şükela:  tümü | bugün
  • düşük profillinin bugün sorduğu soru.

    "zeytin kanunuyla ilgili bir düzenleme var. maalesef daha düzenleme meclis'te görüşülmeden yine muhalefet bir istismar alanı aramanın peşine düştü. neymiş zeytin alanları yok edilecekmiş. ben vatandaşlarıma gerçeği buradan anlatmak istiyorum. geçtiğimiz 15 yıl içerisinde veysel hocam, zeytin ağacı sayısı yüz milyondan yüz yetmiş iki milyona çıktı mı? çıktı. zeytin tarihinden bugüne kadar yüz milyon zeytin ağacı varlığımız var, ak parti iktidarında bu sayı yüz yetmiş iki milyona çıkmış. peki zeytin üretiminde dünya ikincisi yapan türkiye'yi kim, ak parti. getirilen düzenleme ne? zeytin alanı olan yerlerde maalesef geçmişte birtakım yanlış uygulamalar, hukuksuz uygulamalarla sanayi tesisleri yapılmış. ve dolayısıyla o zeytin alanları kullanılamaz hale gelmiş. biz onunla ilgili düzeltme yaptık. ikincisi de sanayi bölgesindeki zeytin alanlarını üç kilometre yakınına kadar asla hiçbir tesis yapılmayacak. ancak üç kilometre daha fazla mesafede yapılabilecek. bu kurula gelecek, değerlendirme yapılacak. müspet bir karar çıkarsa bakanlığa gidecek. kamu yararını sağlayan şeyleri yapmalıyız. zeytin mi daha önemli, yapılacak tesis mi daha önemli türkiye'nin geleceği açısından. bir kaşık suda fırtına koparmamak lazım. muhalefetin derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek."

    ek: ben mi dedim bunu lan, bana ne atarlanıyorsunuz amk. düşük profilli de olsa ülkenizin başbakanı bu. en baş, en bakan değilse de kendi çapında bir başbakan işte. akli melekeleriniz mi eksik, nedir anlamadım ki.
  • zeytin.
  • doğaya saygısı olmayan adamdan korkarım. çünkü insana saygı için önce doğayı saymak ve sevmek gerekir. değil yüzer yıllık ağaçlardan , geçen yıl ekilen bir zeytin fidanının bile bazı insanlardan daha çok dünyaya katkısı varken, yapılması planlanan ve "en" büyüklük fetişizmine kurban gidecek tüm tabiat için doğmamış çocuklarımdan özür diliyorum. bu zihniyetle biz başa çıkamadık.
  • gün gelecek tesisi yiyemeyeceğinizi anlayacaksınız.
    bir kızılderili atasözü
  • ne yapmaya çalışıyorlar?
    bizzat mustafa kemal atatürk'ün talimatıyla hazırlanan ve 1939'dan beri yürürlükte olan “zeytin yasası”nı değiştirmeye çalışıyorlar.
    *
    bu yasa değişirse… bir dönüm alanda 15'den az zeytin ağacı varsa, o alan zeytinlik kabul edilmeyecek.
    *
    peki bu ne anlama geliyor?
    türkiye'de toplam 170 milyon zeytin ağacı var, bunların 120 milyonu “zeytinlik” vasfından çıkarılacak anlamına geliyor!
    çünkü, bu işle alakası olan herkes gayet iyi biliyor ki, türkiye'deki zeytinliklerin yüzde 70'inde dönüm başına 10-12 ağaç bulunuyor.

    başka?
    zeytin ağacı kesenlere, ağaç başına iki bin lira ceza getiriliyor. yani? arazide 16 zeytin ağacı varsa, kes iki tanesini, öde dört bin lira cezayı, zeytinlik alanı zeytinlik olmaktan çıktı mı, çıktı, hadi güle güle kullan!

    başka?
    zeytin sahaları koruma kurulu oluşturuluyor. zeytinliklerin korunmasına veya imara açılmasına bu kurul karar verecek. bu kurul, vali ve valinin emrindeki bürokratlardan oluşacak. iyi de… valiler kimin emrinde bu ülkede? hükümetin “olur” dediği bir işleme, valinin “olmaz” diyebilmesi mümkün mü? yandaş işadamı zeytin keserse, vali dur diyebilir mi?

    başka? en zırt dediği yer şurası:
    zeytin yasasının şu anki halinde “zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede, kimyasal atık oluşturacak tesis yapılamaz, işletilemez” deniyor.
    işte bu koruyucu maddeye “ancak” diye başlayan bir ilave yapılıyor…
    “ancak, alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla, kamu yararı için yatırımlara izin verilir” deniyor!

