şükela:  tümü | bugün
  • atilla dorsay'ın kırkdorduncu antalya altın portakal film festivalinde farklı bulduğu iki filmden biriymiş. *
    bu filmin anlatım dilini ve metropol içindeki yalnızlığı çok iyi anlattığını söyledi dorsay ve fadik sevin atasoy'un oyunculuğuna övgüler yağdırdı. ne yazık ki film altın portakal'dan hiçbir ödül alamadan döndü.
  • http://www.zeynepinsekizgunu.com/ adresinden fragmanı izlenebilecek olan ve kasım sonlarında vizyona girmesi planlanan filmdir. sadece baba zula nın müziği bile fragmanı daha da güzelleştirmektedir, bu da ayrı bi dava tabe...

    dedit: link rahmetli olmuş, teşekkürler onstandby.
  • 30 kasım 2007 de vizyona girmesi beklenmektedir
  • bana en sevmediğim şeyi, filmin ortasında sinemayı terketme saygısızlığını hem de galasında yaptırtan son yıllarda izlediğim en başarısız film.tek bir şey örnek vermem gerekirse bir insanın iki gününün aynı olduğunun vurgulanması iyi bir yönetmen tarafından hikaye örgüsü içerisinde belki de tek planla anlatılır bu filmde ise ilk 30 dakika bize sadece bunu anlatmak için ayrılmış. işin kötüsü hikaye de başlamıyor ilk yarım saat sadece zeynep'in günlerinin ne kadar monoton olduğunu görüyoruz ama filmi terketmemizin asıl nedenisevin fadik atasoy'un sinema tarihine geçecek kadar kötü oyunculuğu asosyali oynayayım derken donuk zekalı bir kızı oynamış olması halbuki asosyalin nasıl oynandığını biz geçen yıl erkan can'da görmüştük.1 yıl arayla benzer karakterlerin ne kadar iyi ve ne kadar kötü oynanabileceğini görmemiz açısından ilginç oldu sadece bu film.
  • başrol oyuncusu fadik sevin atasoy 'un katıldığı bir sinema programında dediğine göre bu filmin senaryosu 4 günde hazırlanmış ve çekimleri 10 günde yapılmıştır.
  • fragmanini izlerken hayatimin sarkisi diye adlandirdigim bir babazula saheseri olan bir sana bir de bana´yi duymamla birlikte yikildigim filmdir. az kisinin bildigi super sarkilara eklenebilecek bu muhtesem sarkinin birden dilden dile düsmesini benim su hassas ruhum nasil hazmedecek bilemiyorum.

    dipnot: tam yollaya basacakken sourberry de bir sana bir de bana calmaya baslamistir. tesadüf mü, isaret mi anlayamadim.
  • 10-18 ocak arası desem'de gösterilecek filmin konusu:
    "yabancılaşma,aşk,yalnızlık,çaresizlik üzerine bir film.obsesiflik seviyesinde düzenli bir hayat süren,kendine ait bir dünya kurmuş ve dışarıya kendini tamamen kapatmş,tek başına yaşadığı her günü birbirinin aynı olan zeynep;bir akşam arkadaşının doğum günü için gittiği barda otururken,bara gelen ve müziğe kendisini kaptırıp dans eden ali adında bir gençle tanışır ve bu andan itibaren zeynep'in hayatında beklenmedik değişiklikler olmaya başlar..."
    oyuncular:fadik sevin atasoy,mustafa üstündağ,cengiz sezici,fırat tanış
    süre:90 dk.
  • filmi desem de izledim..allahtan da desem de izlemişim..yoksa verdiğim paraya acırdım..

