şükela:  tümü | bugün
  • zaycan diye bilinir.
  • model profesyonel. öğrencilerinin üst düzey saygı duydugu akademisyen. ders almanın bir şans oldugunu düşündüğüm profesör.

    babacan liderlik konulu çalışması ile akademik makalelerde bol bol atıf yapılan hanımefendi.
  • dünya ekonomi forumu tarafından en seçkin genç akademisyenler arasında gösterilmiştir.

    (bkz: yürü be)
  • türk psikologlar derneği 2008-2010 dönemi başkanıdır. koç üniversitesinde, endüstri ve örgüt psikolojisi alanında profesör olarak görev yapmaktadır.
  • bazi insanlara cok calisiyor ama biraz kit diyorlar ya, bu kadin da benim gozumde iste aynen boyle bir tip.

    yakin zamanda odtu psikoloji gunlerinde yapmis oldugu "kapitalizm ve humanizm" sunumundan inciler, mail grubumuzda bir arkadasimizin cok da harika yapip aktardigi sekilde aynen paylasiyorum:

    "konuşmanın en başında "kapitalizm"le ilişkilenme konusunda insanların ikiye ayrıldığından, bir grup insanın bu sistemin kesinlikle düzeltilemeyeceğini düşünürken, bir grubun da daha "umutlu" olduğundan bahsedildi. zeynep hoca kendi duruşunu daha umutlu olanlar arasındayım şeklinde belirtti.
    konuşmanın birinci kısmında "kapitalizmin götürüleri" başlıklı bir slaytla ekolojik krizden kadın emeği sömürüsüne oldukça kapsamlı bir kapitalizm eleştirisi verildi (ben bu kısım için daha az bir süre ayrılmasını bekliyordum açıkçası). novamed ve tuzla gibi güncel örneklerden bahsedildi. bu kısmı tamamlarken kapitalizmde kişinin varoluş sebebinin sisteme hizmet etmek olduğu vurgusu yapıldı.

    ikinci kısımda ise, kapitalizmin düzelmesi konusunda daha "umutlu" olanların gerçekleştirdiği ve gerçekleştirmeyi planladığı bir takım projelerden bahsedildi. maddeler halinde sıralayacak olursak:

    -kurum karnesi: şirketlerin iç süreçlerinde sağlayacakları şeffaflıkla puanlarını arttırabilecekleri ve "iyi şirket" (çalışanların tercih ettiği) olmak için birbirleriyle yarışma motivasyonunu artıracak bir uygulama imiş.

    -düzenleme ve denetimler: bankaların devlet tarafından denetlenmesi, ki bunun şu anda uygulanıyor olduğundan bahsedildi (devlet ve sermaye ilişkisini gözden kaçıran bir yorum olduğunu düşünüyorum).

    -kurumsal sosyal sorumluluk: bir bankanın belli sayıda çocuk okutması gibi. (bunu şirketlerin reklam amaçlı değerlendirdiklerinden bahsedildi, samimiyetinin sorgulanması gerektiği belirtildi).

    -piramitin en alt katmanı için üretim (tek akla yatkın bulunan öneri buydu sanırım).

    -çalışanın tercih ettiği şirketler: google bu konuda bir yarışma düzenlemiş ve dünya da çalışanların en çok tercih ettiği şirketleri seçmiş.bu şirketlerden bir takım fotoğraflar gösterilip onlar üzerinden konuşuldu. hatırladığım bir kaç fotoğrafta çalışanların köpeklerini getirebilmesi, çalışma arası verdiğinde uyuyabileceği bir yatak olması gibi şeyler vardı. (bu uygulamanın da esnek çalışma saatleri zırvasına hizmet ettiği ya da edeceği çok açık ortada, bu noktada zeynep hoca yine şirketlerin ne kadar samimi olup olmadıklarını bilmediğini söyledi).

    -çalışan geliştirme programları

    -esnek çalışma programları

    -pozitik ayrımcılık, kota sistemi

    konuşmanın ardından dinleyicilerden buradaki totoloji ile ilgili eleştiriler geldi: şirketleri iyileştirmek için önerilen uygulamalarla ilgili olarak, "şirket" denilen şeyin zaten kar amacı güdeceğini, bunun için de nasıl bir uygulama getirilirse getirilsin insanları araç olarak kullanmaya devam edeceği söylendi. bu yüzden kapitalizm asla insancıl, ya da hümanist bir sistem haline getirilemez denildi. zeynep aycan konuşmasını umutlu olmak istediğini söyleyerek bitirdi."

    mentalite ve hatta ne kadar kokusmus oldugu zaten kendini hemen ele veriyor. boyle kör gibi konusan bir insana dunya ekonomi forumundan odul filan verilmesi saskinlikla karsilanacak bir sey degil elbette. bu kadar konformist dusunen bir kisinin turk psikologlar derneginin baskani olmasi da..

    anlamadigim da su, psikoloji zaten cok steril bir alan politika bakimindan. hani hep olmayan bir objektivite ve tarafsizlik gozlenir vs. politikanin dik alasi yapilirken. siyasete girisme hattinin kapitalizmi ovme ya da reformist hezeyanlarla yapilmasi, insan uzerine ihtisas yapmis biri icin oldukca zavallica. genel haliyle kendisi bir burjuva bilimi olan, ve elbette burjuva ideolojisini yayma acisindan super bir kaynak olarak kullanilan psikoloji ve onu arac edinmis "uzmanlari"nin korlugu fazla beklendik seyler. bu insanlardan baska bir sey beklemek aptallik olurdu. lacan'in adinin nasil okundugunu bile bilmeyen (yazildigi gibi okuyan) zaycan bugun tpd'nin baskani. vay bana vaylar bize.