*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • abbas kireostiami'nin belgeselle kurguyu karıştırarak ürettiği, önemli bir iran filmi. 1990 yılında (tam da dünya kupası maçı oynanırken) iran'da çok büyük bir deprem olur. sonra bir film yönetmeni, yanına küçük oğlunu da alarak deprem bölgesini ziyarete gider.

    yönetmen: deprem sırasında neredeydiniz?
    1.çocuk: kavede maç seyrediyorduk. arjantin'le belçika oynuyordu.
    yönetmen: peki nasıl başladı?
    2.çocuk: hızlı... ilk on dakika arjantin daha iyiydi...
  • 1991 yapımı, orjinal ismi "zendegi ve diger hiç" olan abbas kiarostami filmi.

    iran'da meydana gelen yıkıcı bir depremden sonra, bir yönetmen oğluyla birlikte arkadaşımın evi nerede isimli filmde rol verdiği çocuğu, çocuğun yaşadığı ve depremden yoğun zarar görmüş olan kasabaya gidip aramaya başlar.

    filmde dikkat ceken onemli bir unsur, kasabada yaşanan yıkıma rağmen, filmin isminde de belirtildiği gibi hayatın devam etmesi, insanlarin yıkımın getirdiği olumsuzluklara ragmen yaşamlarını sürdürmeleridir. sevgilisiyle evlenme hazırlıkları yapan genç oglan, ve başta çocuklar olmak üzere, kasaba halkının bir kısmının dünya kupası maçını izlemek için duydukları heyecan, filmin iyimserlik dolu mesajını seyirciye başarıyla aktarır.
  • khane-ye doust kodjast'la başlayıp zire darakhatan zeyton'la biten üçlemenin ikinci filmi. khane-ye doust kodjast'ta ahmed'in koşa koşa bir çırpıda geçtiği yollar bu kez bitmek tükenmek bilmiyor. ama yıkıntıların altında, toz toprak içinde de olsa hayat ve dünya kupası devam ediyor. üçlemenin verdiği bir başka haz da, hayatın akışını kiarostami'nin her filmde biraz daha büyüyen çocuklarının yüzlerinden, konuşmalarından, tavırlarından izlemek.
  • abbas kiyarüstemi’nin köker üçlemesi’nin ikinci filmi zendegi va digar hich. 1991 yılı yapımı bu film, deprem sonrası köker’e ulaşmaya çalışan bir baba ve oğlunun gözünden anlatıyor hikâyesini. zendegi, farsçada “yaşam” demek. film türkiye’de “ve yaşam sürüyor” adıyla biliniyor.
  • bu filmde o şahane arkadaşımın evi nerede filminde, yönetmenin sıradan insanları oynattığını öğreniyoruz. hatta bu filmde de onlar oynuyor.

    filmin türkçesi "ve yaşam sürüyor". bir sürü yakınının depremde ölmesine rağmen dünya kupasını takip etmeye devam eden insanlar, bu adı almasını sağlamış. çokça yadırgadım ama belki de haklıdırlar.

    --- spoiler ---

    ahmedpur bulunmamış olarak bitiyor film. ama sağlığı hakkında da netlik yok. eğer biri öldü deseydi oturup ağlardım yeminlen. sırada zir-i dırahtan-i zeytun(zeytin ağaçları altında) var allah'tan.

    --- spoiler ---
  • iran sinemasını neden seviyoruz sorusuna cevap niteliğinde bir abbas kiyarüstemi filmi. puya ve babasıyla birlikte bir yolculuğa çıkıyorsunuz, onlar kadar arayış içinde bulabilecek miyiz merakındayız, tozlu yollardan geçip, depremde yaşanılanları dinliyoruz, üzülüyoruz, her şeye rağmen devam etmelerini, güçlü olmalarını takdir ediyoruz. üstümüz başımız toz içinde kalıyor, biz de susuyoruz puya gibi. film bir şekilde ruhumuzun bir yerlerinden bizi yakalıyor çünkü yaşanılan bütün yalınlığıyla gösteriliyor, zorlama diyaloglar yok orada ne yaşanıyorsa filmde gördüğümüz o fazlası değil.

