şükela:  tümü | bugün
  • muhteviyatında "zengin" kelimesi geçen 300 e yakın başlık var imiş ekşi sözlük'te. bu başlığa yakın anlamlı bir kaç başlık mevcut olsa da -ki başık aslen kafaya giyilir- yine de tam olarak söz konusu kavramı karşılamıyor idi. "aramaya biraz daha inananayım da ayar yemeyeyim" dedim, "para*" şeklinde arattım, gözüm korktu, "para* yapi*" diye de bi tarattım. yok gibi pek bir şey, mamafih ayar almaktan ölesiye korkuyorum bu ara nedense. yakın bi başlık varse alcez ayarı bi bakınızla ama yapacak bir şey yok. milyon tane başlık olunca da zor olmaya başladı zaten artık aramaya inanmak. lafı çok uzatmadan tanımlayalım zengin olunca yapılacakları.

    kastettiğim şey paranın yatırım olarak nasıl değerlendirileceği değil, nasıl yeneceğine dair kafada oluşturulmuş bir check listdir. misal mi? buyrun:

    öncelikle zenginlik anlayışımı açıklamam gerekecek sanırım siz sözlük okuyucularına. zat - i alim biraz aç gözlü bir insandır. ya hep ya hiççiyimdir ben. olduğunda olsun ki 40-50 milyar amerikan dolarım (kanada doları'na da razıyım ulan, ytl bile olur*) bir işime yarasın. ukte kalmasın içimde hiç bir şey. buna istinaden, buyrun zengin olunca yapılacaklar check listim:

    - ferrari: sanıyorum zengin olunca ilk tedarik edeceğim ürün bu olsa gerek. bir tane de değil üstelik. kıyafetimin rengine uygun ferrariye binmek istiyorum ben. 20 tane ferrarim olsun istiyorum garajımda. lila rengi ferrarim bile olsun. bir de her ay 2 tanesini pert etmek istiyorum(deniz akkaya'dan ne eksiğim var anasını satim). evet.

    - hava gücü: hava gücü diyorum çünkü öyle bir tane özel uçakla olmaz bu işler. bir kere kesinlikle hem helikopter hem de uçak uçurabilmek istiyorum. evimin bahçesinde, helikopter pistimin hemen yanında bir tane harrier'ım olsun istiyorum. canım sıkılınca atlayayım uçağımda, sesten hızlı amsterdama gideyim cumartesi akşamı, çılgın atıp geleyim. her sene yılbaşına 8 kere gireyim tokyo'dan san francisco'ya sesten ıkı kat hızlı seyehat edip, kiev'de hatunlara selam edeyim saat 12 ye 5 kala. sonra bir sürü helikopterim olsun. rambo'daki rus helikopterinden bile alayım bir tane. sabah saat 7 de arkadaşın camının önüne gidip helikopterle "hadi gel lan gezmeye gidelim" diyeyim helikopterin megafonlarından. bir de uzun ve resmi seyehatlerim için air force 1 tarzı bi alet yaptırayım kendime, namım yürüsün.

    - konaklama: bir kere ya dolmabahçe sarayı, ya selimiye kışlası, ya kuleli askeri deniz lisesi ya da haydarpaşa garını, yani istanbul'da deniz kıyısına nazır güzel bir binayı bir şekilde satın alırım. uğruna 5 milyar dolarımı harcarım. burası ana ikametgahım olmalı. bunun yanısıra istiklal caddesi üstünde de bir binanın en üst katını alıp kafama göre dayar döşerim. bunun yanı sıra, manhattan'da bir 85. kat suiti, londra'da chelsea'de hoş bir villa, monaco'da bir sayfiye evi ve maltepe'de de bir kooperatif evi (çok pirim yapacak oralar ilerde*) satın alır içlerini döşerim. bunlar dışında gördüğüm her beğendiğim evi alırım. parasıyla değil mi kardeşim?