    --- spoiler ---
    fadik sevin atasoy un konuşmadığı anlarda "eah işte" denebilecek bir film..senaryo bilindik ama yine de adam uğraşmış...hayat renklendikçe sepyadan renklilere geçiş vs..yalnızlığın insanı ne durumlara sürklediği gibi..ama o fadik yok mu..beğenirim oyunculuğunu normal şartlarda ama ne kasmaktır o oyle..ağızdan çıkan her cümle öldürdü beni..kaçıp gitme isteği uyandırdır..konuşma fadik diye haykırasım geldi..hayatımda hiç sinema terk etmemiştim..nerdeyse ilk olucaktı..ha bi de bu fadik ablamızın yıldız tilbe ile bir akrabalığı olabilir..filmi izleyenler anlayacaktır..
    --- spoiler ---
  • fadik sevin atasoy un oyunculuğunu görmeye değer film. onun dışında, senaryo zayıf, zeynep karakteriyle gerçek hayatta karşılaşma ihtimaliniz yok. yönetmenlik; bir tarz denemesi olarak değerlendirilebilecek düzeyde. hele de zeynep'in hayatı renksizken, filmin de renksiz olduğu sahneler (günler) beni derinden yaraladı.
    (bkz: hocam ne yaptın)
  • efem yeni bir ay ışığında saklıdır doğmuştur türk sinemasına. fadik sevin atasoy'un aşırı mimikleri ve oyunculuğu fazlasıyla kasmışlık duygusu verdi. en oynamayan oyuncu mustafa üstündağ idi, ki fazlasıyla oynuyormuş gibi duran fadik sevin atasoy'un yanında filmi seyredilebilir kılandı. zeynep' in her gözüktüğü sahne artık bi süre sonra gülme krizlerine yol açabiliyor, ki üçlemenin ilk filmi olması da ayrı bir heyecanlandırdı. ancak, müzik seçimi iyi idi.

    --- spoiler ---
    renksiz hayatının siyah beyaz çekimlerinde aşırı düzenli bir hayat süren zeynep'in yaşamından kesitler sunulurken, kullanılan çekim teknikleri*, ki fena halde birilerinden etkilenmeler vardı, iyiydi.ancak bu çekim güzelliklerinde, zeynep öylesine oynuyormuş gibiydi ki, filmin içine çekemedi. daha sonra zeynep'in hayatı renklenince, ahanda birden filme renk geldi. kimseyle konuşmayan, iş yerinde tek başına yemek yiyip melül melül diğerlerine bakan zeynep, bir gün arkadaşının doğum günü için bara gider, ancak gelin görün ki orda da tek başına gene aynı ürkek bakışlarla etrafı süzmektedir. ancak ortam piçi ali ile tanışması uzun sürmeyecektir. tipik bir yalnız kadın gizemi yaşanır, evde işi pişirdikten sonra tüyen ali, zeynep'i gene siyah-beyazlıklara sürekler. ali'yi arayan zeynep dayısının adresine ulaşır. ama bakın tam burda ben koptum artık, megafondan konuşan dayı, deli bir şahsiyettir. ses ise, the godfatherdaki marlon brando..nese işte sonra, zeynep bi şekilde ali'ye ulaşmak için arkadaşının evine gidiyor ancak arkadaşı evde olmadığını söylüyor bu kızcağıza. o ara telefon geliyor, telefonda ali zeynep'i azarlıyor düş yakamdan misali, sonra kız hüzünle dolmuş evden çıkarken, arkadaş teselli maksatlı " sen ali'nin kalbinin kalesini fethetmişsin, kimseyle bu kadar uzun telefonda konuşmazdı" diyor ve ben kopuyorum gene. çünkü zeynep başlıyor ki: eğer o kalede fink atamıyorsam vs... ben fethetmişim neyime yarar diye....evet, filmin sonunda ali ölüyor, tıpkı ana babasının ölümü gibi yalnız bırakarak zeynep'i, ki aslında hiç yanında olmamıştı ki mesajıyla..ve zeynep tekrardan siyah beyaz düz yaşamına dönüyor.belki böylesine düz bir hayat süren bu kızcağızı tekrardan bir bar ziyaretine götürecek koşullar oluşuncaya dek diye filmi bitiriyorum kafamda.
    --- spoiler ---
    film çok komikti,külttü.seyredin, seyrettirin.