şükela:  tümü | bugün
  • ağrı dağı tepelerinde tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar. ağrı dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. türk’ün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir. zilan deresi ağzına kadar ceset dolmuştur” (16 temmuz 1930, cumhuriyet )

    işte şanlı türk tarihinin şanından bir kuple daha. saymakla bitmiyor bunlar ne yazık ki.
    hayır bir de işbu gazetenin ülkede "sol" diye itibarı var, hala bunu eline alıp dolaşan kokana takımı kendini solcu addediyor.
    faşizm nasıl da kılıktan kılığa girebilen bir şey.
    tek değişmeyen tarafı ise ölüm getirmesi.

    edit: ulan zamanın ötesine giden enry'leri editlemek istemiyorum aslında, beğenmez beğenmez adam, mecbur mu, ama behey öküz işte, al sana yukarıda kanıt, o tarihte o gazete ne yazmış, ayan beyan ortada.
    allah cezanızı versin ulan.
  • dersim katliamı ile arasındaki farklardan biri şudur:

    zilan'da, katliam sonrası olanı biteni anlatabilecek çok az kişi kalmıştır. zevatın jargonu ile söylemek gerekirse, temizlik gayet iyi yapılmıştır.

    edit: hmm sanırım başka farklar da istiyorsunuz.. peki;

    -930 yılı, serbest fırka deneyiminin kavileştirdiği sert kemalist politikanın en palazlı yıllarındandır. hemen sonra marshall yardımlarına layık olabilmek için memleketi hakikaten demokrat bir ortamda yönetiyorlarmış izlenimi derdine düşecekler ama bundan evvel hiç öyle dertleri olmayacak.

    -diger bir fark ise, 930 yılında devlet tam teşkilatlanmasını tamamlamamıştı. şu manada; henüz stratejik medya manipülasyonu yoktu. bunun yerine haberleri ya yayınlamak yahut yayınlamamak mevcuttu. strateji olayına, birinci meclistekileri falan da temizledikten sonra vakit bulabileceklerdi.

    -aklıma gelen son bir fark; bölgenin dersim bölgesine göre yüzölcüm olarak daha küçük ve daha az çetrefilli bir topografyası vardı. isyan ettiğine kani olunan bebeler (!) ile diğer şakileri ivedilikle dertop etmek daha kolaydı....

    daha yazalım mı?
  • nazilerin gözünü açan katliamdır.
  • "cumhuriyet devrinde yaşanan bu 'öteki dersim'lerden birisi de, 1930 yazında gerçekleştirilen zilan katliamıdır. öyle ki, bu katliam, yapıldığı tarihte -zilan'ı duymazlıktan gelen solcularımızın kulakları çınlasın- zürih'te toplanan sosyalist enternasyonal tarafından kınanmış, dünya kamuoyunun dikkatlerini "türk oligarşisi"nin kürt halkını kurban ettiğine çekmiş, bölgede işlenen "kanlı suçlar"ın kapitalist ülkeler tarafından görmezlikten gelindiğini ifade ederek bunu protesto etmiştir. (w. jwaideh, kürt milliyetçiliğinin tarihi, iletişim: 2004, s. 413-4)"

    ...

    "16 temmuz 1930 tarihli cumhuriyet'te bir yandan ağrı dağı harekâtının yeni başladığı ifade edilirken öbür taraftan uçaklarımızın bombardımanın devam ettiğini okuyoruz. robert olson'un tezi böylece doğrulanıyor. biz daha çok sabiha gökçen'in dersim'i bombalamasına takmış durumdayız ama açık gerçek şudur: kürt isyancıların ve köylerin bombalanması sayesinde stajını tamamlamıştır türk hava kuvvetleri!