    - sözlük: sözlüğü almam bi kere. ama sözlükle ilgili başka fantezilerim var. anlatacağım birazdan.

    - hayat: çalışmayacağım aşikar, ama bir şeylerle uğraşırım elbet. ne mi mesela? bir kere ruslarla masaya otururum direk. alın size 5 milyar kanada doları, mars'a götürün beni derim. kozmonot olurum ama kimliğimi gizli tutarım. marsa giderim. marsa hem türk bayrağını hem de fenerbahçe bayrağını dikerim. efsane olurum. marsa gittiğimde yere kısa samsun paketi boşu atmayı unutmam. marstan dönünce kesinlikle kameralar karşısına geçmem, basına demeç vermem. sadece basın sözcüm vasıtasıyla, mars gezime ait tüm detayları ekşi sözlük vasıtasıyla duyuracağımı iletirim. ertesi gece sözlükteki mars başlığına ilk entrymi girerim: "geçen hafta gittiğim sıkıcı gezegen, tozlu ortam". new york times'a bile haber olurum. zirvelerde selam edeceğim hatunlara mars taşı hediye ederim. hayat bununla da bitmiyor ama... insanın canı sıkılır o kadar parası olunca, yapacak yeni şeyler arar. ne bileyim. kendimi bir humwee'yle birlikte 10000 metre irtifadan tora bora dağlarına attırırım paraşütle. iner inmez talibanlar beni yakalamadan yokuş aşşa tam gaz kaçarım humwee'yle off road. ruslardan bi uçak gemisi satın alıp özel yatıma çevirir, paris hilton'a gösterir ama vermez idim.

    velhalısı kelam daha yazacak binlerce şey var mamafih bugünlük bu kadar yeter. sonuçta kroyum ama param bile yok anasını satayım. nasıl deniyordu? hayallerle yaşıyor bazı ibneler mi*?
  • "vurucam kırbacı, vurucam kırbacı.."

    cagrika
    istanbul, şubat 2007
  • dev bir baston inşa ettireceğim ve gelen ufolara bu bastonla vuracağım.

    sırf ne sesi çıkar merak ettiğim için.
  • şımarmamak, yapılması gerekenler arasındadır. ya da değildir.
  • çok ama çok zengin olunursa,

    -rüştü'ye oyunculuk dersleri aldırmak*.
    -parası neyse verip beckham'ın kuaförünü sabri'yle çalışmaya zorlamak.
    -güiza'yı hamama götürmek.
    -kazım'a rap albümü çıkartmak.
    -chelsea'yi abramoviç'ten satın alıp başına yılmaz vural'ı getirmek, bir daha da dönüp bakmamak.
    -yeni hulk filminin yapımcılığını üstlenmek başrolde gökhan zan'ı oynatmak.
    -star tv'yi satın alıp ertem şener'i işten çıkarmak.
    -güntekin onay'a italyanca hocası tutmak.
    -bir yıl sonra ahmet çakar ve lucescu'yu bir araya getirip güntekin'i tercümanları yapmak.
    -ertem şener'in yeni transfer olduğu kanalı satın alıp ordan da kovmak.
    -servet çetin'in sürekli akan burnunu yaptırmak.
    -gider bu...
  • züğürt ya da orta halli bir insanın her daim hayallerini süsleyen eylemlerdir bunlar. misal, şahsıma yılbaşı ikramiyesi tadında büyük bir para isabet etmiş olsa idi, ilk yapacağım şey gidip kendimi en fazla kazıklatacak şekilde yurdumuz dahilinde herhangi bir telefoncudan garantili ama kontratsız 15-20 adet iphone 3gs satın alıp denizde sektirmek olurdu. telefonun tasarımı itibarı ile suda çok güzel sekeceğini düşünmekteyim.

    edit: boşluk
  • servetin yarısını aileye bırakıp bristöl'e yerleşmek.
  • mitsubishi lancer evolution viii.. binicem olum sana. aha buraya yazıyorum.