    zeytin yasasını madenciler değiştirtmek istiyor. “reform paketi” dedikleri, bu.

    yılmaz özdil'in kapağı pardon yazısından...
  • ak kafaya öğretemediğimiz 2 şey var; 1) matematik sen istismar et diye insanlık tarihinde bu kadar önemli olmadı. 2) nicelikten ziyade nitelik önemli.

    bak senin konya şehrin kadar toprağı olan adamlar tarımda senin 5-6 katın kâr yapıyor. burası japonya olsa bileğini kesmeyen ziraat profesörü, kendini asmayan tarım bakanı kalmazdı. allahtan müslüman bir ülkeyiz, kimse kendini öldürmüyor.

    ağaç sayısı 1990'larda 80 küsür milyon iken toplam zeytin üretimimiz 1,100,000 ton. şimdi ağaç sayımız 180 milyonlara dayandı üretimimiz 1,300,000 ton. üstelik eski dönemdeki sofralık, yani nitelikli zeytin üretimimizde bir artış yok. sadece ağaç artmış.

    sadece ağacın artması, niteliksiz üretimin artması; sadece maliyeti arttırır. üretilen zeytinlerin ancak yağı sıkılabilecek zeytinler. bu türkiye için utançtır.

    ankara da 60 tane kavşak yaptılar ama yağmur yağınca kayık haricinde bir araçla gidemiyosun. onun gibi.

    şunu yaptık, bu kadar bin bunu yaptık demekle olmuyor yani.

    ingilterenin 1 milyona mal ettiği tüp geçidi 10 milyona mal edip üzerine de geçenlerden para almakla da olmuyor.

    bunun adı hizmet, yönetim falan değil; adam sevmek. çok seviyorlar milleti.

    neyse.
  • testis. testis daha önemli.

    şaka maka ülkede toprak mı bitti amına koyayım neden zeytin alanları? birisi söylesin kabul edicem.
  • http://www.islamiyasam.com/forum/topic9724.html

    kur’ân-ı kerîm’de meâlen;
    “ve bir de ağaç yarattık ki, tûr-i sinâ’dan çıkar; hem yağ bitirir, hem yiyeceklerine bir katık.” (mü’minûn sûresi, âyet 20) buyuruldu.

    peygamber efendimiz (s.a.v.),
    “zeytinyağını ekmeğe katık ediniz ve onunla yağlanınız. zirâ o, mübârek bir ağaçtandır.” buyurdular. peygamber efendimiz (s.a.v.)’in, zâtülcenp (akciğer zarı iltihabı) hastalığının tedâvisi için de zeytinyağını tavsiye etmiştir.

    cevabı zeytin olan başbakan sorusu.

    edit: algı oyunu yapıldığı öne sürülmüş. algı nasıl yapılır?

    söylediklerinizin girişi, gelişmesi ve sonucu olur, tutarlılık arz eder. fakat birisi gelir içinden 1 cümleyi cımbızla çekip yanlış yöne çeker. işte buna algı oyunu denir.

    başbakanın konuşmasında tutarlılık yok. tamam güzel, zeytin ile ilgili yasa var. bugüne kadar çok da uygulanmamış, uygulanamamış. bunları dile getirmiş. kendi dönemlerini övmüş, övebilir, siyasetçi sonunda.

    fakat sen sonunu zeytin mi daha önemli yapılacak tesis mi şeklinde tutarsız bir cümle ile bitirirsen, önceki söylediklerinin hiçbir önemi kalmaz. eleştiriyi de hak edersin.
  • bunu babam dese benden ömür boyu oy alamaz da kime, neyi anlatacaksın.
    yapılan güzel işler varsa da onu tek cümleyle bitirebiliyor insan. gerçek niyet dökülüveriyor ortaya.
  • bir soru.
    zeytin önemli bir antioksidan kaynağıdır. o ağaçlar kesilirse üretim de biteceği için açlıktan ağzı kokan vatandaşlar etten sonra zeytini de yiyemez, yağını da kullanamaz hale gelir. vatandaş pirinç, patates, makarna ve hazır paket gıdalar dışında markete gittiği zaman ne alabiliyor? et olarak şişirilmiş tavuklar dışında kimse et yemiyor, balık desen zaten malum. çoğunluk aç. sağlıksız. insanlar işsizlikten de değil pahalı olduğu için temel gıdaya ulaşamıyor.
    bamyanın bile kilosu 15 tl.