şükela:  tümü | bugün
  • peygamberin önce kölesi , sonra azatlısı ve evlatlığı, ilk müslümanlardan biri. hz.muhammed'in karılarından zeynep'in ikinci kocası. (bkz: #3445882) daha sonra ahzab suresiyle inen ayetlerin emri ile halk arasındaki dedikodular son bulmuş ve zeyd allah`ın emriyle zeyneb'i boşamıştır. daha sonra mute savaşı'nda sayıca kat be kat üstün düşman kuvvetlerine karşı yollanan bir birliğe komuta etmesi emredilmiş ve orada ölmüştür:

    hakîm b. huzâm b. huveylid birkaç köle satın alır. zeyd b. hârise de bu köleler arasında bulunmaktadır. hakîm, mekke'ye döndüğünde, halası hz. hatice kendisini ziyarete gider. o da halasına köleleri göstererek, dilediği köleyi seçip götürebileceğini söyler. hz. hatice de zeyd b. hârise'yi seçer. daha sonra o'nu, hz.muhamed'e bağışlar.

    kelb kabilesine mensup bazı insanlar, hac için mekke'ye geldiklerinde zeyd'i görüp tanırlar, zeyd de onları tanır. dönüşte durumu babasına haber vererek bulunduğu yeri tarif ederler. zeyd'in babası hârise ile amcası kâ'b, yanlarına fidye alarak mekke'ye gelirler ve resûlullah (s.a.s)'ın yanına varıp: "ey abdulmuttalib'in oğlu! ey kavminin efendisinin oğlu! sizler, harem'in ehlisiniz, köleyi azad eder, esiri yedirirsiniz. yanında bulunan oğlumuz için sana geldik. bize iyilikte bulun, sana fazlasıyla fidye vereceğiz" derler.

    bunun üzerine resûlullah (s.a.s.), zeyd'i çağırtarak, kendisini istemeye gelen bu kişileri tanıyıp tanımadığını sorar. zeyd de, bunlardan birinin babası diğerinin de amcası olduğunu söyleyerek tanıdığını ifade eder. bu sefer resûlullah zeyd'e, dilerse babasıyla gidebileceğini, şayet isterse yanında kalabileceğini söyleyince, zeyd, resûlullah (s.a.s.)'in yanında kalmayı tercih eder. peygamberimiz de zeyd'i elinden tutarak hicr denilen yere çıkarır ve: "şahid olun, zeyd benim oğlumdur. o bana mirasçıdır, ben de o'na mirasçıyım!" diyerek zeyd'i evlat edindiğini ilan eder

    zeyd b. hârise, hz.muhammed peygamber olur olmaz o'nun risâletini tasdik edip müslüman oldu, o'nunla birlikte namaz kıldı ve: "onları babalarının isimleriyle çağırın..." (el-ahzab, 33/5) meâlindeki ayet nazil oluncaya kadar "muhammed'in oğlu" diye anıldı. ve bu sebeple islam tarihi'nin en tartışmalı karakterlerinden biridir.
    (bkz: tebenni/#3792547) (bkz: ahzab/#2234421)

    müslümanlar medine'ye hicret etmeye başlayınca, zeyd b. hârise de hicret etmişti. resûlullah (s.a.s.), hicretten sonra medine'de, ashabı arasında kardeşlik tesis ettiğinde, zeyd'l-e hamza b. abdülmuttalib'i de kardeş ilan etmişti. bu sebepten hz. hamza, uhud günü şehadet şerbetini içmeden önce zeyd'i kendisine vâsî tayin etmişti

    zeyd b. hârise; bedir, uhud ve hendek savaşlarıyla hudeybiye barışı ve hayber fethinde de bulunmuştur. resûlullah (s.a.s.), müreysî gazasına çıktığı zaman kendisini medine'ye vekil olarak bırakmıştı.

