şükela:  tümü | bugün
  • adile naşit münir özkul filmlerinde sabah kahvaltısında çizgili pijamasıyla münir özkul'un yaptığı hareket.

    hareketimizde çiğnenip etli kısmı mideye doğru yol almaya başlağan zeytinin posası, yani çekirdeği dil yardımıyla karagöz yumruğu gibi yapılmış elin üstüne bırakılır. çekirdeğin tam konumu kıvrılmış işaret parmağının ortasındaki düşük derinlikteki havuzdur. çocukken yumruğun ortasını boş bırakıp çekirdeğin avuç içinden masanın üstüne ya da tabağa düşmesini sağlardım.*

    çay kaşığını bardaktan çıkartmadan çay içmek ve zeytin çekirdeğini çıkartırken eli yumruk yapmak eküri hareketlerdir. birini yapan diğerini mutlaka yapar.
  • bunun alternatifi olarak zeytin cekirdegini, beraber kahvalti yapilan sahsin kafasina tukuremeyeceginiz icin, veya tabaga egilip "bueee" efekti ile salyali zeytin cekirdegini yavasca tabaga birakamayacaginiz icin, hepsinden ote catali agiza goturup cekirdegi ustunde dengede tutmaya calisarak zarifce tabaga koyma gibi bir hareketi her sabah tekrarladiginizda omrunuzden yaklasik 1 hafta calma olasiliginiz oldugu icin el yumruk yapilir.
  • günlük hayatta da geçerliliği olan bir harekettir.
  • bi tarihte uc turk bir japon kahvalti masasinda iken farkinda olmadan ucumuzun de zeytin cekirdegini bu sekilde cikarmamiz uzerine japon arkadasin "bu bir adet mi" sorusunu sormasina sebebiyet veren eylem. (bkz: japon gelenekleri)
  • bu tip bir çözüme alternatifler mevcuttur. örneğin çatalı ağıza götürmek suretiyle ufak dil ve dudak hareketleriyle çekirdek çatalın üzerine bırakılır ve daha sonra yavaşça tabağın kenarına konur. bunun yanı sıra bir peçete yardımıyla ağızdan kimseye göstermeden çıkarılabilir. bu tip örnekler çoğaltılabilir ancak ne var ki en etkilisi her zaman yumruk yöntemidir. ayrıca bu konuda toplumumuzda yerleşmiş bir adabı muaşeret olmadığı için pek de yamuk karşılanmaz, karşılanmamalıdır.
  • kendimle gurur duymami saglayan harekettir, netekim yeni yeni yapmaya basladim. daha uygun bir hareket cekirdegi masaya tukurmektir, zeytin cekirdeginin masadan veya tabaktan cikarttigi ses standarttir, zeytinin kalitesini ele verir.
  • tam bu esnada serçe parmağın havaya kalkması olayın köklerini ortaçağa kadar götürür. ağızdan zeytin çekirdeğini baş ve işaret parmağı aracılığıyla almak kasmayan ama aynı zamanda da masaya kusmayan ideal eş seçiminde tercih nedenidir.
  • zeytinin etli kısmının yemek borusunda yolculuğa başladığında etki ve tepki ilkesine göre çekirdeğin kendini ağızdan dışarı atması sırasında hızla çıkan çekirdeği tutmak için sadece elin aya kısmı yeterli olmayacağı için ve hatta o hızla çıkan çekirdeğin avuç içini yaralayabileceği göz önüne alındığında zeytin çekirdeğine uygulanan sürtünme kuvvetini arttırmak için parmakların sıkılıp yumruk şekline gelmesi sonucu ortaya çıkan durum.
  • genel olarak kibar bulunmayan bir hareket..

    bu hareketi kaba bulan çakma zarafet algısında ağızdan çıkardığınız zeytinin çekirdeğini, ağzınızın dibine getirdiğiniz çatalın üstüne diliniz marifetiyle çıkararak bırakırsınız.. sonra da çatalı tabağa yanaştırarak çekirdeği tabağın kenarına bırakırsınız..

    bir ömür yapmadım böyle..

    eli yumruk yaptıktan sonra yumruğun üst kısmını oluşturan işaret ve baş parmaklarınızı ağzın tamamını kapatacak şekilde dudakların çevresine dayayın.. yumruğunuzun içinde oluşan doğal boşluğa bıraktığınız çekirdek içeride ağır ağır aşağı doğru yuvarlanırken, halen yumruk olan eliniz de tabağa doğru seyirtsin.. son olarak; çekirdeğin yumruk içinde aşağı doğru kayıp, serçe parmağı hafifçe gevşetilerek açılan yumruğun dip noktasından çıkışı ile yumruğun o mezkur dip noktasının tabağın kenarına dayanması dikkat gerektiren ve senkronizasyon isteyen bir harkettir..

    bu şekilde hem ağzınızdan çıkanı gösterme çirkinliğinden kurtulur hem de rahat rahat zeytin yemiş olursunuz..