şükela:  tümü | bugün
  • nasıl yazayım nasıl anlatayım bilemedim sözlük. kış yaklaştıkça iyice tavan yapıyor bu olay.

    ne zaman 50 yaş üstü 3-5 adam bir araya gelse bir zeytinyağı muhabbeti başlıyor. hani bana zeytinyağı al diyor hanım, gidip markette gözüme en güzel gelen, güvendiğim markaların sızma zeytinyağını alıp geliyorum.

    ama babalar öyle değil arkadaşlar. bilinen tüm köylere bildiğin scout yolluyor adamlar. zeytinyağı üreten tüm köyler ziyaret ediliyor. tanıdıkların, köydeki bacanakları, komşunun asker arkadaşının ninesi, muhtarın oğlunun kayınpederi v.s. v.s. tüm ilişki ağından zeytin yağı teklifleri toplanıyor. numuneler alınıyor. kokusuna, rengine, tadına, donunca aldığı forma v.s. değerlendiriliyor.

    ama zeytinyağı tercihinde babalardaki en büyük motivasyon, bu yağların orjinal bir hikayesi olması ve nadide olması. işte adam arka bahçesinde dedesinin, dedesinin diktiği, bilmem hangi osmanlı paşasının atını bağladığı zeytin ağacından, cımbızla topladığı zeytinleri, kadife sandukalara koymuş, sonra her birini bakire kuğulara ezdirip yağını elde etmiş gibi her türlü fantastik hikaye duyabilirsiniz. bir de hep son iki tenekesini babanıza satmışlardır. işte aslında saudi prensi alacaktır da, adam da kolestrol var diye doktor yasaklamış falandır. ya da sadece aile için özel olarak üretilmiş bir zeytinyağıdır ancak dede öldüğünden, onun payına düşen 2 teneke yağı yalvar yakar almışlardır.

    daha nice hikayeler vardır kim bilir. ancak zeytinyağı bizlerin anlayabileceğinden çok daha öte bişeydir babalar için. zeytinyağında mükemmelliğin sınırı yoktur.
  • isis ve athena'nın bitkisi. köylüler hala bu bitkiye tanrıların armağanı gibi davranır. minimum eforla maksimum verim veren bitkidir.

    akdenizde zeytinyağı köylünün fakirin yağıdır. yıllardır ilaç, besin, temizlik, ısınmada kullanılması onu daha da değerli kılar. abartmakta haklılar.
  • zeytinyağının şarap gibi olmasından kaynaklanan durum. sayısızca farklı lezzet ve kalitede, fabrikasyon, bireysel üretiminin çeşitliliği bir zeytinyağı zenginliği ortaya sunar. marmaradan akdenize, binlerce köy, kasaba ve şehir zeytinyağı üretir. bu zenginliğin içinde karar vermek elbette zor. ülkemiz zeytinyağı konusunda lider ülkelerdendir.ülkemizde 2013 yılında meyve veren ağaç sayısı 129 bin küsür, zeytin yağı üretimi yılda toplamda 1 676 000 tondur. keşke o araştıran dayılar gibi devlet ve özel şirketler dünyada biraz daha pazar oluştursa, pr yapsa. o zaman zeytinyağı denince akla yünanistan değil türkiye gelecektir.
  • yunan kardeşlerimiz çok abartıyorlar ya. ben ki klasik karadeniz çocuğuyum 17-18 yaşına dek bizim eve zeytinyağı girdiğini bilmem.. hep tereyağı, içyağı ile büyüdüm, salataya da ayçiçek yağı konurdu. zeytinyağı'nın koktuğu iddia edilip bedava gelse bile yenmezdi bizim evde. şimdi burada patatesi bile zeytinyağı ile kızartıyorlar. her şeye fütursuzca basıyorlar zeytinyağını.. alışmak zor biraz vesselâm..
  • (bkz: çaylakların sesi oluyoruz)

    "zeytinyağı önemli bir değerdir, hakkını vermek gerekir. ağaçtan toplayıp gidip sıkımcıda sıktırılan zeytinyağına bile dikkatle yaklaşmak gerekir. çok yağ almak için zararsız olan kimyasal kullanılmış bile olsa kafada soru işaretleri olur. 10/1 alınanla 3/1 alınan aynı olur mu hiç .. iki yağ aynı kalitede değildir. hele ki market raflarında satılan zeytinyağı , zeytinyağından dahi sayılmamalıdır. çiçek yağından iyidir ama has zeytinyağının kıvamına, rengine, kokusuna, tadına yaklaşamaz bile.
    19.10.2016 12:56 madamrottenmeier"

    "doktorum bağırsak tembelliği ve sonucu olan kabıuzlık için, hiç bir ilaca vs. gerek yok dedi ve sabahları aç karına zeytin yağı içmemi tavsiye etti. bu da mı abartma?
    19.10.2016 13:16 efradinicamiagyarinimani "