şükela:  tümü | bugün
  • ege yöresinde sıkça kullanılan ve zira, zaten gibi anlamları yanında çok gizli ve çözlemeyen bir anlamı daha olan sözcük. örnek kullanımı aşağıdaki şekildedir.
    x: abi selam nasılsın.
    y: iyiyim sen nasılsın
    x: ben de iyiyim... gözkmüyorsun ne zamandır.
    y: hastaydım.. o sebepten çıkamadım dışarıya.
    x: zere ...! (hmm o sebepten, ondan dolayı gözükmyorudun gibi bir anlamda kullanılmış.)
  • nikinden oluşmuş. kocaman kalp. öyle güzel gülüyor güldürüyor ki birlikte olduğumuz süre boyunca kaç kişi kaç kere yere düştü sayamadım.
    bir de herkesi kendi gibi sanıyor, dersim gibi sanıyor.

    programımızı kendisinden bir yarılmayla kapayalım;

    kucağındaki aze'nin saç sakal birbirine karışık triensart'ın kucağına atılmasının ardından:
    - bileydim bıyıklarımı almadan gelirdim!!!!!
  • sonunda tanıştık. ben zaten tiftik ve eftimia sayesinde uzun zamandır bir şaşkınım, "allah'ım ne olur hayal olmasın, bu kadar güzel insanlar kalmış olsun gerçekten, bu kadar hızlı çoğalırsak yakında devrim yaparız, güzel günler göreceğiz lan nazım!" diye diye dolanıyorum bir süredir. dün de böyle günü şaşkınlık ve panik halinde geçirdim. "akşama zere'yi göreceğim pilatesimi yapayım beni şişman bulmasın, mor giyineyim, bana mor yakışır, makyaj bile yapayım gerekirse, beni sevmeme ihtimali kalmasın" diye saçmalamaktayım yine. akşam gittik hashasin'le tiftik'lere. önce bizi karşılamaya gelen eftimia ezilecek diye bir panik oldum, oradan oraya koşturması filan bir kez daha içimi parçaladı, "nasıl koruyacağım lan ben bunu?" diye kara kara düşünmeye başladım. bir yandan da zere'yi göreceğim diye heyecandan yuvarlıyorum şarapları ama hashasin'i de oraya buraya koşturmaktayım "eftimia'ya dikkat et, bir şey olmasın" diye. sonra bir ara "tiftik'i bizim aileye dahil etmeliyim ama kime istesem?" diye düşünürken buldum kendimi. bir de sarmısaklı bir şeyler yapmışlar "allah kahretsin, zere'ye sarmısak kokacağım" diye endişelenmekteyim. neyse efendim geldi bu. kapıda bir yarım saat filan sarıldık. hayal ettiğim kadar çatlaktı şükürler olsun ki. bir ara beni kucağına aldığını hatırlıyorum. sonra saryade geldi, kıskandım zere'yi ondan, "sevmeyeyim ben bu saryade'yi" dedim, beceremedim. ama zere'ye sordum "en çok kimi seviyorsun?" diye. saryade kocası gibiymiş, ben sevgilisiymişim, beni daha çok seviyormuş yani. saryade olgunlukla karşıladı. onun çocuğu var zaten, zere'yi ne yapsın? sonra zere'ye "sarmısak kokmuyorum ya?" dedim. "bana kokmuyorsun" dedi. aşk böyle bir şey işte.
  • kendisine "insan birini ne kadar çok severse o kadar çok kırılır" gibi sıradan bir psikolojik bilgiyi kazık kadar olduğu bu yaşta vermek bana nasipmiş. çok seviyorum, öyle böyle değil. oldu mu? tamam mı? ben hafif çatlak biriyim ve sevince böyle seviyorum. bu nasıl?
  • bu beni iki kez ağlattı bugün. bir haftadır da leyla gibi dolanıyorum. şaka maka derken hakikaten aşık olmuşum da haberim yokmuş. ama bir daha kırmasın. delidir desin, bu da böyle desin, yüreği romantik dönemden kalma desin, meczup filan ama iyi biri desin. kırmasın.

    ayrıca "şu ellerin taşı hiç bana değmez..." o da bunu anlamıştır.
  • zira veya 'zaten'vari bir anlamda kullanilir. ziranin ne anlama geldigi hususunda ise pek bir bilgiye sahip degilim. karsidakini onaylar bir hava verir cumleye. "haa simdi anliyorum niye", "ben zaten supheleniyodum bundan" anlamlari katar. genelde pesine bir "ben de diyorum.." eklenir.
  • haftaya gelip istanbul'u daha da güzelleştirecek olandır. rahat gelsin diye bursa'nın ufak tefek taşlarını ayıklamak istiyorum. (bkz: bursa'nın ufak tefek taşları) ayrıca (bkz: yar gelecek yollarının ayıklasam taşlarını) lakin o telefonumu almaktan bile imtina ederken, ben de ya beni hayallerindeki kadar sıcak bulmazsa diye endişe etmekteyim. gelmeden önce the big bang theory'deki kadınların yanında içmeden konuşamayan koothrappali gibi birkaç şişeyi devireceğim korkarım.
  • istanbul'a gelecekmiş, benimle tanışacakmış, şiirler okuyup, şaraplar içip, zirvede karşılıklı dans edecekmişiz. üstüne üstlük büyük güne bir gün kalmış. peeeehhhh. daha telefonumu almadı. şaşkın, neyle haberleşmeyi düşünüyor acaba?
  • ben bu hatunu böyle görür görmez sevdim. (görmez görmez aslında çünkü hala sanal bir aşk yaşamaktayız.) o böyle evden okula, oradan işe, oradan tekrar okula koşturdukça ben bütün kadınlar böyle olsa dünyayı kaç yılda ele geçiririzin hesabını yapıyorum kötü kadın rolünde ellerimi ovuşturarak.