    bunun yanında zeyd, komutan olarak da çeşitli seriyyelere katılmış ve üstün başarılar göstermiştir. bu seriyyeler; karede, cemûm, el-iys, et-tarafa, hisma ve ümmü kırfa'dır. son olarak mute savaşı'na iştirak etmiş ve bu savaşta şehid olmuştur.
    http://www.menzil.net/shayat/zeyd_b_harise.htm

    mute savaşında abdullah b. revaha, cafer b. ebi talib, halid b. velid gibi arabın soylu evlatları ve askerlik dâhileri varken, allah rasulü (s.a.s), azadlı kölesi zeyd b. harise'yi kumandan ta yin etmiştir.
    http://ilim/_bahcesi.sitemynet.com/p_3/a_11.htm
    islam kaynakları bunu aşağidakine benzer açıklıyorlar:

    "harp emirlerinin seçiminde yaş, neseb ve zenginlik gibi unsurların etkisi yoktur. rasûlüllah'ın mute savaşı'nda azatlısı zeyd ibn hârise'yi ve vefatından az önce de zeyd'in oğlu üsâme'yi daha 18 yaşındayken, içlerinde hz. ebu bekir ve hz. ömer gibi ashab'ın büyüklerinin de bulunduğu orduya kumandan tayin etmesi bunun en güzel örneklerindendir. harp emirlerinde aranan şartlar, halife'de aranan şartlara yakındı: adalet, ehliyet, takva, bilgi, hüner, cesaret ve sağlık bunların en başta gelenleriydi "
    http://www.kuranikerim.com/…pedisi/h/harp_emiri.htm

    resûlullah (s.a.s.), sancagi ilk önce zeyd'e vermis ve: "sayet zeyd sehid olursa, sancagi câfer alsin, o da sehid düserse, abdullah b. ravâha alsin" buyurmustur. bu üç sahâbî de mute günü, kahramanca savasarak hakk'in rahmetine kavusmuslardir.

    zeyd, sehid oldugu zaman 50-55 yaslari arasindaydi.
    http://mitglied.lycos.de/nuri1/harise.htm
  • kuran-ı kerim de adı geçen tek sahabedir.
  • hz. davut gibi büyük bir peygambere, sapık hristiyan kaynaklarına aldanarak iftira atanlar, elbette ki ashab-ı kirama ve tabi hz. zeyd'e daha rahat dil uzatacaklardır...hem de kendisini hz. zeynep ile bizzat peygamber efendimizin evlendirdiğini, bir sene içerisinde kendi isteği ile boşandığını, hz. zeyneb'in peygamber efendimiz ile hicri 5 senede evlendiğini ve hz. zeyd'in de hicri 8 senede şehit edildiğini bile bile!

    yani, hz. davut ile uriyaya isnad edilen iğrenç olayla, bu yukarıdaki uydurma arasında bir tek benzerlik vardır...o da kocaman birer iftira olmaları!
  • bizans sınırına 3000 kişilik taburla kamikaze seferlerine gönderilen, eşini üvey babasına kaptıran bahsız bedevi.
  • batıl bir inancın ortadan kalkmasına aracı olmuş çikolata renkli sahabedir.

    putperest araplar eskiden evlatlıklarının karılarıyla evlenemezlerdi. çok büyük sıkıntılara yol açardı bu durum. şimdi düşünün evlatlık oğlunun ilik gibi karısına göz koyuyorsun diyorlar ki huooop kardeşim. hevesin kursağında kalıyor. ne kadar çirkin bir adet.

    neyse işte bu zeyd de peygamberin uzaktan akrabası olan zeynep' le evleniyor. sonradan yüce yaradan fırsat bu fırsat deyip peygamberi evlatlığının eşiyle nikahlayıveriyor. böylece o köhnemiş adet de ortadan kalkıyor.

    hizmetler bununla da bitmiyor sevgili müminler. evlat edinmek konusu da açıklığa kavuşuyor. yaradan diyor ki "öz baban olmayan adama baba denmez" olan gerçi zeyd'e oluyor yine. olsun adam ilahi adaletin aracısı olmuş. daha büyük saadet mi olur?

    sonrasında peygamber'le zeynep evleniyorlar, gerdek gecesinde de yine insanlığa büyük bir mesaj geliyor. şimdi bu edepsiz araplar düğün gecesi yedikçe yiyor, muhabbet de nasıl koyu. bir türlü kalkmıyorlar ki evden peygamber efendimiz de işini görsün. neyse cebrail bu durur mu hemen yapıştırıyor ayeti "peygamberin evinde çok takılmayın. işinizi bitirince dağılın".

    bakınız bir zeyd bin harise nelere kadirmiş. adam nereden baksan üç dört tane ayetin gizli öznesi olmuş. yazık lan kimin çocuğuysa.