    16 temmuz tarihli cumhuriyet'i okumaya devam ediyoruz:

    "ağrı dağı tepelerinde kovuklara iltica eden 1.500 kadar şaki kalmıştır. tayyarelerimiz bilafasıla (aralıksız) uçuşlara devam ederek, şakiler üzerinde çok yakından bombardıman ediyorlar. hava ateşi süreksiz devam etmekte, ağrı daimi infilak ve ateş içinde inlemektedir. (...) süvarilerin yetişemediği yerlerde türk'ün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir."

    fakat operasyon sadece ağrı dağı'nda değil, daha güneyde, van gölü'nün kuzeyindeki erciş'te, zilan deresinde de bütün hızıyla devam etmektedir. aynı gazeteye göre ağrı eteklerinde eşkıyaya iltica eden köyler ahalisi erciş'e sevk olunmuştur. gazetede yazıldığına göre,

    "zilan harekâtında imha edilen eşkıya miktarı 15 binden fazladır. yalnız bir müfreze önünde düşüp ölenler 1.000 kişi tahmin edilmektedir. buradaki harp pek müthiş bir tarzda cereyan etmiş, zilan deresi lebalep ecsad ile dolmuştur."

    bu nasıl bir bilgidir? zilan deresinin ağzına kadar cesetle dolduğunu bildiren gazetedeki haberin bir kısmı devletin okuru gaza getirmek için verdiği yanlı bilgiler olsa dahi, ağrı dağı harekâtının henüz başlamadığı hesaba katılırsa zilan deresinde öldürülen 15 bin kişinin hepsinin eşkıya ya da bugünkü deyimle terörist olması mümkün müdür? akla mantığa sığmayan bu veriyi sunanlar, sadece zilan'da 15 bin teröristin bulunmasının ne anlama geleceğini anlaşılan kimsenin fark etmeyeceğini zannetmektedir. bu açıkça bir katliamdır."

    http://www.zaman.com/yazar.do?yazino=1209825
  • abdülhamit'in gözde tarihçisi (!) mustafa armağan'dan alıntılanan metinlerle anlatılan olay.
    armağan bile işin aslını biraz olsun anlatmadan geçememiş, ama bizim ekşi sözlük takımı onu yansıtmaya tenezzül etmemiş:

    mustafa armağan'dan gelsin:

    ***

    peki zilan'da ne oldu?

    1925 yılında patlak veren şeyh said ayaklanmasının şiddetle bastırılması ve ardından gelen kitlesel zorunlu iskân uygulaması adeta kürt milliyetçiliğinin gelişmesi için uygun bir zemin hazırlamış oldu. 1927 baharında bir kürt milli kongresi toplandığını ve kongrede bütün milliyetçi örgütlerin dağıtılarak hepsinin hoybun (bağımsızlık) adlı bir örgüt çatısı altında birleştirilmesine karar verdi. ve bir bayrağı da olan minyatür bir devletin ağrı dağı eteklerinde kurulduğunu görüyoruz.

    önceleri şaşırtıcı bir şekilde uzlaşmacı davranan türk yetkilileri müsait davrandılar ama kürt milliyetçileri bunun bir tuzak olduğu inancıyla anlaşmaya yanaşmadılar. bunun üzerine türk devleti mayıs 1930'da 4. ve 6. kolordulara salih (omurtak) paşa komutasında hareket emri verdi. yine de ilk ateş, kürtlerden geldi. 11 haziran'da başlayan hücum ilk aşamada başarılı oldu, türk ordusu ağrı dağı'ndan atıldı.

    ancak savaş uzayıp yayıldıkça kimin daha dayanıklı olduğu anlaşılıyordu. en son 2 eylül'de meydana gelen büyük bir çarpışmada kürt kuvvetleri türk askerini diyarbakır'a doğru geriletmeyi başardılar ama bu başarı, aynı zamanda kuvvetlerinin son damlasını kullandıkları anlamına geliyordu. üstün asker sayısı ve ikmal imkânlarıyla türk askeri kontrolü ele geçirdi ve isyancılar dağıldı; kürtlerin komutanı ihsan nuri iran'a kaçmayı başardı. bir isyan daha bastırılmış oluyordu.

    ***

    faşist t.c.'nin katliamlar zincirinden bir tanesi dahadır sonuç olarak. oysa o zamanın ileri demokrat ülkeleri fransa, ingiltere, abd falan, toprakları içinde ülke kuran silahlı kuvvetlere karşı müthiş hoş görüyle yaklaşıyordu. kahpe tece!

