şükela:  tümü | bugün
  • istanbul üni ingiliz dili edebiyatı bölüm başkanı, peride celal'în kızıdır.
    (bkz: baydar soytekin)
  • istanbul üniversitesi ingiliz dili ve edebiyatı bölüm başkanı, fallik sembol tutkunu, araba ve camel tüketicisi, kalın sesli, feminist tandanslı profesör bayanı.
  • 2001 yilinda geç de olsa profesör kadrosuna atanan, i.ü. ingiliz filolojisi'nin nebile direkçigil'den sonraki bölüm baskani. kendisinden bir paradise lost bir john donne dinleyen bir daha kolay kolay kendine gelemez. "we have the text, nothing but the text", ya da "oscar wilde's homosexuality is none of our business", son olarak da tozlu siniflarda yankilanarak tekrarlanan "why?" sorusu ile özdeslesmis bir insandir.en güçlü silahlari üstün ders anlatma teknigi, olaganüstü birikimi, metinlerarasi analizleri ve körü körüne bagli oldugu amerikan yeni elestirisi ve psikanalitik elestiri kuramlaridir.
  • ölü toprağının yeniden filizlenmesini sağlayan iü ing.dili ve ed. bol bşk. ingilizcesi kadar fransızcası da süper. victoria dönemi kadın yazarlarını bir de ondan dinleyin. iq yüksek. espriler fena değil. feminist. psikoloji meraklısı. akşit göktürk anma toplantılarının yaratıcısı. çalışkan. demokrat. akademik ilişkileri diplomatik. saç telleri ince. utanınca yüzü pancar turşusu rengini alır. güleç yüzlü kadın.
  • her dersinden çıktıktan sonra, taraftar sesimizle ardından "ay lav yu zeynep" diye şarkılar söylediimiz; bi sabah tost yiyerek, nefes nefese 5 kat merdiven çıktıktan sonra karşılaştıımda bana ismimle hitap ederek günaydın dedii an heyecan bi yana yutmakta olduum son lokma yüzünden kendisine cevap veremediim, "you can say phallic symbol as many times as you want" cümlesinin sahibi ulu insan. fazlaca titreyen ellerini gördüümde üzüldüüm, geçen sene yaptıı milton finalinden -ayıptır sölemesi ama demeden edemicem- 100 aldıım kişi.
  • gergin ve temkinli bir sekilde anlatır dersi anfide. sanki ögrencilerden biri roketatarı çıkarıp kürsüye dogru saydıracakmıs gibi kuskudadır..
  • ruhumun bekçisi. çoook çok çok üşüyen, kırılgan kadın. taşımayı pek de beceremediği apoletlerinin yerine (bkz: omuz) istediğiniz her şeyi koymanıza izin verebilecek (şaşırtmasın, zor değildir bu, yeter ki paper'larınıza bol keseden yağdırdığı cırt cırt kırmızıları dert etmeyin) bir kucaklama becerisine sahip nadir insan. uçmaktan korkuyorsanız mesela sağındaki koltukta oturan adamı kafalayıp başka koltuğa göndererek yanına çağırır sizi ve elinizi tutmayı teklif edebilir, sınavda tıkandıysanız "git dışarda iki sigara içmeden gelme, boş kağıt verirsen gözüme görünme" diyebilir, hatta sigaranız kalmadıysa kendisi ikram eder. ve daha bir sürü şey yapar, bir de bakarsınız, ikinci anneniz gibi görmeye başlamışsınız onu. "you are a daughter of istanbul university" dediğinde, bunu istihzayla söylemiş olsa bile bilirsiniz ki alt metinde "you are my daughter" diyordur size.

    yani, çok seviyorum kendisini. bilim insanlığına da taparım. ayrıca, phallic symbol takıntısı da yoktur, hatta feminist söylemlerden bıkmış ve bunların altını oymaya yönlendiren bir tavır geliştirmiş olduğunu da gözlemlemiş bulunmaktayım.
  • fazlasıyla karizma sahibidir. çok fazla sigara* 'içer. sinirlendiğinde boyun bölgesinden saçlarına doğru koyu kırmızı olur.
  • zeynep hanım istanbul üniversitesi ingiliz edebiyatında bölüm başkanı diilse "artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır".kendisine aşık oloduğumu her fırsatta hatta her derse başlamadan haykırmaktan kaçınmadığım, kaçınamadığım zira üstün karizmasıyla derse girişiyle bile beni etkileyen yüce insan bilge kişi.anlattığı ders hakkında yorum bile yapamayacağım muhteşem edebiyatçı.bir gün sizinle aynı ofisi paylaşabilmek dileğiyle....