    (bkz: muhammed'in evlatlığının eşi ile evlenmesi)
  • hicretin beşinci yılında, eşi zeyneb binti cahş'dan ayet vasıtasıyla el çektirilen vahşi bir eski köle yeni sahabedir. metazori boşanmanın ardından; nebilerin nebisi tarafından baskından baskına sürülmüştür. hicretin sekizinci yılında muta savaşında rumlar tarafından öldürülmüştür.

    hicretin altıncı yılında beni fezare kabilesi baskınında; yaşı oldukça geçkin bir kadının katledilmesini azmettirmiştir. eşeğe kızıp semerden öfke alıyordu belki de kimbilir?

    --- spoiler ---

    rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hicretin altıncı yılı ramazan ayında zeyd b. harise'yi, arkadaşlarını öldürüp kendisini yaralayan beni fezare'ye bir askeri birliğin başında gönderdi. mücahidlere gündüzleri gizlenip geceleri yürümelerini söyledi.

    beni fezare mücahidlerin geldiğini anlayınca geceleyin kaçtı. zeyd b. harise beni fezarileri bulmak için daha ileri gidilmesini arkadaşlarına yasakladı. mücahidler sadece küçük bir birlikle karşılaşıp onları bozguna uğrattılar. mallarını ganimet olarak alıp medine'ye döndüler.

    (vakidi - megazi)

    rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e sövdüğü (ve kafirleri müslümanlara karşı savaşa kışkırttığı) için ümmü kırfe ismindeki yaşlı kadın öldürüldü.
    (siyeri ibn-i hişam)

    ümmü kırfe arapların dillerine destan olmuştu. araplar:

    "ümmü kırfe'den daha emniyette, daha şerefli kimse yok" derlerdi.

    evinde elli kişinin kılıcı asılı dururdu ki onların hepsi de ümmü kırfe'nin ev halkı idi.

    (ibni seyyidi'n-nas-uyunu'l-eser)

    ümmü kirfe, yaşlı bir kocakarı idi. yakalanınca, peygamberimize sövüp saymaya başladı. zeyd bin hârise de, onu öldürmesini, kays bin muhassir’e emretti. kays b. muhassir, ümmü kırfe'nin bir ayağını bir deveye öbür ayağını da başka bir deveye bağladıktan sonra develeri ayrı istikamette yürütmeye zorladı. develer yürüyünce ümmü kırfe ikiye ayrıldı."

    (ibni sa'd-tabakat)

    ----gazveler ve seriyyeler---

    --- spoiler ---
  • üvey babasının karısını kapmasıyla ilgili olarak çeşitli bahaneler öne sürülen bahtsız adam.

    ifade şu: "bir işi, eğer hayırlı olacağına inanıyorsam ve dinen yasak da değilse, toplumsal baskıdan korkmadan yapabilmeliyim! önemli olan gelenek ve örf değil; hakikatin ne olduğudur"

    o zaman git pazardan insan satın al arkadaşım. cariye al dörder beşer. dinen yasak değil nasıl olsa.
  • kuran'daki ayetlerden yola çıkarsak peygamberin evlatlığı olan kişi.

    peki, zinasever ateistler peygamberin evlatlığının eşi ile evlenmesi olayına niye takılmıştır sizce? evlendiler diye mi? evlatlığın karısını almak suç diye mi? kuran, evlatlıklarınız sizin çocuklarınız değildir diyor zaten ahzab 4’te. eee, bu durumda sorun ne? keşke art niyetli inkarcılarımız, kulaktan dolma hurafeler, kuran dışı kaynaklarla o kişilere iftira atmak yerine aynı surenin 4. ayetine de baksalardı!

    evlatlığının eşi ile evliliği hakkında peygamberi eleştirenler şu yazıyı okumalılar:

    http://allahvar.blogspot.com.tr/…tlgnn-esi-ile.html