    ***

    en komik tabir ise; kürt kuvvetlerinin türk askerini diyabakır'a doğru geriletmeyi başarmış! oysa olan şu: ağrı dağı eteklerinden doğubeyazıt'a çekilmiştir türk askeri.
    derdim türk askerinin başarısı falan da değil, umurumda da değil ama kötü niyetli tarih yazmak nasıl bir şey onu göstermek için açtım konuyu.

    ağrı dağı ile doğu beyazıt arası, takriben kuş uçuşu, 23 km.'dir.

    diyarbakır ile ağrı dağı arası ise 402 km.'dir!

    ağrı dağı'ndan doğu beyazıt'a doğru giden istikametin ilerisi (çok ilerisi) diyarbakır'dır ya, o zaman diyarbakır yönü denirse tece ordusu ne kadar da aciz duruma düştü denilebilir belki umuduyla yazmış böyük tarihçi bunu.

    bu şekilde bir tarih yazımıyla, ben de resmi tarihin yazmadığı gerçekleri yazmak istiyorum sayın okurlar.

    1716 petervaradin savaşı'nda osmanlı ordusu, avusturya ordusu'nu londra'ya doğru geriletmei başarmıştı!

    bazı tarihçiler, avusturya ordusu'nun sırbistan'ın orta bölgelerinde 8-10 km.'lik bir geri çekilmesinden söz eder, ama sonuç olarak o istihkamet londra'ya doğru bir istikamettir. di mi ama, her şeyin bi şeyi var.
  • 1930'larda cumhuriyet gazetesi (kemalizimin) kürtlere bakışı.

    tarihe 29. kürt isyanından birisi olarak geçen 1930 "ağrı isyanı" nın blançosunu, o günlerde cumhuriyet gazetesi kürt'ler hakında şunları yazar: "bunlarin alelade hayvanlar gibi basit sevk-i tabiilerle isleyen his ve dimaglarinin tezahürleri, ne kadar kaba hatta apdalca düsündüklerini gösteriyor. çig eti biraz bulgurla karistirip öylece yiyen bu adamlarin afrika vahsilerinden ve yamyamlardan hiç farki yoktur." "agri dagi tepelerinde kovuklara iltica eden 1500 kadar saki kalmistir. tayyarelerimiz sakiler üzerine çok siddetli bombardiman ediyorlar. agri dagi daimi olarak infilak ve ates içinde inlemektedir. türkün demir kartallari asilerin hesabini temizlemektedir. eskiyaya iltica eden köyler tamamen yakilmaktadir. zilan harekatinda imha edilenlerin sayisi 15.000 kadardir. zilan deresi agzina kadar ceset dolmustur. bu hafta içinde agri dagi tenkil harekatina baslanacaktir. kumandan salih pasa bizzat agri'da tarama harekatina baslayacaktir. bundan kurtulma imkani tasavvur edilemez." ("agrı dağı harekatı bu hafta başlıyor", cumhuriyet, 16 temmuz 1930) http://www.facebook.com/…�-solcular/162907237052850 "ağrı’da 1926’da, 1927’de ve son olarak 1930’da ayaklanır halk. ayaklanmanın ilk döneminde katledilen kürt sayısı resmi raporlara göre 15 bin’dir. zilan deresi cesetlerle dolar. ağrı ayaklanmalarında katledilenlerin toplam sayısı 47 bin’dir." http://www.facebook.com/…�-solcular/162907237052850
  • oh olsun'cuların ' ee ama isyan çıkardılar yeap ' diye haklı çıkmaya çalıştıkları katliam. öldürülen binlerce kadın ve çocuktan bahsediyoruz. şimdi kalkıp bana biriniz ' e bebeklerin yastıklarının altında ak-47ler varmış, biberonlarının ucundan kurşun çıkıyormuş ' diyinde bu saatte yedi sülaleniz ile telapati yolundan cinsel ilişkiye gireyim.

    ayrıca yıllar önce uludağ sözlük denen yerde bu başlığı açmıştım. başlık düzeltilip ' zilan deresi hadisesi ' olarak değiştirilmişti. ne güzel ya..