkileşime geçip "soul food" denilen olay daha da gelişiyor. afrika'dan daha fazla siyahinin gelmesiyle arnavut biberi denilen biberle daha baharatlı daha acılı kızartılmış tavuklar yapılıyor. abd'nin özellikle güney kısmında çok yaygın. nasıl bizim güney ve güneydoğu bölgelerimizde baharatlı yemekler çok popülerse; aynı şekilde abd'nin louisiana gibi eyaletlerinde de soul food yaygın. baharatlı kızarmış tavuklar afro-amerikalıların yemek kültürünü en iyi taşıyan-yansıtan yiyecekler. adamlar da soul food'un - yani buradaki kızartılmış tavuğun - yöresel ve milli yiyecekleri olduğuna inanmışlar. nasıl bizim için kuru fasülye - pilav ise adamlar için de kızartılmış tavuk milli yemek. hatta abd'de bi tartışma dönüyor; bak kardeşim biraz azaltın şu kızartılmış tavuğu. tip-2 diyabet, kalp hastalıkları aldı başını yürüdü gitti diye. tabi bu argumana dış mihraklar bizi köklerimizden uzaklaştıramazlar diye karşı çıkan bi ekip de var. çomar everywhere.

    edit akbayram: gelen mesajlar üzerine biraz daha bilgi verildi.
  • bir an ben de zenci miyim? diye düşündüm.

    e:imla
  • mis gibi ana yemekleri es geçip her gün istisnasız chicken finger yiyen siyahi yurttaşları gördükten sonra benim de merak ettiğim bir konu idi.

    var ol ekşi sözlük. her ne kadar boktan olsan da...
  • başlık the wire'daki şu sahneyi hatırlattı...

    tık tık

    edit: ezcümle çevirisi için (bkz: #61327948)
  • ari shafirr abinin de değindiği bir konudur bu.
  • bir kac yil once bir zencili haber vardi. cinayet islemis mahkeme suruyordu. dava uzamasin devlete maliyeti artmasin bosuna diye zenciyle pazarlik yapmislardi adam sucunu kabul etmis omur boyu hapse girmisti. karsilik olarak hapishane tabildotu yerine ne zaman isterse kendisine disaridan kfc menusu getirteceklerdi.
  • green book'ta efsane gönderme yapılan hadise.