    --- spoiler ---
    sonu olmayan bir film belki ama bize arayış içinde olduğumuz zaman varılacak şeyden çok yolda olmanın önemli olduğunu anlatıyor. bir de her zaman biliyoruz umut vardır, o umuda sığınıp devam ederiz yoldaki zorluklara.

    --- spoiler ---
  • aga, bu filmde puya'nın kafa tam bilal. baba yüz kere laf anlatıyor tın tın. yüzünden akıyor resmen süzmelik. adamlar deprem muhabbeti yaparken, puya, "ya diğer futbol maçı neydi" diye soruyor.

    - akşam neyle geri dönücez piki?
    - botla.
    - tamam da neyle dönücez?

    ---0----

    -tımım bıbıcım.

    filmi de, hane-i dost kocast'tan iki yıl sonra izleyince, benim için iyice cinéma vérité'liği uygunlaştı.
  • köker üçlemesinin ikinci filmi.ilk film "arkadaşımın evi nerde?" filminin başrol oyuncusunu aramak için oğluyla beraber depremde büyük hasar gören köker köyüne giden bir adamı ve depremzedeleri anlatıyor.depremden kısa bir süre sonra insanlar normal hayatlarına dönüyorlar ya da en azından çabalıyorlar.
    filmin sonundaki yokuş metaforunu çok beğendim.hayat düz yoldan ziyade yokuş gibi,yokuşu tek seferde çıkmak kolay değildir bazen araba gibi geri geri yokuş aşağı kaymak zorunda kalabiliriz,önemli olan tekrar yokuşu çıkmayı denemek.yoldaki engellere rağmen; ve yaşam sürüyor...
  • -çocuk saflığı ve alaycılığı

    -bolca araba içi çekimi

    -çocuğuyla bir başına güçlü anneler

    -saf ve sade bir anlatım

    (bkz: kiarostami and nothing more...)
  • nasıl ki güney kore sineması denilince "intikam",
    hollywood denilince "bilgisayar efektleri, teknoloji",
    fransa denilince "romantizm, romantik komedi",
    norveç, danimarka denilince "absürt komedi",
    brezilya denildilince "sokak çeteleri, uyuşturucu",
    aklıma geliyorsa, iran sineması da bana sadece "dram"ı çağrıştırıyor.
    iran sinemasının her filmi aynı ali şeriati'nin kitaba başlangıç cümlesi gibi:

    -"sizi rahatsız etmeye geldim!"

    --- spoiler ---

    baba köker'e gitmek için davranır. puya ise köker'e yakın yerdeki anten kurulumunu gördükten sonra burada kalıp maçı seyretmek ister. baba yola devam etmek ister ama bir yandan da çocuğunu üzmemeye çalışır. sonra oradaki küçük depremzede çocuklara oğlunu kastederek "onunla ilgilenir misiniz?" diye sorar. küçük kız çocuğu gözleri dolduran cevabı verir:
    - "kardeşimmiş gibi."

    küçük kızlar derede bulaşık yıkarken baba onlarla sohbete başlar. ve evlerinin nerede olduğunu göstermelerini ister.
    kızın biri "işte şurada tepenin orada, çam ağacının yanında" falan diye anlatır, baba, sonra diğer kıza "sizin ev hangisi?" diye sorar, kız "bizimki tamamen yıkıldı onun için görünmüyor" diye cevaplar.

    depremden bir gün sonra evlenen gençle yapılan muhabbet de insanı hüzünlendiryor.
    - "depremden hemen sonra evlendiğinize göre ailenizde fazla ölen yok sanırım."
    - "hayır, tam tersine, kuzenler, amcalar, teyzeler aşağı yukarı 65 akrabamı kaybettim."
    - "buna rağmen evlendin mi?"
    - "bütün akrabaları kaybedince, onayını bekleyecek büyüğümüz kalmadığı için hemen evlendik."
    --- spoiler ---